27

714 47 109
                                        

Asi bebeğin üzerini tamamen giydirdikten sonra kendi gözyaşlarını da silerek surat ifadesini düzeltti – bu meseleyi asla Alaz'a anlatamazdı çünkü sevgilisinin üzülmesini istemiyordu. Alaz bu çocuk konusunda Asi'den çok daha duygusaldı ve Asi kendisi dakikalarca ağladıysa Alaz'ın ne kadar üzüleceğini kestiremiyordu.

Çocuğu kucağına aldıktan sonra odadan çıktı ve mutfağa geçti. ''Nerede kaldınız?'' dedi Alaz anında. ''Giydirirken zorlandın mı?''

''Evet. Biraz vakit aldı.''

Alaz anlayışla kafasını sallayıp yemekleri tabağa koymaya başladı. ''Çocuğun da yiyebileceği bir şeyler yaptım. Sen yokken de bir şeyler yedi zaten – çok iştahlı.''

''Ya da çok aç,'' dedi Asi. Hemen ardından çenesini tutamadığına pişman olarak dudaklarını ısırdı.

''Neden öyle dedin ki?'' dedi Alaz üzüntüyle.

''Yani bırakan kişi ona bakamıyorum dediği için tahmin yürüttüm sadece.'' Asi çocuğu kucağında bir tur zıplattı. ''Gerçi kilosu falan da fena değil. Yanlış tahmin etmişim demek ki.''

Buna hiç ikna olmayan Alaz'ın gözüne çocuk aşırı zayıf görünmüştü bir anda. ''Hadi yemeğimizi yiyelim artık,'' dedi anında.

Asi kafasını sallayıp sandalyeye oturduktan sonra çocuğu da kucağına oturttu ancak kız yerinde durmadı. Asi'nin kucağından inip yanındaki sandalyeye geçince Asi kıkırdamaya başladı. ''Tek oturup yemek istiyor sanırım...''

''Ortamıza alalım bari.'' Alaz kızın oturduğu sandalyeyi dikkatle kucaklayıp ikisinin arasına koydu. Küçük kız tabağa anında elini atarak sebze ve et parçalarını aceleyle ağzına atmaya başladı.

Asi bebeğin bu haline kıkırdarken Alaz'ın aynı tepkiyi vermediğini fark etti – muhtemelen o bu anın tatlılığına odaklanmak yerine bebeğin gerçekten de kıtlıktan çıkmış gibi yemesine içerliyordu.

İkili çocuğu izlemekten kendi yemeklerine başlayamadılar bir türlü. Alaz'ın güldüğü tek an ise küçük kızın kafasını kaldırıp ikisine de gülümsediği andı.

Kız yemeğini bitirdikten sonra oturduğu sandalyede ayağa kalktı – tabii Asi ve Alaz yere düşer mi diye oldukça telaşlandılar. Dengede duran kız sandalyenin üzerinde vücudunu sağa sola oynatarak dans etmeye başladı.

Şen kahkahalarla dansını sürdüren kız önce Asi'ye sonra Alaz'a baktı ancak onlar gülmüyordu. Asi'nin kafasında Alaz'ın gündüz söylediği onu mutlu etmek ne kadar kolay cümlesi dönüyordu – Alaz ise malum haberi aldığından beri hiç gülmemişti zaten.

Alaz sonunda küçük kızı belinden tutup kucağına çekti ve sımsıkı sarıldı. Dansı yarıda kalan kız ufaktan mızmızlansa da Alaz'ın onu bırakmaya hiç niyeti yoktu.

*

Yemekten sonra Asi bulaşıkları yıkama görevini üstlenmişti. İşi bittikten sonra oturma odasına geçti ve ev ahalisini yerde otururken buldu. Kız yine kediyle oynuyordu ve Alaz da kızın saçlarını seviyordu.

Ses etmeden bir süre kapı eşiğinde onları izlemeye başladı. Kafasını kapıya yaslayıp yüzünde minik bir tebessümle aşık olduğu adamı izlerken kız bir anda Asi'nin olduğu tarafa baktı ve Asi'yi görünce mutlulukla ellerini çırptı. Alaz da kafasını çevirip bakınca Asi'nin kendilerini izlediğini fark etti.

''Ne yapıyorsun orada bebeğim?''

Asi Alaz'ın yanına yürüyüp yere oturdu ve başını omzuna koydu. ''Seni izlemek istedim.''

''Sadece beni mi?''

Asi kafasını arkaya atıp sevgilisine baktı. ''Tarçın'ı da izliyordum.''

Alaz kıkırdarken ikisi de gözlerini kediyi okşamaya doyamayan kıza çevirdiler. ''Tarçın ne zaman doğuracak sence?'' dedi Alaz.

safe & sound | aslazHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin