8

1.2K 108 98
                                        

Bu bölüm tam istediğiniz gibi sadece ve sadece Aslaz var... Ben yazarken çok keyif aldım umarım siz de okurken keyif alırsınız. 💙

----------------------------------------------------------------

''Merhaba fıstığım.'' Asi mahallesinde Alaz'la beraber besledikleri kedinin yanına gittiği an üşüyen kedi ona sokuldu. Asi de kediye sımsıkı sarılarak kaldırıma oturdu. ''Bugün sana yemek getiremedim ama – özür dilerim. Benimle idare etmek zorundasın.'' Kedi ufak bir mırıltı çıkarıp Asi'nin kucağına gömülünce Asi kıkırdadı. ''Benimle de idare etmekten mutlu olacağına eminim zaten... En azından seni mutlu edebileyim bu dünyada.''

Asi üzüntüyle iç çekerken kedi de kucağında kımıldandı. ''Keşke Alaz da yanımızda olsaydı – senin tüylerini okşardı böyle. Belki benim de saçlarımı okşamak isterdi ama ben kızacağım için yapamazdı.'' Asi'nin gözünden bir damla yaş süzülürken kedinin hala ısınmadığını fark edince üstündeki ceketi çıkarıp üzerine örttü. ''Benimle hiç kimse uğraşmaz değil mi? Benim gibi birini kim neden istesin ki hayatında-''

''Asi?''

Asi duyduğu sesle yerinden sıçrarken Alaz da ona aynı şaşkınlık ifadesiyle bakıyordu. ''Alaz?''

''Ne işin var senin burada?'' Alaz Asi'nin koluna taktığı çantasına bakınca kaşlarını çattı. ''Evden mi ayrıldın?''

Asi omuz silkerek kucağındaki kediye çevirdi bakışlarını. ''Ayrıca bu kılığın ne Asi?'' Alaz üstündeki kabanı çıkarmaya başladı. ''Kedi donmasın diye sen donacaksın.''

Alaz kabanını Asi'nin omzuna atarken Asi'ye oldukça yaklaşmıştı ve Asi bir anda başını kaldırınca yüz yüze geldiler. Yüzlerinin arasında birkaç santimetre vardı ve Asi sesli bir şekilde yutkundu. Alaz'ın gözlerine bakınca dudaklarına baktığını görüp o da aynı şekilde dudaklarına bakmaya başladı ve bu kez daha sesli bir şekilde yutkundu. Alaz bakışlarını Asi'nin gözlerini çevirince Asi geri çekildi. ''Al şunu üşüyeceksin-''

''Üstümdekiler kalın benim sen üşüyeceksin asıl – crop giymişsin bir de.'' Alaz az önceki yakınlığın etkisinden kurtulmak için yutkunurken Asi'nin kabanını üstünden çıkarmasına engel oldu.

''Bir sen kalmıştın bunu söylemeyen.''

Alaz kaşlarını çattı. ''Anlamadım o ne demek şimdi?''

''Boş ver.''

''Neden evden ayrıldın Asi? Kavga mı ettiniz?'' Asi kafasını olumlu anlamda salladı. ''Benim yüzümden mi yoksa?''

Bu kez kaşlarını çatma sırası Asi'deydi. ''Sen ne alaka? Neden senin yüzünden kavga edelim ki?''

Alaz çömeldiği yerden ayağa kalktı. ''Bunları daha sonra konuşalım. Hadi Yaman'lara bırakayım seni.'' Asi omuz silkip oturduğu yerden kalkmayı reddetti. ''Oradan da kovuldum deme sakın-''

''Ne münasebet. Direkt buraya geldim zaten.''

Alaz az önce kalktığı yere oturdu. ''Neden onların yanına gitmedin peki?''

Asi bir kez daha omuz silkerek yerinden kalkmayı reddetti ve Alaz yerinden kalktı. ''Tamam kalk bana gidelim o zaman.''

''Sana mı?''

''Evet. Sabaha kadar burada oturmayacaksın herhalde.''

''Sen git evine Alaz ben başımın çaresine bakarım.''

''Eğer beş saniye içinde kalkmazsan seni kucaklayıp götürürüm – tamam şaka yapıyorum çemkirme hemen.''

''Öyle bir şey yaparsan şuradaki taşla kafanı ezerim senin.''

safe & sound | aslazHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin