Avcunun içinde ölümü sakladığını düşünerek ömrünü geçiren Jeon Jungkook, aniden hayatında beliren Kim Taehyung ile bambaşka duyguların varlığını fark etmek üzereydi.
|omegaverse|
|alfajeon&omegakim|
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Od.
"İstediğiniz verileri dosya haline getirdim."
Sigara dumanlarıyla kaplı odada nefes alamayacağımı fark edince çabalamayı kesip ciğerlerimde kalan son temiz hava kırıntısını tutmaya devam ettim içimde. Bunlar öyle iğrenç insanlardı ki şirkette olmalarına rağmen pisliklerini konuşturuyorlardı. Tam olarak hangi yönetim kurulu bunları yönetici yapıyordu anlayamıyordum.
Elimdeki dosyayı masaya bıraktığımda çıkmak için izin isteme amacıyla Bay Jung'a baktım. Gıcık herifin tekiydi. Onu boğmak için can atıyordum.
Geçen hafta Jungkook ile geçirdiğim gecenin ardından işe geç kaldığımda kovulacağım konusunda çok emindim ama bu olmamıştı. Akşam müdür yardımcısı bana mesaj atmıştı. İşime son vermeyi düşünmemişlerdi bile.
Bunun altından bir şey çıkacağına adım gibi emindim. Tanıyordum ben bu insanları.
Elbette yanılmamıştım. O günden beri Bay Jung şerefsizliğini konuşturuyor, bütün ayak işlerini bana yaptırıyordu. Şu an bile mail üzerinden atabileceğim bilgileri başka işim yokmuş gibi çıkarmış, dosyalamış ve ona getirmiştim. Çünkü beyefendi böyle emretmişti.
Rulo hâline getirip ağzına sokacaktım dosyayı.
"Aferin Kim," dedi pis bir sırıtış ile. Dudakları arasına yerleştirdiği sigara dalıyla göz devirmemek için kendimi tutmak zorunda kaldım.
Odada iki alfa adam daha vardı ve ikisi de onun masasının önündeki tekli koltuklarda oturuyorlardı. Dosyayı teslim etmek için aralarına girmiştim.
"İzninizle-"
"Çalışanlarına bayılıyorum."
Kaşlarımı çatarak sağımda oturan adama baktım. Arkasına yaslanmış, bacaklarını iki yana açmış hâlde oturuyordu. Elimin tersinde kaldığının farkında mıydı acaba? Şimdi çakacaktım bir tane.
Bay Jung iğrenç kahkahasıyla karşılık verdi. "Değil mi ama?"
Diğer adam da dahil oldu sohbetlerine. "Harika seçimlerin var."
İzin almayı falan boşverdim. Geriye doğru henüz bir adım atmışken sağdaki adam bileğimi kavrayarak durdurdu beni. Tutuşundan kurtulmak için anında kolumu kendime çekmeye çalıştım.
"Senden bahsediyoruz. Farkında mısın?" diyerek yüzsüzlüğünü konuşturdu. Şok içinde araladım ağzımı.
Yanlış duymuş olmayı hiç bu kadar çok istememiştim çünkü bu adam bana sözlü tacizde bulunuyordu ve bununla övünüyor muydu?
Diğer elimle uzanıp yakasını kavradım sertçe. Beklemediği hareketim karşısında kocaman açtı gözlerini. Diğer alfa ve Bay Jung da şaşkındı.
"Bana baksana sen..." diye fısıldadım. Bileğimdeki elini hemen çözmüştü. Yakasını daha da çok sıktım. Şimdi şu kravat ile boğmak vardı...