Asi ve Alaz birbirlerine kaçamak bakışlar ve gülücükler atarak keyifli bir kahvaltı yaptılar. Asi Alaz'ı yanağından öptüğü anda Alaz kulaklarına kadar kızarırken o an için bir tepki verememişti.
''Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun peki?'' diyerek sessizliği bozdu Alaz. Asi sandalyenin üzerinde bağdaş kurmuş otururken kahvaltı sonrası keyif çayını içiyordu. ''Burada istediğin kadar kalabilirsin tabii ama ailen bu işin peşini bırakmaz.''
''Bilmiyorum. Onların yanına dönmek istemiyorum ama tamamen görüşmemek de yanlış olur sanırım...'' Asi elindeki bardağı masaya bırakıp çekingenlikle Alaz'a baktı. ''Sence hata mı yaptım Alaz? Biraz kapalı giyin dediler diye fazla mı olay çıkardım sence?''
''Bugün buna karışanlar yarın bir gün görüşeceğin insanlara da karışır Asi,'' dedi Alaz kararlılıkla. ''Böyle şeyleri en başından netlemen lazım. Sen onların yaşam tarzına saygı duyuyorsan onlar da seninkine duymak zorunda.''
Asi minnetle gülümsedi Alaz'a. ''Haklısın sanırım. Teşekkür ederim.''
''Öyle kuru kuru teşekkür olmaz ama.'' Asi anlamayarak baktı. Alaz işaret parmağıyla kendi yanağına dokundu. ''Bir öpücük daha alayım.''
''Avcunu yalarsın Alaz.''
Alaz kıkırdadı ve masadan kalkıp Asi'ye bir bardak su doldurup verdi. ''İlacını iç hadi.''
Asi gülümseyerek Alaz'ın elinden bardağı aldı. Alaz'ın bu derece üstüne titremesi kalbini tarif edemediği hislerle dolduruyordu. ''Teşekkür ederim Alaz.''
Asi ilacı içtikten sonra tekrar Alaz'a döndü. ''Biraz boğazım da ağrıyor aslında... Geçirir mi bu?''
''Ballı süt yapayım sana,'' diyerek tekrar ayaklandı Alaz.
''Hiç gerek yok-''
''Yapıyorum bile.'' Alaz dolaptan bal ve süt çıkarırken Asi arkasından aptal aptal sırıtarak onu izliyordu. Alaz bir anda kendisine dönünce yüzündeki sırıtmayı anında sildi ama Alaz o gülümsemeyi yakaladığı için de kıpkırmızı kesildi.
Alaz bir kez daha arkasını dönüp ısınan sütle ilgilenirken Asi yine yakalanmamayı umarak Alaz'ı izlemeye devam etti. Süt ısınınca Alaz onu bir bardağa koyup bal da ekleyerek Asi'ye döndü. ''Al bakalım güzellik.''
''Eline sağlık.''
Asi birkaç yudumda ballı sütünü bitirirken Alaz kahvaltı masasını toplamaya başladı. Kahvaltılıkları dolaba koyup ikisinin servis tabaklarını ve bardaklarını da hızlıca yıkadı. Tüm bunlar olurken Asi gözlerini Alaz'dan çekmedi.
''İlaç uykunu getirebilir yatağa geç biraz daha uyu istersen.'' Asi kafasını sallarken kapı çaldı ve telaşla Alaz'a baktı. ''Sen odaya geç. Ben biliyorum kimin geldiğini zaten.''
Asi derin bir nefes alıp kafasını salladı. Alaz kapıyı açmaya giderken merakına engel olamayıp odanın köşesinden kimin geldiğini görmeye çalıştı ama göremedi. Alaz kapıyı kapatıp içeri girdiğinde kimin geldiğini görmesine gerek olmadığını fark etti çünkü Alaz'ın elindeki paket Asi'yi hayal aleminden çıkarıp gerçek dünyaya döndürmüştü. Hışımla çantasının olduğu odaya girerek gece giydiği pijamalarını çantaya tepmeye başladı. Alaz arkasından gelip ne yaptığına baktı. ''Ne oluyor Asi?''
''Elinin körü oluyor.'' Asi odadan çıkmak isterken Alaz kapıda durdu. ''Alaz çekil önümden.''
''Asi ne oluyor? Bir şey mi yaptım?''
''Tam aksine,'' dedi Asi. ''Sen sadece kendin oluyorsun. Salak salak düşüncelere kapılıp bir şeyler yapan benim.''
''Asi yapma böyle.'' Alaz elini uzatıp Asi'nin koluna dokundu ama Asi geri çekilmedi. ''Bak ne güzel zaman geçiriyoruz birlikte... Bozmayalım bunu.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
safe & sound | aslaz
Teen FictionAsi ve Alaz'ın sokak çocuğu olduğu ve Asi'nin ailesini bulduğu bir evren.
