Avcunun içinde ölümü sakladığını düşünerek ömrünü geçiren Jeon Jungkook, aniden hayatında beliren Kim Taehyung ile bambaşka duyguların varlığını fark etmek üzereydi.
|omegaverse|
|alfajeon&omegakim|
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Jungkook'un tam da hayallerimdeki gibi bir yuvamız olmasını sağlaması ve Marco'nun işi gereği gitmesinin üzerinden neredeyse bir ay geçmişti. Sadece bunu düşününce bile zamanın su gibi akıp gittiğini fark ediyordum.
Oğlumuz da her geçen gün büyümeye devam ediyordu bedenimde. Onun için alışveriş yapmaya başlamıştık. Şimdilik oda eşyaları ön plandaydı ama yakında kıyafetler de almayı düşünüyordum.
Zaten Somi ve Jimin, arkadaşım oldukları için bu görevin onlara ait olduğunu söyleyerek bir sürü şey almışlardı daha şimdiden.
Herkesin heyecanlı olması içimi kıpır kıpır etmeye yetiyordu.
Bebeğimizi bekleyen tek kişi biz değildik. Arkadaşlarımız bu süreçte bizi en çok destekleyen kişiler olmuşlardı. Bize iyi bir hayat sağlayan ailemiz olmayabilirdi ancak dostlarımızsayesinde kendi ailemizi kurmuştuk.
Evde kaldığım her an aşırı derecede sıkıldığımdan bugün Jungkook beni de şirkete davet etmişti. Sabah sahil kenarında güzel bir yerde kahvaltı etmiş, sonra da şirkete geçmiştik.
Aslında çalışmayı çok özlemiştim. Gençliğimden beri hayalim olan mimarlığı devam ettirmemek biraz canımı sıkıyordu. Uzun süre boyunca masa başında kalabileceğimi sanmıyordum.
Artık çok çabuk belim ağrıyordu. Marco olsa alay ederdi benimle. Özlemiştim onu.
Nerede olduğunu, ne yaptığını veya ne zaman döneceğini bilmiyorduk. Sürekli Jungkook'a soruyordum ama cevap yoktu. Bilseydi eminim ki söylerdi bana. Bıktırmıştım çünkü.
"Şu kim?" diye mırıldandım.
Şirketin en üst katında tatlı bir kafeterya vardı ve ben toplantıdaki alfamın yanından kaçıp şirketteki ilk arkadaşım olan Ashley ile kahve içmeye gelmiştim.
Biraz uzağımızdan geçen mini etekli kadını işaret ettim gözlerimle. Şirketteki tüm dedikodular Ashley'den sorulurdu.
Flört dönemimizin ilk zamanları Jungkook bana şirkette iş verdiğinde bizi fazla yakın bir pozisyonda yakalayan kişi de Ashley olmuştu.
"Satış danışmanı."
"Hmm... Peki şu?"
Bu defa yapılı bir alfa vardı görüş açımda. Ashley yine hiç beklemedi cevap vermek için.
"Korumalardan birisi."
Pek ilgimi çeken bir şey yoktu. Gerçi şirkette tam olarak nasıl eğlenmeyi beklediğimi de bilmiyordum ama...
Bol şekerli ve kahveye hiç benzemeyen ama kahve kategorisinde satılan içeceğimden büyük yudumlar aldım. Havalar ısındığı için çok mutluydum. Soğuk içecekler hep favorimdi.
Bebeğimiz doğduğu zaman da tatile gitmek istiyordum. Bence hepimizin buna ihtiyacı vardı.
Tatlı içeceği beğenmiş olacak ki oğlum minik bir tekmeyle fikrini belirtti. Tek elimi karnıma atarak okşadım.