Avcunun içinde ölümü sakladığını düşünerek ömrünü geçiren Jeon Jungkook, aniden hayatında beliren Kim Taehyung ile bambaşka duyguların varlığını fark etmek üzereydi.
|omegaverse|
|alfajeon&omegakim|
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
ruhe.
Barmen çocuk ile yakınlaşarak yaptığım şey Jungkook'un o kadınla berabermiş gibi görünüp canımı yakmasının intikamını almaktı.
Pişman mıydım? Hayır. İyi hissediyor muydum? Pek sayılmaz.
Henüz bebeğime katil deyişinin intikamını almak için hiçbir şey yapmamıştım. Buna rağmen o düşündüğümden daha çok tepki vermişti.
Kolumdan tutarak beni bardan çıkarması beklediğim bir durumdu. Beni asıl şaşırtan, ne istersen yaparım diye verdiğim sözü hatırlatması ve sevişmek istemesiydi. İşte buna ihtimal bile vermemiştim. Beni şoka uğratmıştı.
Gece odaya gelmemişti. Ben de geniş yatakta yayıla yayıla uyumayı planlanmıştım ancak mümkün değildi. Karın ağrım yüzünden gece sadece birkaç saat uyuyabilmiştim.
Sıcak suyla uzun uzun duş almış, küvete bakarak iç çekmiştim. Her şeyin tamamen normal ilerlediği bir evrende biz tatil yapmak üzere buraya geliyor ve her anın tadını çıkarıyorduk. Bunu düşünerek üzülmemi engellemeye çalışıyordum.
O küveti kullanmak isterdim. Jungkook ile beraber...
Banyodan çıktığımda üzerimi giyinip alt kata indim kahvaltı etmek üzere. Jungkook gibi diğerlerinden de haberim yoktu. Marco şokunu atlatabilmiş miydi acaba?
Ağır adımlarla ilerleyişim onları görünce son buldu. Doğruca oturdukları masaya yöneldim. Hiçbiri fark etmedi beni. Jungkook'un karşısındaki boş sandalyeyi tutup geri çektiğimde üçü de kafasını kaldırdı.
"Günaydın." dedim yorgunluk akan sesimle.
Bana cevap veren Jiwon oldu. "Günaydın Taehyung."
Jungkook'tan zaten benimle konuşmasını beklemiyordum ama onun yanında oturan Marco'ya da ters bir bakış atmadan edemedim.
Bu adamın bana çektirdiği acıları en iyi bilen kişilerden biriydi o. Nasıl şimdi bana tavır yapabilirdi? Ben haklılığım konusunda hiç şüpheye düşmeyecektim.
Jiwon ile sessizce sohbet edip dün gece çok ağrım olduğundan bahsederken masamıza otel görevlilerinden biri geldi. Kısa, siyah saçlara sahip alfa kadını gördüğüm an yutkundum istemsizce.
Haddinden fazla güzeldi. Nasıl olabilirdi bu? Gülümsemesiyle bile ışık saçıyordu sanki.
"Buyurun." dedi ve elindeki tepsiyi masaya bıraktı. Üzerindeki kahve dolu fincanları görünce Jungkook'a kaydı bakışlarım. İfadesizdi. Göz altlarına bakarak bile dün ne kadar içtiğini söyleyebilirdim.
"Başka bir isteğiniz var mı?" derken fazlasıyla ilgiliydi.
Jiwon kısaca "Teşekkürler." deyip onu göndermeye çalıştı ama kadın hepimizi şaşırtarak elini yavaşça Jungkook'un omzuna yerleştirdi.