" Yemin ederim ben kötü birisi değilim Beyazıt, ben hiçbir şey yapmadım. Bilerek olmadı, yanlışlıkla oldu..."
Ağlayarak konuştuğumda onun da gözleri dolmuştu, sırtıma dikkat ederek bana sarıldığında kollarımı beline sıkı sıkı sarmıştım. Bana inanmalıydı.
" Neyden bahsettiğini bilmiyorum ama sana inanıyorum Mavi, sen benim kardeşimsin..."
Söylediği şeyle ağlamam şiddetlenirken daha sıkı sarılmıştım. Zar zor konuştum.
" Bırakma beni."
Saçlarımmdan öptüğünü hissetmiştim, sesi titriyordu.
" Asla bırakmam Mavi m, asla..."
Bir süre sonra sakinleştiğimde fısıldadım.
" Bileklerim acıyor."
Beni kucağına aldığında onun odasına doğru yönelmiştik.
" Geçecek güzelim, hepsi geçecek..."
Gözlerim kapanırken hissettiğim son şey belime sarılan kollardı.
...
Uyanmamı sağlayan şey bağırarak konuşan birisiydi. Umut ellerini beline yaslamış, kaşları çatık bir şekilde bize bakıyordu.
" Bu ne ya şimdi?! Uğuur! Aldatıldıık! KOŞUN LAN!"
Uğur bana ne kadar kötü davransa da Umut un ikiziydi, onu anlayabiliyordum.
Bütün ev ahalisi odaya doluştuğunda Beyazıt da uyanmıştı.
" Noluyo amına koyim?"
Elçin teyze gözlerini açmıştı.
" Küfretme!"
Biz ne olduğunu anlamaya çalışırken Yekta konuştu.
" İkizinle değil de bununla mı uyuyorsun?"
Beyazıt kafasının altındaki yastığı ona fırlattı.
" Abinim ben senin, bu ne?!"
Onlara güldüğümde Orkun hayalkırıklığıyla bana döndü.
" Aşk olsun mavi..."
Uğur, " Yorum yok."
Sedat, " Benden de yorum yok."
Timuçin bey onlara bir bakış attı.
" Size soran olmadı oğlum, hadi siz kahvaltıya inin."
Bozularak odadan çıktıklarında Beyazıt bana göz kırpıp diğerlerine döndü.
" Hadi çıkın odamdan!"
Söylene söylene çıktıklarında ben de teras kısmından odama geri dönmüştüm, giyinip aşağı indiğimde ise telefonum çalmıştı. Yağız arıyordu, bu sefer bilerek onların yanında açmıştım. Biraz kudursalar fena olmazdı..
" Efendim sevgilim?"
" Nasıl oldun güzelim?"
" İyiyim yağız, aklın kalmasın. Doktorum ilaçlarımı düzenledi, daha iyi geldi."
" Bu gün müsaitsen gelebilir miyim, özledim seni."
" Ben de seni özledim sevgilim, gel."
Söylediğim şeyle Umut un boğazına yemek kaçarken Beyazıt ise çatalı sıkmaktan yamultmuştu, Yekta ve Orkun un da bakışları hiç iyi değildi. Timuçin bey bile ateş saçan gözlerle bana bakıyordu.
" Birkaç saate geliyorum o zaman, seni seviyorum."
" Ben de seni seviyorum, herkesten çok."
" Herkesten çok... "
Telefonu kapattıktan sonra kahvaltı etmeye başladım.
Beyazıt, " Ne aşkmış arkadaş?!"
Umut, " Bide gelcek mi şimdi bu?"
Timuçin, " Korumalara haber ver Yekta, almasınlar içeri."
Yekta, " Tamam baba."
Orkun, " Çirkin zaten..."
Ben bu hallerine kahkaha atarken Elçin teyze de bana eşlik edip elimi tuttu.
" Ne yemek sever hayatım, hazırlatayım hemen. Kalsın bu gece."
" & Ne?!"
Onlara sinir bozucu bir şekilde gülüp Elçin teyzeye döndüm.