-Yüzüne yine ne oldu senin, sorusunu korku ve endişeyle sordu.
-Kapıya çarptım, deyip gülümsedi.
-Taşak geçme benimle, adam gibi cevapla.
-Sana ne? Ne olduysa oldu?
Atalay Deha'yı iki yakasından tutup ayağa kaldırdıktan sonra sertçe duvara yasladı.
-İki seferdir fena halde dayak yiyorsun ve bana başına gelenleri anlatmayıp alaya alıyorsun. Nazlanmayı keste cevap ver yüzünü bu hale getiren orospu çocuğu kim?
-Biz seninle aynı cinsiyette olan iki kişiyiz değil mi? Ben senin karın mıyım da nazlanayım, diyerek Atalay'ı geriye doğru itti.
-Bak şu an mesele çok farklı dayak yemişsin. Eğer gerçekten korktuğun birisiyse bana anlat, Atalay Deha'nın yüzüne acıyla baktı.
- Asabım çok bozuluyor yüzünü kum torbası olarak kullanmış siktiğimin puştu.
Deha başını eğip sessizce güldü.
-Bir erkekle konuşurken sınırını bilmelisin. Dışarıdan gören birisi iş arkadaşından ziyade sevgilisini korumaya çalışan bir adam sanır seni. Kendine gel! bu hallerin dışarıdan yanlış anlaşılabilir. Tanrıya şükür ki şu an burada sadece sen ve ben varız da senin neden dayak yiyen iş arkadaşın için bu kadar endişelendiğini kimse görmüyor.
Atalay duvara yapışık olan Deha'ya yaklaşıp elini yumruk yapıp ona yaklaştı. Sonra kendisine hakim olup duvara sert bir yumruk attı.
-Benim kurduğum cümleleri bana tekrarlayarak ne elde etmeye çalışıyorsun.
-Bir şey elde etmeye çalışmıyorum. Sadece neden bu kadar benimle ilgilendiğini anlayamıyorum.
-Suratının halinden haberin var mı senin? Kim vurduysa seni fena halde benzetmiş.
-Ben de diyorum ki bu durum seni neden ilgilendirsin.
-Çünkü biz seninle 6 aydır neredeyse her gece birlikteyiz ve bu aramızdan bir bağ oluşmasına neden oldu. Çünkü senin canının yanması hoşuma gitmiyor.
-Seni daha fazla görmek istediğimi söylediğimde tüm gece dışarıda beklerken canımın yandığını düşünmedin mi? Emin ol suratımın bu halinden daha beter halde terk ettin beni.
-Başlama yine.
-Neye yine başlamayayım. Seni sevdiğime mi?
-Sus artık.
-Niye? Az önce esip gürlüyordun. Puştun birini bana yaptıklarından dolayı cezalandırmak için konuşmamı istiyordun şimdi yine susma mı diliyorsun?
Atalay elini tekrar yumruk yaptı o kadar öfkeliydi ki yine Deha'ya vuracakken kendini zor tuttu.
-Ne o vuracak mısın bana? Duydukların hoşuna gitmedi mi? Vuracaksan vur ben alışkınım, dedi. Atalay yavaşça Deha'dan uzaklaşıp koltuğa oturdu. İkisi de birbirlerine dikleşmiş galip çıkan Deha olmuştu o an. Aradan saatler geçince Atalay kendisini daha fazla tutamayarak tekrardan konuşmaya başladı.
-Bak Deha dediğim gibi çok gençsin ve toysun. Henüz 24 yaşındasın bana karşı olan hislerini yanlış yorumluyorsun. Seni yargılamıyorum veya kızmıyorum. Eminim ailenden, arkadaşlarından çok şu 6 ay içerisinde en çok beni görmüşsündür. 6 ay boyunca ikimiz burada baş başa durduk ve bu sen de yanlış hislerin doğmasına neden oldu. Bak gerçekten seni suçlamıyorum burada benim yerime kim olsaydı ona da aynı hisleri beslemiş olurdun. Ben bile Şerif amcanın ne kadar da iyi bir adam olduğunu düşündüğüm zamanlar oldu. Ama bunun saygı sınırı içerisinde sevgiden kaynaklandığı çizgisini her zaman ayırdım.
-Sen benimle dalga mı geçiyorsun? 1000 yaşındaki adama olan sevgini nasıl benim sevgimle kıyaslayabilirsin.
-Hayır yanlış anlama lütfen sadece seni anlamaya çalıştığımı söylüyorum. Çok gençsin çok yakışıklısın, gerçekten çok çekici bir surata sahipsin benim gibi bir adamı gerçekten sevdiğini düşünmüyorsun değil mi?
-Senin gibi adam derken? Sen de ne var.
-Adamım lan ben nasıl ne var.
-Ya ben adamlardan hoşlanıyorsam.
-Yazık ediyorsun kendine istediğin kızla birlikte olmak varken senden 11 yaş büyük üstelik aynı cinsiyette birine karşı hisler beslemen normal değil.
-Normal olup olmamasına sen mi karar veriyorsun?
-Gerçekten bir erkekten hoşlanmak sana normal mi geliyor? Böyle bir iğrençliği düşündüğümde bile midem bulanıyorken sen bir erkekle sevgili olma hayalleri mi kuruyorsun?
Deha'ya hayatın tüm nimetleri altın tepside sunulmuştu. Bir şeye sahip olmak istiyorsa elini şaklatması yeterliydi. Abisinin gölgesinin olmadığı her yerde istediği gibi davranıyor istediğine sahip oluyordu. Hayatı boyunca kadınlara ilgi duymamıştı. Fakat kendini bulma yolculuğu esnasında birkaç kez kadınlarla da zaman geçirmişti. Ama erkekler onun için hep özeldi. 18 yaşına girene kadar kendi dünyasında yaşayan bu çocuk 18 yaşından sonra Arap atı misali açılmıştı. Doyumsuz bir cinsel açlık çekiyor her gece başka yerlerde onu tatmin edecek erkeklerle takılıyordu. Hiçbir zaman adım atan birisi olmamıştı. Zaten göz göze geldiği tüm erkekler bir anda kendilerini Deha'nın yanında buluyorlardı. Ama şimdi bu kulübede gururunu ayaklar altına alarak ilk kez aşık olduğu adam karşısında kendisi değilmiş gibi davranıyordu.
-Kurduğum hayaller için senden izin alacak halim yok.
-Bu konuşmalar hiç yaşanmamış gibi davranalım en iyisi. Yoksa burada birlikte çalışmamız ikimiz için de eziyet olur. Sadece son kez sana kimin zarar verdiğini söyle bana, rica ediyorum bunu benden saklama.
-Hangi vasıfla öğrenmek istiyorsun, seni ne yerine koyup sana bana kimin vurduğunu söyleyeyim.
-Haddini aşmaya başlıyorsun yine. Sevdiğin bir arkadaşın, abin olarak anlatabilirsin.
-Ya sevdiğim adam olarak anlatmak istersem?
-O zaman susta kendini daha fazla alçaltma.
🦊
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YUVA
Ficción GeneralDeha yaptığı hatadan dolayı cezalandırılıp şirketin en üst kademesinden en alt kademelerinden biri olarak söylenen göreve yerleştirilir. En büyük fabrikalarından birisinin güvenliği olarak çalışmaya başlayan Deha'ya gece mesaisinde eşlik edecek ola...
