Acımasız

898 78 76
                                        

Tuana'dan

Çarptı.
Kapıyı değil, benim kalbimi. Can'ı alıp öyle çarptı

Hala kulağımda çınlıyor sesi..

Ben. Bugün Güzel günüm dedim. Can'ı kazandığım günüm. Öyleydi bugüne kadar.
Ama bugün hem kazanıp, hem de kaybettiğim gün oldu
Bu kez iki efenin birden, ellerimden kayıp gitmelerini izledim. İki katı yıkılmam normaldir artık dimi?

Ben efenin özlemini Canla geçiriyordum. Ya şimdi nasıl geçireceğim?

Hep aklımdaydı biliyor musun?
Bir gün geldiğinde alıp gider mi diye? Bana gösterir mi?

İlkinin cevabını aldım. Kaldı ikincisi.
Ama korkuyorum

Şu kapkaranlık, her gece onun sorularına maruz kalan odanın aksine sessiz odada değil de onsuz odada korkuyorum

Yatakta bile değilim. Kanepede de
Zemin benim yerim. Buz zemin

Ben onsuz hiç uyumadım ki 4 yıldır
Şimdi nasıl uyuyacağım bilmiyorum. O yüzden uyumadım. Uyuyamam da zaten.

Hissiz bakışlarımı odanın sonuna kadar açık olan kapısından çekmeden kanepeye yasladığım başımı kaldırıp, ağlamaktan kurumuş gözlerimi elimdeki tişörte indirdim. Can'ın tişörtü. Kokusu yani

Yine elimde koca bir hiç kaldı. Kocaman bir hiç

Yutkunamadığımda gözlerim doldu tekrardan. Ama umursamadım

Bu kadar acı verici olamaz ya. Annelik bu kadar zor olamaz. Her gün kaybetme korkusu mu olur annenin?
Her saniye, ona bir şey olacak diye endişe mi duyar bir anne?

Ona engel olamadım. Çünkü haklı olduğunu biliyorum. Ben de ondan almıştım oğlunu. Kaç sene
Şimdi de o
Bu yüzden itiraz etmeye hakkım yok. Fakat,
Ben ona bu kadar alışmışken nasıl dayanacağım?

* Tuana hanım * dedi Rabia kaç saniye önce yanımda diz çöktüğünden sonra. O gittiğinden beri burdaydım. Gece yarısı olmuştu belki

Bakışımı ona kaldırdım güçsüzce

* Lütfen böyle yapmayın artık * dedi yutkunarak. Ona kaç saniye baktıktan sonra sessiz gülüş çıktı ağzımdan

* İnsan yaşatmadığını yaşamadan, ölmezmiş Rabia. * Dedim kucağımdaki tişörtüne gözyaşım düşerken
*  Bak * dedim bakışımı kaldırıp. * Ben de yaşıyorum. *

Nefesini vererek elini gözlerime çekti hissettirmeden

* Kaderi yazan Allah'tır * dedi. * Eğer sizin yolunuzu yine kesiştirdiyse, bu kaç senenin telafisi içindir. Belki o kadar ayrılık sonunda çok güzel bir mutluluk olur. Buna da Can'ı vesile ederek * dedi. Gözlerim dolarak titreyen dudaklarımı birbirine sıkı sıkı bastırdım

* Onun için yaptım Rabia * dedim sesim titreyerek. * O yaşasın diye. Yemin ederim. Onu çok seviyorum. Bana nefret duymasını göze alacak kadar inan bana *
Yüzüne tebessüm yerleştirerek başını omzuna eğdi

* İnanıyorum ben. İşte tam da bu saf sevgin onu getirdi sana. Şimdi nefret duysa bile, bir gün senin ona ne kadar büyük bir fedakarlık yaptığını anlayacaktır. Çağan beyin de kalbi çok güzel. İyi insan * dedi bana gülümsemesini hiç kesmeden. Konuşmasında garip bir huzur vardı.
İçimi rahatlatan huzur

* Bir çocuğu annesinden ayıracak kadar kötü kalpli değil. Hele ki kendi çocuğunu *

* Onu tanıyorum. Çok inatçıdır.* Dedim sesim ağlaklı çıkarak. * Beni dinlemedi bile. Can'ı bir daha bana göstermeyecek * dedim başımı hızlı hızlı sallayarak. Ağzımdan yine hıçkırık çıkınca kendini öne çekerek sarıldı bana. Odanın içinde yüksek sesle ağlamaya başladım

FedakarlıkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin