Öncelikle lütfen sakin olun.
Söyleyecek sözüm yok iyi okumalar🍂
🍂🍂🍂
Hava yağmurluydu, sonbaharın ortalarındaydı. Elinde siyah bir şemsiye tutuyordu Ferman Gülsoy.
Gözlerini hüzün esir almıştı onu yatırdırdığı göğsünde hiç dinmeyen bir yangın vardı.
Yanında yeğeni vardı.
Emir Alyaz
İkiside beyaz ve soğuk taşa dikmişti gözlerini fakat orda yatan isim ikisininde içini yakıyordu.
Arkadan birkaç adım sesi geldi. Sonra adımlar bir anda kesildi. Emir adımların geldiği yöne baktı yaşlı gözlerle, bir çift şaşkın mavi göz gördü.
Aris ise Emire bakmak yerine taşa bakıyordu.
Mezar taşına...
Çiçek kokulu meleğinin adı yazıyordu orada.
Bahar Ceyran Gümüşer
Hava soğuktu üşüyor muydu o'da?
Günebakanı ıslanıyor muydu?
Nasıl dedi Aris, nasıl? Dün yanımdaydı dün kollarımdaydı dedi.
Görüşü bulanıklaştı, yüreği sancıdı. Orada yatan onun eşiydi.
Nasıl olurdu böyle bir şey?
Onun baharının bir sonu yoktu onun baharı sonsuzdu.
Bahar bir kere başlamıştı ve bunun bir sonu yoktu dökülen yapraklar sayıldı tek tek fakat Deniz gözlü adamın Baharı sen neden gittin?
Hepsi habersizdi onları uzaktan izleyen bir çift acılı gözden...
🍂🍂🍂
Çok düşündüm kötü son yapmayı çünkü kötü sonlar unutulmaz ve bence bu kurgu unutulmamalı fakat gönlüm yine el vermedi ve bu kurgunun unutulacağını sanmıyorum unutulsa bile sözü geçtiği zaman içinizde bir şeyler uyandırması yeter
Böyle bir sahne ne zaman gelir bilmem artık duruma göre...
Bu arada Arisin gözyaşları içimi yaktı 🥺
Neyse bir sonraki bölümde görüşürüz canlarımm 🍷
🌻
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sonsuz Bahar
Roman d'amour~Aysız gecenin yarısı solmuş günebakanlarıydık, güçlüydük ama yaralıydık~ Kırmızıdan kahveye dönen yapraklar gibiydik. Aynı onlar gibi yavaşça güçsüzleştik, birinin tek bir dokunuşu ile toz olduk. Geçen zaman bize daha soğuk daha zor daha yalnız bir...