2.7

704 92 2
                                        

Evlerinin bahçesinin de bulunan küçük masada, önünde sırf kurgusu için aldığı deftere aklındakilerini yazıyordu turuncu saçlı. Uzanıp masada duran limonatasından yudum aldı.

Yazıya devam ederken aniden boynuna dolanan kollar ile "Günaydın güzelim" diyerek yanağından hissettiği dudaklarla kendini tutamadan güldü.

"Günaydın sevgilim"

Minho yanına oturmuş "Ne yapıyorsun bu sıcak havada?" diye sormuştu. Omuz silkti "İlk romanımı yazıyorum" diyerek göz kırpması ile Minho güldü.

"Çok merak ettim bak şimdi"

"Olmaz, tamamen bittiğinde bakabilirsin"

Seungmin'in dedikleri ile deftere uzanan eli duraksamış, dudaklarını büzüp "Sevgili ayrıcalığı yok mu?" diye sormuştu.

"Bence ilk okuyan kişi olmak yeterli" diyen Seungmin ile iç çekti. "Tamam bununla idare edebilirim" demesi ile küçüğü güldü.

Seungmin defterini kapatıp kenara koymuş, ellerini çenesinin altına koyarak sevgilisine bakmıştı.

"Bugün planımız var mı?"

Masaya yaklaşıp kendisini taklit eden Minho ile güldü, Minho başını hafifçe eğip "Aslında bugün meydana inip kamera bakmak istiyorum" dedi.

"Seninkine ne oldu aşkım?" diye sordu Seungmin merakla. Minho kendi kamerasını çok severdi ve kolay kolay değiştirmezdi.

Büyük olan iç çekti "Anlamadım ki, arıza vermeye başladı iyice, daha kaliteli güzel bir kamera alacağım".

"Gitti lino desene"

İkiside kahkaha attı, yıllardır bu kamera olduğundan aralarında lino diyerek espiri yapıyorlardı. Minho gülüşü arasında "Bu da know olur canım ne olacak" demişti.

Seungmin başını iki yana salladı gülerek. "Ne zaman çıkarız?" diye sorması ile Minho saatine baktı.

"Çoktan öğlen bir olmuş, biraz daha akşam üzeri çıkalım ya. Bu ne aşırı sıcak!"

Bir anda kendini sandalyeye atan büyüğü ile güldü. Haklıydı ama hava fazlasıyla sıcaktı. "Bizim evde dondurma vardı, bir dakika" diyerek yerinden kalktı Seungmin.

Koşar adımlarla evine girmiş, iki tane dondurma alarak geri balkon kapısından bahçeye çıkmıştı.

"İşte!" diyerek birini büyüğüne uzatırken, Minho parlayan gözleriyle dondurmayı aldı. "Sen harikasın ya"

Seungmin gülüp "Biliyorum" diyerek yerine geçeceği sıra Minho bileğini tuttu. Ona dönen Seungmin, "Eğilsene" diyen Minho ile eğilmiş, aniden dudaklarından öpen büyüğü ile dona kalmıştı.

Bir kaç gün önce annelerine kendilerini açıkladıkları için rahat olan Minho dudaklarını ayırdı. "Teşekkür ederim güzelim" dedi.

Seungmin ise yutkunmuş, "rica ederim" diye mırıldanıp yerine oturmuştu. Minho gülerek "Utandın mı?" diyerek parmağını küçüğünün yanağına dürttü.

"Ya aniden öper isen utanırım tabi" diyerek huysuzca parmağını itti Seungmin. Minho gülmüş sandalyesini küçüğüne yaklaştırmıştı. Bir kolunu Seungmin'in omzuna atıp dondurmasından bir ısırık aldı.

Orada bir süre daha vakit geçirmiş beşten sonra ise hazırlanıp meydana inmişlerdi. Birleşik elleriyle dükkanların yanından ilerlerken Seungmin gördüğü kitapçı ile "Kameranı aldıktan sonra Bayan Park'ın kitapevine gidelim mi?" diye sordu.

Seungmin'in orayı gerçekten çok sevdiği için gülerek başını salladı Minho. "Gidelim tabiki bebeğim, Bayan Park seni çok özlemiştir hem" dedi.

Heather // 2min ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin