Islak Öpücük

26 2 0
                                        


-Yüzüne ne oldu senin, sorusunu gözlerinde korkuyla kalbinde telaşla sormuştu.

-Yok bir şey deyip, sessizce yerine oturdu. Atalay ayağa kalkıp Deha'nın sandalyesini kendine doğru döndürüp çenesinden tuttu.

-Hangi orospu çocuğu seni bu hale getirdi, diye öfkeyle sordu. Deha sertçe çenesini tutan Atalay'ın elini başını çevirerek indirdi. Onu şikâyet etmesine fena halde kinlenmişti. Atalay haklıydı ama haklı olması yanlış yapmadığı anlamına gelmiyordu.

-Sana yok bir şey diyorsam yoktur uzatma, diyerek karşılık verdi. Canı yanıyordu bu can acısı yediği dayaktan değil çenesini tutan yüzüklü parmaktandı.

-Bak eğer dün işe gelmeme sebebin bu yüzdense bugün de eve geri dön dinlen. Ben şefe falan haber vermedim dün yaşananları sadece sen ve ben biliyoruz. İstersen bugün de sır olarak kalabilir, diye yanıtladı, Deha'nın Atalay'a olan öfkesi duydukları karşısında gitmişti.

-Dün beni şikâyet edeceğini söylemiştin.

-O sadece gözünü korkutmak içindi telefonda konuşurken sesin iyi gelmiyordu bir sorunun olduğunu anlamam zor olmadı. 

Deha Atalay'a gülümseyerek baktı.

-Teşekkür ederim söylemediğin için, cümlesini kurarken ruhu minnetle dolup taşıyordu. Hayatında ilk defa birisinin onu koruduğuna şahit olmuştu. İşten atılmasın diye, başı belaya girmesin diye Atalay şeflere söylememişti. Üstelik rapor etmediği için kendi işini de riske atmıştı. Onu kollayan bu adama nasıl davranacağını bilemiyordu. Abisininse onu kontrol eden adamdan öğrendiğini anlaması da zor olmadı.

-Dediğim gibi evine dön ve iyice dinlen, yanıtına olumsuz cevap alınca uzatmadı. Düşünmeden hareket ederek elini Deha'nın yüzüne götürüp morarmış olan elmacık kemiğine dokundu daha sonra elini yüzünden çekmeyerek yaralı dudağını okşadı.

-Kim yaptı bunu sana, sorusunu gözünün içinde oluşan öfkeyle sordu. Deha

-Hiç kimse yanıtını verdi.

-Eğer sana daha fazla zarar gelmesinden, canının yanmasından korkuyorsan ben korurum seni. Bana ismini veya isimlerini ver sana yaptıkları bu şerefsizlik yanlarına kalmasın. Korkmana gerek yok gerçekten canını yakmanın bedelini ödemeliler.

Deha onu narin bir çiçeği tutan bir adam gibi bakan Atalay'ı süzdü. Kalbi sızlıyordu neden ona bu kadar iyi davrandığını anlamıyordu. Dayak yediği doğruydu arkadaşı olarak onu koruması da normaldi ama Atalay'ın bu koruyucu tavrında sadece arkadaşça hisler beslediğini söylemek için kör olmak gerekirdi. Deha Atalay'ın elini yavaşça dudağından çekti.

-Bana çok mu yardım etmek istiyorsun, diye sordu.

Atalay sevinçle evet yanıtını verdi.

-O zaman benim şahsi meseleme karışma, diyerek cevap verdi. 

*

Atalay sevgilisinin yanına uzanıp onu izlemeye başladı.

-Çok güzelsin, diyerek yanaklarını okşadı. Gerçekten de Deha yaratılış mucizelerindeki mitlerde adı geçen tanrılara benziyordu. Yeşile kaçan iri çakır gözleri, pembe dolgun dudakları, küçük burnu, hafif tombul yanakları, dudağının üstündeki koyu beniyle çok alımlı ve şehvet uyandırıcı gözüküyordu. Üstelik kocaman gamzesi ise her gülümsediğinde insanın yüzünde güller açmasını sağlıyordu. Deha sevgilisinin elini tutup parmaklarıyla oynamaya başladı. Atalay'ın kocaman eliyle kendi yüzünü kapatıp

-Beni utandırıyorsun, diye yanıtladı.

-Ben senin erkek arkadaşın değil miyim? İnsan erkek arkadaşından utanır mı, diyerek kendi elini Deha'nın yüzünden çekip boynuna doğru götürdü. Yavaşça boynunu okşayıp hafif bir şekilde sıktı. Deha ise hareketsiz bir şekilde alt dudağını yaladı.

-Bileklerini bağlayabilir miyim, diye sordu Atalay. Deha ağzını açmadan başına onaylarcasına salladı. Atalay pantolonun kemer kısmındaki kelepçeyi çıkarıp Deha'nın sağ koluna üç saniye sonra da sol koluna kelepçeyi taktı. Elleri arkasında kelepçeli bir şekilde diz üstü duran Deha ses etmeden Atalay'ın ağzıyla kendi baksırını çıkarmasını izledi. Atalay dişleriyle Deha'nın baksrını dizlerine kadar çıkardıktan sonra basenlerinden yalamaya başlayarak karın bölgesine kadar geldi. Deha'nın pürüzsüz bedenine ıslak ıslak öpücükler kondurup neredeyse boş kalmayacak şekilde her yerinden öptü. Diline değen soğukluğu hissederek Deha'nın göğüs ucunu daha da çok emmeye başladı. Sonra tekrardan boynunu sıkıp hareketsizce duran Deha'yla sevişti.


Selam arkadaşlar,

Aslında sondaki küçük bölümü yayınlamayacaktım ama arada sırada iki aşığımızın mutlu ilişkisine de minik minik değinmekten kendimi alıkoyamıyorum.😅 

Hikaye hakkında görüşlerinizi ve hissettiklerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Kendinize çok iyi bakın <333

YUVAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin