'Sevdiğin kişi olmak istiyorum'
"Hala hatırlıyorum
Aralık ayının üçünü
Senin kazağını giymiştim
Bende daha güzel durduğunu söyledin"
2min
Changlix Hyunin Chansung
"O zaman" diyen genç kız elindeki kalemi bilgisayara doğru tuttu.
"Bu kısmı ben araştırırım, Seungmin de alt yapılara baksın" diyerek fikrini sundu.
"Bana uyar" diyen Seungmin ile diğer iki genç de onayladı. "Tamam" diyen Seayon gerilmiş "Başlayın" demesi ile hepsi kendine düşen kısmı yapmaya başlamıştı.
Bir eli çenesinin altında araştırmasını yapan Seungmin, önüne çektiği defteri ile de notlar çıkardı.
Haru ile küçük sohbetleri hariç ses olmazken bir süre sonra başını geriye atıp gözlerini kapattı.
"Ne oldu Seung?" diyen Haru ile Seayon da onlara döndü. Genç elini salladı iki yana "Gözlerim yandı biraz, sorun yok."
Haru ikna olurken "Dinlensin biraz gözlerin" diyerek defterine döndü. Seungmin de gözlerini kaşıyıp etrafına bakınmış "Bize kahve alayım ben bu sırada" demişti.
"Olur, şekersiz benimki" diyerek elini kaldırdı genç kız. Seungmin diğer ikisine dönerken "Benimde şekersiz" dedi Haru.
"Bende şeker olsun ya" diyen Hajun ile onaylayıp kalkarken "Gelmemi ister misin?" diye sordu Hajun.
"Yok giderim hemen zaten, aksamasın çalışma. "
Seayon da başını salladı hızla "Kaytarma Hajun kaytarma. " Genç sandalyesinde kayarken Seungmin gülüp kahve makinasına ilerledi.
Hepsinin kahvesini hazırlayıp tepsiye koymuş kendisi ve Hajun'un kahvesine şeker atmıştı.
Tepsiyi alacağı sıra "Bana da bir kahve lütfen" diyen ses ile şaşkınlıkla arkasını döndü.
"Minho?" demesi ile uzun kahve saçlı güldü. "Naber köpüş, Jeonginlerle misin?"
"Hayır, proje için diğerleriyle buluştum. Ekran gözünü yakınca bahane edip kahve almaya geldim. "
Minho masalara bakınmış gördüğü kız ile gülümsemişti "Anladım, biz daha ileride oturuyoruz çıkarken uğra istersen. "
"Olur. Kahve mi alacaksın sende". İç çekip başını salladı genç "Changbin beyin isteği üzerine evet "
Seungmin gülmüş kendi tepsisini almıştı. "Görüşürüz o zaman" demesi ile Minho göz kırpıp "Görüşürüz güzellik" dedi.
Yüzünde ki sırıtış ile yanından ayrılıp arkadaşlarının masasına vardı. Kahveleri dağıtırken yerine oturup tekrar ödeve döndü.
Arada fikir alışverişleri yaparak üç saat çalışmış en sonunda kapatıp sohbet etmeye başlamışlardı.
"Edebiyat yerine keşke radyo televizyon okusaydım. Çok salağım ben. "
Haru'nun bölümünde şikayet etmesi ile diğerleri güldü. "Ben çok memnunum valla, ünlü bir yazar olduğumda arkamdan ağlama Haru. "
Kızın saçlarını savurması gözlerini kıstı Haru. "Senin ego çok yüksek he"
"Tabii ki, Seungmin ile yazar olacağız biz. Di mi Minnie?"
Seungmin gülümseyip başını salladı. "Evet siz ağlayın. " Seayon da gülmüş, genç ile beraber diğer ikiliye dil çıkarmıştı.
Ağzından tch sesi çıkan Hajun "Sizden zengin olmazsam var ya" dedi. Gülüşerek ve sessiz olmaya özen göstererek sohbete devam etmiş en sonunda kalkmışlardı.
"Benim arkadaşlarım burada hâlâ, görüşürüz size" diyerek el salladı. Çantasını takıp kütüphanenin diğer ucuna doğru adımladı.
Görüşüne giren üçlü ile gülümseyip yanlarına gitti. Minho'nun yanında ki boş sandalyeye oturup "Selam küçüğünüz geldi" dedi mutlu sesle.
"Hoşgeldin bebeğim, ne yaptın?" diye soran Chan ile onun kahvesine uzanıp içti.
"Yarısına geldik diyebilirim yarın tekrar buluşacağız. "
"Anlaşabildiğin kişiler mi?" diye sordu bu sefer Changbin.
"Evet. Yani en azından Haru yakın olduğum biriydi, Seayon ve Hajun da iyi ama. "
"Seayonla beraberken bizden bahset azıcık. En çok bendeb ama. " Minho'nun heyecanla söyledikleri ile yüzündeki gülüş yavaşça soldu.
İç çekip gülümsemeye çalışarak "Bahsederim Minho" dedi.
"Seungmin"
Gelen ses ile arkasını dönmüş, hızlı adımlarla ona yaklaşan kız ile kaşları havaya kalkmıştı.
"Seayon" diyerek ayağa kalktı. Seayon gülümseyip elinde ki kartı uzattı "Bu senin mi diye soracaktım. Tam giderken fark ettim. "
Seungmin kızın uzattığı karta baktı. "Ay evet benim bu, teşekkür ederim Seayon" dedi.
Otobüs kartını kaybetmek güzel olmazdı tabi. Kız omuz silkti "Sorun değil. "
Bu sırada ceketinin çekiştirilmesi ile arkasına döndü. Minho gözleri ile kızı işaret etmiş, Seungmin iç çekip Seayon'a dönmüştü.