2.3

827 111 7
                                        

Elinde ki kamera ile atölyeye yürüyen genç pencereden bakması ile dışarıda yağmurun yağdığını gördü.

Pencereye yaklaşıp gülümsemiş, kokuyu içine çekmişti. "Tam Seungmin sevdiği gibi, hem güneşli hem yağmurlu" dedi kendi kendine.

"Minho!"

Ona seslenen Chan ile başını çevirmiş, elinde kutular ile gelen genç "Birisini alır mısın?" diye sormuştu. "Alayım tabi, nereye gidiyorlar" diye sordu kamerayı kutunun üstüne koyup Chan'ın elinden alırken.

"Aşağı katta ki atölyeye gidecekler, önümü görmek zor oluyordu of rahatladım".

Minho gülmüş, ikisi asansöre ilerlemişti. Gelen asansör ile binmiş Chan zemin kata tuşlamıştı.

"Akşam bizde toplanalım mı?" diye sorması ile Minho omuz silkti "Olabilir. Ben tamamım, diğerine de sor" demişti.

Başını sallayan Chan ile asansörden inip atölyeye ilerlediler. "Jisung ile herhangi bir ilerleme var mı?" diye sordu Minho.

Chan ortaya tek heceli bir gülüş bıraktı. "Kendimi kandıran biri değilsem evet bir şeyler var" dedi.

Atölyeye girip kutuları bırakmış, geri çıkmışlardı. "Aslında Jisung'un sana olan bir yakınlığı var, bu zamanla aşka döner belki de" demesi ile iç çekti Chan.

"Beni sevmesini isterim kanka ya" diyerek başını Minho'nun omzuna bırakması ile güldü genç.

Chan kulübü olduğu için ayrılırken Minho da fakültenin kafesine geçmişti. Tek başına oturup telefonu ile ilgilenirken gelen arama ile yüzünde bir gülümseme oluşmuş hızla cevaplamıştı.

"Güzelim?" demesi ile karşı taraftan minik kıkırtı duyuldu. "Selam Minhoş, ne yapıyorsun?" diye sordu.

"Derslerim bitti, herkeste başka alana dağıldı. Fakültenin kafesinde oturuyorum tek başına"

"Sen peki?" diye sorması ile Seungmin dudağını ısırıp yağan yağmura baktı. "Bende derstem çıktım bir de ne göreyim yağmur yağıyor Minhoş" dedi sevimli bir şekilde.

Minho anladığı şey ile gülüp çantasını omzuna takıp ayağa kalktı. "Geliyorum köpüş, sen dur orada" demesi ile "Nasıl anladın ya şemsiye almadığımı?" diye sordu turuncu saçlı.

Minho çantasından şemsiyesini çıkardı. "Eh tanıyorum seni güzelim" demesi ile kıkırdadı turunculu. "Bekliyorum o zaman".

"Bekle beni"

Aramayı bitirmesi ile hızla fakülteden çıkıp Seungmin'in fakültesine doğru yürüdü.

Binanın merdiveninde kendisini bekleyen bedeni görmesi ile güldü. Hızla yanına varıp "Şapşal köpüş" demişti.

Seungmin ise "Kahramanım" diyerek boynuna sarılmış, Minho bir kolunu onun beline dolanmıştı.

"Gidelim mi?" diye sorması ile Seungmin başını sallayıp geri çekildi. İkiside şemsiyenin altına girerken merdivenden indiler.

Seungmin Minho'nun koluna girip "Aslında bugün hava durumuna baktım, hiç yağmur demiyordu" dedi dudak büzerek.

"Hava durumunada güven olmuyor" diyen Minho ile "Kesinlikle!" diyerek hızlı hızlı başını salladı.

Minho güldü, "Günün nasıldı?" diye sorması ile Seungmin bir süre durdu. "Pek bir şey yoktu ya, Seayon da gelmedi bugün Haru ile beraberdim genellikle. Bir ara Hyunjin ile kafede kahve içtik onun dışında hep ders"

Oflayıp "Mezun olmak istiyorum artık" diye isyan etmesi ile "Sabret minik, surda iki ay falan kaldı" demişti Minho.

"Cidden mezun olacağız ya" dedi Seungmin farkındalık ile. "Hm sonrası daha zor bir sınav" diyen Minho ile başını salladı.

Heather // 2min ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin