18

3.5K 324 299
                                        

Büyük çift kişilik yatağın bir ucuna kıvrılmış olan omeganın derin bir uyku içinde olduğunu anlayan Jungkook sessiz olmaya özen göstererek ayrıldı odadan

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Büyük çift kişilik yatağın bir ucuna kıvrılmış olan omeganın derin bir uyku içinde olduğunu anlayan Jungkook sessiz olmaya özen göstererek ayrıldı odadan. Kapıda onu bekleyen ikiliyi daha fazla endişelendirmek istemiyordu.

Jungkook'u gördüğü an "Nasıl?" diye sordu Marco. Yaklaşık bir saattir kapıda bekliyordu.

Hastaneden döndüklerinde Jungkook'un yaptığı ilk şey hem evin içindeki çalışanları hem de kapıdaki korumaları kovmak olmuştu. Ardından Jiwon'un güvendiği adamları çağırmıştı. İçindeki şüphe artık hiçbir zaman tam anlamıyla son bulamayacaktı, orası ayrı.

"Daha iyi." dedi arkadaşının endişesini giderme isteğiyle.

İçinde kısmen zehir sayılan bir madde olan o çaydan Marco da içmemiş gibi yalnızca Taehyung içindi korkusu. Kendisinin de o çaydan içtiği, hatta içindeki zehir miktarının çok daha fazla olduğu gerçeği umrunda bile değildi. Önceliği her zaman için omega arkadaşıydı çünkü onun karnında taşıdığı cana verdiği değeri çok iyi biliyordu.

Jiwon sessizliğini bozup dudaklarında oluşan tebessümüyle "Demek bir oğlun olacak." dediğinde Jungkook'un farkında bile olmadan çattığı kaşları gevşedi.

Oğlu olacaktı.

Gülümsedi bu düşünceyle. "Evet." derken kafasıyla onaylamış ve birkaç ay önceki haline inat gurur duymuştu.

Babasının anlamsız cümlelerinden ima etmeye çalıştığı şeyi anladığında ve aklına direkt eve gönderdiği omegası geldiğinde korkusu öyle büyüktü ki delirecek gibi hissetmişti.

Jeon Junghyun'un sınırları olmadığını biliyordu. Henüz minicik olan, Taehyung'un karnındaki bebeği bile hiç düşünmeden öldürebilirdi o adam. Denemişti de.

Jungkook son anda yetiştiği için kendini şanslı sanıyordu.

Üstelik korkusu yalnızca Taehyung için değildi. Eve adımını attığında kalbindeki ağırlığın bir başka sebebi de bebeğiydi.

Çocuğuna zarar gelebileceği ihtimaliyle delirmişti. Başka hiçbir açıklaması olamazdı. Taehyung'a tek kelime etmeden, daha doğrusu edemeden, kusturmaya çalışma sebebi de buydu.

Jungkook göründüğü kadar güçlü bir insan değildi. Konu sevdikleri olduğunda ve onlar tehlikedeyse eli ayağına dolaşırdı. Yalnızca koruma içgüdüsü kalırdı. Konuşamaz, kendini ifade edemezdi.

Onun gülümseyerek onayladığını görmek Marco'ya hâlâ yabancı geldiğinden "Ulan..." diye söylenmeden edemedi. "Seni şöyle gördüm ya gözüm açık gitmem."

nigrum ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin