5- Yıldızlar

1.1K 117 280
                                    

Merhabalar efendim nasılsınız?  İyi pazarlar!

İyi okumalar dilerim kolonyalar sağdan...

-

''Burada yatabilirsin. Bir şeye ihtiyacın olursa yan odadayım ben.'' Ona verdiği pijamaları yatağın üzerine bıraktıktan sonra kapıya yöneldi Hande. ''Var mı başka bir şey?''

''Hayır yok.'' Vardı aslında ama Zehra'nın şu anda dillendiremeye niyeti yoktu. İşler garip bir hal alsın istemiyordu aylar sonra ilk defa birlikte kalıyorlardı zaten. ''İyi geceler Hande.'' Daha geçen gün İlkin'e o vefasızın ismini ağzına alma demişti fakat bu gece kaç kere ağzına almıştı bilmiyordu.

''İyi geceler.'' Çok ilginçti yine çıkmıştı o gamzeler... Sanki zorlanıyorlardı o kadar uzun süredir çıkmamışlardı ki suratında zar zor yer ediniyorlardı. Sanki çıkmak için gerçek bir neden arıyorlarmış gibilerdi... garipti. Zehra bunları düşünürken çıktığı kapıdan geri döndü o sırada Hande. ''Yıldızları izliyorum.''

''Efendim?'' Anlamamıştı Zehra.

''Balkona çıkıp yıldızları izliyorum. Ay dedeyle konuşuyorum bazen.'' Zehra anlamıyordu neyden bahsediyordu? ''Alya'ya sormuştun ya Hande annen boş vakitlerinde ne yapıyor diye. Yıldızları izliyorum.'' 

Kızarmıştı Zehra. Hande'yle daha sevgili bile değilken milli takım evinde dışarıda soğukta salıncakta oturduğu gece geldi aklına. Hande yanına gelip şalının içine sıvıştığında Zehra ay dedesiyle konuştuğunu söylemişti. İşte o zaman başlamıştı her şey... HanZeh için büyük bir adımdı bu. Belki de olmalarındaki en büyük nedenlerden biri... gülümsedi. Demek ki bazı anılar gerçekten unutulmuyordu.

''Ben onu öyle Alya'yla konuşmak için sormuştum.'' Hande'nin duyduğunu bilmediğinden daha da kızarmıştı Zehra.

''Problem değil.'' Gülümsedi. ''Ben de bazen seni soruyorum ona.''

''Cevap vermemesi kötü.'' Dalgaya vurdu Zehra.

''Cevap vereceği günler de gelecek.'' 

Cevap vereceği günlere kadar ayrı kalacaklar demek miydi bu? Niye bilmiyordu ama kötü hissettirdi bu Zehra'ya. Yorganın altına girmişti ki bu yatacağım demekti. Hande mesajı aldığında kafasını onaylar biçimde salladı. Çok da irdelemeden ışığı kapatıp odadan çıkmıştı.

''Yıldızları izlemezsin ki sen Hande...'' Kendi kendine sorguluyordu Zehra. ''Ay dedeyle de konuşmazsın onunla konuşan hep bendim.'' Biliyordu Hande hiçbir zaman ay dedeyle konuşmazdı. Hatta saçma bile bulurdu birkaç kez bunu dillendirmişti Zehra'ya. ''O zaman neden konuşuyorsun Hande?'' Arkasındaki camdan sızan ay ışığına doğru çevirdi bedenini. ''Biz hep aynı aya bakıp mı konuşmuşuz?''

.

.

.

''Başta sırf sen bakıyorsun diye bakıyordum o aya.'' Sabah Hande cam kenarındaki koltuğuna oturmuş öğlen güneşini izliyordu. Düşünceliydi. Balkona çıkmamıştı çok üşüyordu. Dün fırtınanın soğuğunu yemişti belliydi. ''Artık niye baktığımı bilmiyorum. Şu an güneşe niye baktığımı bile bilmiyorum.'' Delirmişti herhalde sürekli kendi kendine konuşuyordu. O kadar dalgındı ki Zehra'nın arkasından geldiğini hissetmedi. İzlemeye devam ediyordu güçlü Güneşi... ''Sen bile ısıtamıyorsun içimi.''

Gülümsedi Zehra. Kimden bahsediyordu kim ısıtıyordu içini? Ona yaklaştığında titrediğini fark etti. İçini birden bir endişe kaplamıştı şimdi umurunda değildi kimin neyin ısıttığı. Arkasından geldiğini belli ederek yanına yaklaştığında Hande toparlanıp ona döndü.

İKİLEM 2 #HanZeh gxgHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin