Avcunun içinde ölümü sakladığını düşünerek ömrünü geçiren Jeon Jungkook, aniden hayatında beliren Kim Taehyung ile bambaşka duyguların varlığını fark etmek üzereydi.
|omegaverse|
|alfajeon&omegakim|
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
avenoir.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
kimth ; a man
marrco: aman tanrım dedim
h: aldatma iddialarına inat paylaşmıyorsa ne olayım
p: enerjiye bak
e: ıslandık yalan mı söyleyelim
somi: hmm
a: offf hem ruh eşi hem çocuğunu taşıyor daha ne olsun
z: o sevgi en başta benim hakkımdı...
-
Rengarenk kokteylimi büyük bir keyifle yudumlarken karşımızda oturan ve bize şaşkın bakışlar atan ikiliyi izliyordum. Jungkook benim için tabağımdaki eti küçük parçalara ayırıyordu.
"Salata ister misin canım?" dediğinde "Hm hm," diye onayladım. "Limon suyu çok olsun."
Benim için salatama sosları da ekledi. Pipeti dişlerimle ezmeye bir son verip bardağı masaya bıraktım ve konuşun dercesine baktım ikisine.
Elbette Marco'ydu direkt ağzını açan.
"Boynunuzdaki izleri siz mi açıklarsınız yoksa biz aklımıza geleni düşünebiliyor muyuz?"
Göz ucuyla Jungkook'un gömleğinin iki düğmesini açtığından görünen boynuna baktım. Küvette yarım kalan ve araya duygusal konuşmalar giren işimizi devam ettirmiştik elbette. Kısmen ayrı kaldığımız iki ayın özlemini de göz önüne alınca biraz vahşi sonuçları olmuştu birbirimizin bedeni üzerinde.
Yüzsüz tavrımı konuşturup "Ne geliyor mesela aklına?" diye sordum.
Marco düşünceli düşünceli çenesini kaşırken kısa bir anlığına yanında oturan Jiwon'a baktı. Sonra yine bana döndü bakışları.