Asi gözlerini açtığı an korkuyla yerinden fırlayıp başında kendisini bekleyen Zafer'e baktı. ''Ne işim var benim burada? Ne yaptın bana?''
''Hiçbir şey,'' dedi Zafer ifadesizce. ''Çok sevdiğin sevgilin seni günlerdir kandırıyordu. Ben de sana gerçekleri göstermek istedim.''
''Beni kaçırarak mı göstermek istedin bunu?''
Zafer ''O konuda özür diliyorum,'' deyince Asi kaşlarını çattı. ''Alaz'ın korkmasını istedim. Seni korkutmak istememiştim.''
Asi başta buna anlam veremedi ancak biraz düşününce bayıltıldığında valizinin sokağın ortasında kalışı aklına geldi. Alaz peşinden gelirse o valizi orada görecekti ve Asi'nin başına bir şey geldiğini anlayacaktı.
''Lütfen bırak beni.'' Asi'nin sesi ağlamaklı çıkıyordu. ''Ne istiyorsun bizden ya? Bizi neden rahat bırakmıyorsun? Senin pis işlerini yapmak istemiyoruz işte-''
''Alaz gayet güzel idare ediyordu.'' Zafer'in sesi Asi'ninkinin aksine oldukça sakindi. ''Senin zor günler geçirdiğinden bahsetti. Bir süre sonra bize katılacağını söyleyerek beni resmen oyaladı. Sana tam olarak ne dedi?''
Asi gözlerini kapatıp derin nefesler aldı. Alaz'a olan kırgınlığıyla cebelleşirken Zafer'e Alaz'ın kendisini ne diyerek oyaladığını söylemeye niyeti yoktu.
Yataktan tamamen doğrulup ayaklarını aşağı sarkıtırken Zafer müdahale etmedi. ''Gitmek istiyorum buradan.''
''Burası neresi biliyor musun?''
Asi'nin adamın sorduğu soruyu idrak etmesi birkaç saniye sürmüştü. Etrafına baktığında pembe renginin yoğunlukta olduğu, daha çok çocuk odasına benzeyen bir oda olduğunu fark etti. Duvar dibindeki sepette duran oyuncaklara ve çekmecenin üzerindeki fotoğraf çerçevelerine baktı.
Asi'den ses çıkmayınca ''Burası senin odandı,'' dedi Zafer. ''Pembeye bayılırdın. Her şeyin pembesini isterdin.'' Asi'ye dokunmadan saçındaki pembe tutamı gösterdi. ''Hala çok seviyorsun sanırım.''
''Hiçbiri umurumda değil. Evime gitmek istiyorum.''
''Evine mi? Neresi senin evin? Çocukken bile seni başkasıyla evlendirmeye çalışan biyolojik ailenin evi mi? Yoksa seni kandıran sevgilinin evi mi?'' Asi ağzını açıp cevap vermek üzereyken Zafer tekrar konuştu. ''Yoksa seni anlamayacaklarından korktuğun için hiçbir sorununu anlatamadığın üç erkeğin evi mi?''
''Orası seni hiç ilgilendirmez,'' dedi Asi net bir sesle. ''Gerekirse sokakta yatarım ama yine de senin pis işlerini yapmam.'' Asi Zafer'in kendisini durdurmasına izin vermeden yataktan kalkıp kapıya yöneldi. ''Ayrıca sen ne anlarsın aileden? O hiçbir derdini anlatamıyorsun dediğin üç erkek benim için her şeyi yapar.''
Asi kapının kolunu aşağı indirince kapı açılmadı ve anında içini korkunç bir his kapladı. ''Aç şu kapıyı.''
''Daha konuşmamız bitmedi-''
''Lütfen aç.'' Asi'nin gözleri dolarken Zafer kaşlarını çattı. ''Korkuyorum. Aç şunu.''
''Sakin olur musun? Kapı kilitli değil.''
Asi kapının kolunu daha sert bir şekilde indirince Zafer'in yalan söylemediğini anladı. Kendisini odanın dışına atarak karşısına çıkan merdivenlere yöneldi ve hızla aşağı indiğinde daha önce Zafer'le konuştuğu salonda buldu kendini. Dış kapıya yönelmeden önce aklına gelen düşünceyle olduğu yerde kalakaldı. Bu adam kendisini sadece Alaz'ı korkutmak ve birkaç cümle söylemek için alelacele buraya getirmiş olamazdı.
Buradan çıkıp giderse Alaz'a zarar gelebileceği ihtimali nefesinin kesilmesine sebep oldu. Neticede Alaz adamı resmen kandırmış ve oyalamıştı - bunlara ek olarak Zafer hala ikisinin de kendisi için çalışmasını istiyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
safe & sound | aslaz
TienerfictieAsi ve Alaz'ın sokak çocuğu olduğu ve Asi'nin ailesini bulduğu bir evren.
