İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

24

2.7K 288 206
                                        


Gece yarısı yaşadığım uyku bölünmelerinden birinde, tam da oğlumuz sert tekmeleriyle beni huzursuz ederken yanımda mışıl mışıl uyuyan alfayı görmek bazı şeyler için yeter de artardı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Gece yarısı yaşadığım uyku bölünmelerinden birinde, tam da oğlumuz sert tekmeleriyle beni huzursuz ederken yanımda mışıl mışıl uyuyan alfayı görmek bazı şeyler için yeter de artardı.

Ben burada acı çekerken onun uyuması haksızlık değil miydi? Tamam, tüm gün çalışıyor olabilirdi ama ben de tüm gün oğlumuzu taşıyordum.

Ne zaman bitecekti bu hamilelik!?

Bacaklarımın arasına, belime ve kafamın altına yerleştirdiğim yastıkları savurdum tek tek. Hiçbiri beni rahat ettirmiyordu. Hayır yani bu alfa o kadar da zengindi ama nasıl böyle taştan yapılmış gibi bir yatak satın almıştı?

Ellerimi yatağa yaslayarak zorlukla doğruldum ve derin nefesler aldım.

Yedinci ay her şeyiyle çok zordu. Daha rahat olurum sanmıştım ama uykusuz kalmak mahvediyordu beni. Ayrıca bebeğimiz büyüdüğü için eskisi kadar yemek yiyemiyordum. Aşermelerim hâlâ sürüyordu ancak daha çabuk doyuyordum.

"Jungkook..." diye sızlandım. Ben uyuyamıyorsam kimse uyuyamaz kafasındaydım maalesef.

Bakışlarım ona kaydı. Yüzünde rahat bir ifade vardı. Saçları yastığın üzerinde dağılmış, dudakları hafifçe büzülmüştü.

Tokat atarak uyandırmak isteyen tarafım ve öpmek isteyen tarafım savaş içindeydi.

Yatağa iyice yerleşip karnımı tutarak eğildim ve onun ince dudaklarına yasladım dudaklarımı. Sıcak nefesi çarptı yüzüme. Birkaç öpücük daha bıraktım istekle.

Gözlerini yavaşça aralamaya çalışırken "Ne..." diye mırıldandı. Gecenin bir yarısı uyanıp onu öpmeye başlamam elbette şaşırılacak bir durumdu.

Benim için değildi ama!

Uyanmış olmasının verdiği cesaretle yanağına minik bir tokat indirdim. Daha da şaşırdı. Yüzündeki alık ifadeye kahkaha atmamak için direndim.

"Ne uyuyorsun ya?"

Doğrulurken "Uyumayayım mı?" diye sordu.

İlk hedefi açığa çıkmış olan göbeğimdi. Pijama takımım tenimi örtme konusunda pek başarılı değildi. Eğilip karnıma bir öpücük kondurduğunda kafasına vurdum.

"Onu değil, beni öpeceksin önce! Of ya... Bebeğimiz doğunca da ilk ona bakmaya gidersin sen. Bıktım artık."

Ağlama isteğiyle ellerimi yüzüme siper ettim.

Dengesizliğim yerli yerindeydi tabii. Hatta doğum yaklaştıkça hormonların yanına bir de bebeğime nasıl bakacağım endişesi ekleniyordu. Bir yanım heyecanlı bir yanım ise korku doluydu.

"Bebeğim..." dedi Jungkook, yumuşak bir tutuşla ellerimi yüzümden indirmemi sağlamıştı. Göz göze gelince dudağımı büzdüm.

"Geçen sefer ilk seni öptüm diye bebeğimizi sevmiyor musun deyip kızdın ya, o yüzden önce oğlumuzu öptüm. Özür dilerim."

nigrum ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin