İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

16

3.8K 367 317
                                        

Gecenin sakinliğini fırsat bilen üç alfa ellerinde içki şişeleriyle bahçeye çıkmış, içtikleri sigaranın gri dumanını soğuk havaya bırakıyorlardı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Gecenin sakinliğini fırsat bilen üç alfa ellerinde içki şişeleriyle bahçeye çıkmış, içtikleri sigaranın gri dumanını soğuk havaya bırakıyorlardı.

Omegasının üst katta mışıl mışıl uyuduğunu bilen Jungkook uzun zaman sonra huzurluydu. Onun huzuru da çevresindekileri olumlu etkilerdi tabii. Örneğin şu an şakalaşıp gülüşen Marco ve Jiwon gibi...

"Ne yapmayı düşünüyorsun?"

Aniden ortamın ciddiyetini artıran soru Jiwon'dan gelmişti. Ortada bir sorun yokmuş gibi görünse de yaklaşık iki hafta önce Taehyung'un neredeyse kaçırılmak üzere olduğu ve evlerinin kurşunlandığı unutulmaması gereken gerçeklerdi.

Jungkook şişenin dibini görene kadar içti boğazını yakan sıvıyı. Ardından "Bilmiyorum." diye mırıldanmıştı. Nefret ettiği cevaplardan birini vermek sinirlendiriyordu onu ama yalan söyleyemezdi.

Bilmiyordu.

Sadece bu.

Marco seslice iç çekti ve yanında oturan arkadaşının omzuna vurdu. "Biz de canımız pahasına koruruz onu. Ama sonsuza kadar süremez ya. Bebek doğduktan sonra tehlike iki katına çıkar. Çaresini bulmalısın."

Bebek gerçeğiyle yutkundu Jungkook. Bunun da farkındaydı. Taehyung'u korumak bile yeterince zordu ve yanına küçücük bir bebek eklenince kim bilir neler yaşanırdı.

Kafasını hafifçe iki yana sallayarak aklındaki düşünceleri dağıtmayı denedi.

"Kafam çok karışık." derken yine dürüsttü. "Tek bildiğim babamı ondan uzak tutmam gerektiği. Ne olursa olsun karşı karşıya gelmemeliler."

Hem abisi hem de arkadaşı onu onayladı kafa sallayışlarıyla. Hepsinin ortak olduğu konu tam olarak buydu.

İşlerini batırmaya çalışan kişinin babası olduğunu öğrendiğinden beri peşini bırakmamıştı. O adamla yüz yüze gelmeyeli yıllar oluyordu ve Jungkook ne kadar arasa da izini bulamamıştı. Sanki ortadan kaybolmuş gibiydi. Veya Jungkook'un onu bulmasını istemiyor ve bunu sağlıyordu.

Kafasını kaldıran alfa bakışlarını doğruca yatak odasının penceresine çevirdi. Yalnızca orada olduğunu bilmek bile kalbinin hızlanması için yeterliydi. Dudakları usulca kıvrıldı ruh eşinin nasıl uyuduğunu düşününce. Sonra yavaş yavaş silindi tebessümü.

"Yine kaybetmek istemiyorum." diye fısıldadı.

Kimse duymadı ama korkusunu dile getirmek iyi hissettirmişti biraz da olsa.

nigrum ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin