18

2.5K 175 26
                                        

Yeni bölüüüüüüüüüm!

Evet bu kitabı da unutmuş olabilirim 😅

Ama napim ya çok var!

Neyse ne... Birisi yazmış yeni bölüm ne zaman diye ondan atıyorum kıymetimizi bilin 😎

Evet eski neşem yerinde

Kaçılın dostlar totiş ısırıcı geri döndü!

İyi okumalar canlar...

💐

Mavi den

Herkes merakla ne diyeceğimi beklerken uyuz bir şekilde güldüm.

" Kendini affettirebilirsen abi sıfatını kazanabilirsin SEDAT."

Keyifle gülümsediğinde ben de gülümsemiştim. Ardından çalan telefonumla herkesin meraklı gözleri bana döndü.

Kalbim 🖤

Abimin aradığını görünce yüzüm gülmüştü.

Elçin,
" Yağız mı?"

" Yok, abim."

Karşımda oturan Beyazıt ın ağzının içinde bir şey mırıldandığını duymuştum.

" Efendim abi?"

" Sizin evin oralara yakınım, müsaitseniz uğrayabilir miyim? Seni özledim."

" Tabii ki! Ben de seni çok özledim abim, bekliyorum."

Telefonu kapattıktan sonra anneme döndüm. Timuçin bey e karşı hala mesafeli hissediyordum, galiba babamdan kalma bir gerginlikti. Ancak bu sorunu da çözmem gerekiyordu.

" Anne, abim yakınlardaymış. Müsait misiniz diye sordu ben de evet dedim, sorun olur mu?"

" Yok oğlum, olur mu hiç. Tatlım bir servis daha açar mısın?"

Son kısmı evin çalışanına söylemişti. Kısa bir süre sonra kapıda abim gözüktüğünde kalkıp sarıldım o da bana sarılmıştı. Yerlerimize geçtiğimizde ilk konuşan Timuçin bey oldu.

" Hoşgeldin oğlum, nasılsın?"

" İyi Timuçin bey, sizleri sormalı?"

Umut gözlerini devirip derin bir nefes vererek araya girdi.

" Of boğaldum! Bırakın şu dede resmiyetini. Her gün arayıp duruyor zaten Mavi yi, birbirimizin nasıl olduğunu biliyoruz. Sadede gelelim biz."

Herkesin kaşları çatılırken abim konuştu.

" Sadede derken?"

" Ne zaman gidiyorsun sen?"

Sinirlendiğimi hissediyordum.

" Umut! Neden gidecekmiş abim ya, nereden çıkarıyorsun böyle şeyleri?!"

Umut,
" Demişti ya güzelim yakında dönücem diye."

Abime döndüğümde gayet sessiz ve düşünceliydi.

" Abi? Bir şey desene?"

" Bir haftaya gidiyorum mavim, özür dilerim böyle söylemek istemezdim."

" Yapamazsın... Beni tekrar bırakamazsın..."

Ben ağlamaya başlamıştım, abim yaklaşmaya çalıştığında ise ayaklanıp odama gittim ve kapıyı kapatıp yere çöktüm. Abim bir süre kapıyı yumruklamıştı ama açmayacağımı anladığında ise gitmişti.

" Yine her şey mahvolacak..."

...

Beyazıt tan

İkisinin mahvolmuş halleri canımı acıtmıştı. Tamam o herifi gram sevmemiştim ama olay o değildi, gerçekten acı çekmesini isteyecek kadar nefret etmiyordum. Bahçeye çıkıp ağzına bir dal sigara aldığını gördüğümde cebimden çakmak çıkarıp yakmıştım, önce tip tip bana baktıktan sonra sigarasını yakmıştı.

Yavuz,
" Orospunun sigarasını pezevengi yakarmış."

İstemsizce güldüm.

" O nereden çıktı şimdi?"

Omuzlarını silkti.

" Bilmem, öyle aklıma geldi."

Gülerek yanına oturduğumda bana yandan bir bakış atıp önüne döndü.

" Pek keyiflisin bakıyorum, e tabi ben gidince abilik savaşı bitiyor, kardeşim sana kalıyor."

Kaşlarımı çattım.

" Saçmalama Yavuz. Evet senden hazetmiyorum ama bu durum farklı, siz her şeye rağmen kardeşsiniz. Ne kadar hoşuma Gitmese de bunca yıl düştüğünde yanında sen vardın, güldüğü güzel anlara sen şahit oldun, onunla kavgalar ettin, didiştin, elinden tutup parka sen götürdün. Hiçbir şey bu gerçeği değiştirmeyecek. Sen bizim kadar, hatta belki de daha fazla onun abisisin."

Konuşmam bittiğinde buruk bir şekilde güldü.

" Teşekkür ederim Beyazıt, senden bu lafları beklemezdim."

" Hiç sorma, ben de beklemezdim. Bidaha duyamazsın ona göre, daha sonra bu söylediklerimi de kabul etmeyeceğim bilgine."

Güldüğümde o da gülmüştü. Sigarası bitene kadar öylece oturmuştuk bahçedeki salıncakta, sigarasını bitirdiğinde ise ayaklanmıştı.

" Her şey için teşekkür ederim, iyi geceler."

" İyi geceler."

Gittiğinde ben de bir süre bahçede oturmuştum ki gözüme birisi takıldı. Miraç mavi nin balkonuna bakıyordu. Kaşlarım çatışırken derin nefes alıp eve girdim ve mavi nin odasına gittim.

...

Mavi den

Ben yatakta ağlarken kapım sessizce açılmıştı. Beyazıt ın içeri girdiğini gördüğümde sarıldığım yastığımdan kafamı kaldırmıştım ki kıkırtısını duymamla kaşlarımın çatılması bir oldu.

" Ne gülüyorsun be!"

" Gözlerin kızarmış, çocuk gibi yastığına sarılıp ağlıyorsun ve dudakların büzülmüş. Tam bir bebeksin mavi, seni mıncırasım geldi."

Yastığımla beraber yuvarlanarak arkamı döndüğümde kahkaha atmıştı. Ben de daha çok sinirleniyordum

" Çık git odamdan be!"

Beni aniden kucağına almasıyla şaşırmıştım.

" Seni bir yere götürüyorum, bayılacaksın."

Mavi Kod BxbHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin