27

2.3K 280 230
                                        


Yanımdaki hareketlilik ile gözlerimi araladığımda karanlıkta Jungkook'un siluetini seçebiliyordum

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Yanımdaki hareketlilik ile gözlerimi araladığımda karanlıkta Jungkook'un siluetini seçebiliyordum.

Yatakta oturur pozisyona gelmiş, tek elini de yüzüne siper etmişti. Aldığı derin nefesler hızla inip kalkan göğsünden belliydi.

Uyku sersemi olmasaydım eğer çabucak ona ne olduğunu sorardım ancak bunun bir rüya olup olmadığını düşünmeye başladım. Bedenim ağırdı. Hareket ettirmek istemiyordum.

Gözlerim yeniden kapandı.

Erkek doğum riski ortadan kaybolmamıştı ama bebeğimizin sağlıkla doğmasına iki hafta kalmıştı. Bu süreci en güzel şekilde geçiriyorduk. Ailemize dahil olacak oğlumuz için son hazırlıkları yapıyor ve odasını tamamlıyorduk.

Tabii heyecan kadar endişeler de vardı. Örneğin Jungkook son birkaç gündür çok sık kabus görür olmuştu.

Muhtemelen ikimizin zihnindeki düşünceler bambaşkaydı.

Ben, bebeğime yetersiz gelme korkusu yaşarken o, yıllar önce yaşadığı anılara kapılıp ikimizi de kaybetmekten korkuyordu.

Kabus görmüştü.

Kalbimdeki anlamsız korkuyla yeniden açtım gözlerimi. Jungkook aynı pozisyonda durmaya devam ediyordu. Elimi uzatıp ona dokunmayı denedim. Çıplak karnına çarptı parmaklarım. Direkt bana çevirdi kafasını.

"Alfam..." dedim homurtuyu andıran sesimle.

Üzerime doğru eğildiğinde göz bebeklerindeki parıltı görmezden gelemeyeceğim kadar netti. İstemsizce yutkundum.

"Bebeğim... Ne oldu?"

Alnıma dökülmüş saç tutamlarını okşarken beklentiyle bakıyordu gözlerime.

Bunu sorması gereken bendim.

"İyi misin?" dediğimde duraksadı. Kısa bir anlığına bakışları değişmişti çünkü içinde bulunduğu durumu anlamadım zannediyordu.

Oysaki beni uyandıran şey aramızdaki ruh bağıydı.

"İyiyim. Seni ben mi uyandırdım? Çok üzgünüm."

Burnumun ucuna minik bir öpücük bıraktığında iç çektim. Başka zamanlar uyku konusunda ne kadar hassas olduğumu bildiğinden anında özür dilemeye geçmesi çok doğruydu. Yine de ben bu gece ona kızamayacak kadar şefkatliydim.

Parmaklarımızı birbirine kenetleyerek yanıma uzanmasını sağladığımda korkusu sürüyordu. Onun göz bebeklerinden okuyabiliyordum ben her hissini.

"Aşkım..." diye fısıldadım. Boştaki elim yanağına ulaştı. Teninin soğukluğu karşısında ürperdim.

Jungkook'un soğuk olmasına alışkın değildim. O her zaman beni ısıtır, bizi güvende tutardı.

nigrum ✓Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin