Avcunun içinde ölümü sakladığını düşünerek ömrünü geçiren Jeon Jungkook, aniden hayatında beliren Kim Taehyung ile bambaşka duyguların varlığını fark etmek üzereydi.
|omegaverse|
|alfajeon&omegakim|
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
chi ku.
Küçüklüğünden bu yana acıyakarşıdayanıklı oluşuyla tanınırdı Jungkook.
Daha küçük bir çocukken bile onun adını duyanlar iki defa düşünür, karşısına çıkmaktan çekinirlerdi. Herkes empati yoksunu olduğunu konuşur dururdu. Kimse neden diye sormazdı.
O da kendini böyle benimsemişti. Ona yakıştırdıkları tüm sıfatların hakkınıvermiş; acımasız bir katil ve yönetici olmuştu.
Seçimşansı yoktu. Olsaydı da... Yine bu yolu seçerdi o.
Kendine yakışanı yapardı.
"Hyung!.."
Arabanın camına çarpan eli fark edince gözlerini diktiği direksiyondançekti. Yavaşça sol tarafa döndüğünde Leo'yu gördü.Yüzündeendişeli ifadesiyle bakıyorduarabanınsürücü koltuğundaki adama. Muhtemelen onu yıllarönce teninin altına yerleştirilen çip sayesinde bulmuştu.
Jungkook umursamazgörünüyordu. "Ne?" diye mırıldandıfakat dışarıdaki adamın onu duyması imkansızdı.
Hava kararmaya başlarken alfanın düşündüğü tek şey her şeyden ve herkesten uzaklaşmaktı. O da tam olarak bunu yapmıştı. Yanına alabildiği kadar alkol almış, arabaya atlamış ve karanlık patika yollar görene kadar sürmüştü.
Elinde en son içtiği şeyin şişesi duruyordu hâlâ. Niye tuttuğunu bilmiyordu. Öylesine...Pek de bir anlamı yoktu yaptığı şeylerin.
Onun konumunu ıssız bir alanda görünce aklından binbir türlü senaryo geçmiş olan Leo buraya nasıl geldiğini hatırlamıyordu. Tek istediği patronunu canlı bulmaktı ve neyse ki bu isteği gerçekleşmişti.