Asi sabah uyanır uyanmaz elini yatağın yan tarafına attı ve boş olduğunu fark etmesi panikle yerinden sıçramasına sebep oldu. Yataktan hızla kalkarak önce mutfağa koştu ve Alaz'ı sırtı kapıya dönük bir şekilde kahvaltı hazırlarken buldu.
''Alaz?''
Alaz ona dönüp kocaman gülümsedi. ''Günaydın prensesim. Çok ses yapmadım değil mi?'' Asi kafasını iki yana sallarken Alaz yüzündeki tedirginliği fark etti. ''Neyin var Asi?''
''Seni yanımda görmeyince korktum.'' Asi sesinin daha iyi çıkması için boğazını temizleme ihtiyacı hissetti. ''Beni bırakıp gittin sandım.''
Alaz elindeki tezgaha bırakıp Asi'nin yanına geldi. ''O nereden çıktı şimdi? Neden seni bırakıp gideyim ki?''
Asi omuzlarını silkti ve konuyu dağıtmak istedi. ''Ben duş alıp geliyorum.''
Alaz kafasını sallayıp Asi'nin arkasından baktı bir süre. Asi dün geceden beri çok durgundu ve bunun kendisiyle bir alakası var mı bilemiyordu Alaz. Dün gece eve geldikten sonra Asi hiçbir şey konuşmadan uyumayı teklif etmişti ve Alaz buna biraz mutlu bile olmuştu – çünkü sohbet ederlerse Asi gecesinin nasıl geçtiğini soracaktı ve Alaz ayaküstü kırk yalan söylemek zorunda kalacaktı. Asi'nin iyiliği için bile olsa ona sürekli yalan söylemek hiç içine sinmiyordu ama bu durum kısa süre sonra bitecekti. Zaten her şey çözüldüğünde Asi'ye bütün bunları itiraf etmek planları arasındaydı.
Yaklaşık yarım saat sonra Alaz kahvaltıyı hazırlamış, Asi ise duşunu almıştı. İkilinin kahvaltıdaki sessizliklerini Alaz bozdu. ''Güzelim bu akşam sinemaya gidelim mi?''
Asi'nin bu teklife heyecanlanacağını düşünmüştü ancak tahmin ettiği gibi olmadı. ''İstemiyorsan gitmeyelim Alaz.''
''Ne alaka ya? Kendim teklif ediyorum zaten.''
''Ne bileyim... Başka planın falan vardır.''
''Güzelim yapma böyle.'' Alaz sandalyesini yaklaştırıp kolunu Asi'nin omzuna sardı. ''Benim önceliğim her zaman sensin.''
''Biliyorum da-''
''Eee?''
Asi omuzlarını silkince Alaz eğilip yanağından öptü. ''Özür dilerim. Bir daha planımızı bozmayacağım böyle.''
Asi kafasını sallarken hem Alaz'a neden bana yalan söyledin diye hesap sormak istiyor, hem de onu fazla darladığı için suçluluk hissediyordu. O yüzden bu konuyu halı altına süpürmeye karar verdi. ''Tamam gidelim.''
Alaz kocaman gülümseyerek Asi'nin yanağına bir öpücük daha kondurdu. ''Birazdan dışarı çıkmam lazım ama... Akşama kadar işim biter.''
''Nereye?''
''İş görüşmesine gideceğim.''
Asi sevinçle yerinden doğruldu. ''Gerçekten mi? Nereye? Ne iş yapacaksın?''
''Bilmiyorum ki... Başvuracağım şimdilik. Görüşme demek yanlış oldu sanırım.''
''Anladım canım.'' Asi çatala bir peynir batırıp Alaz'ın ağzına verdi. Keyfi yerine gelmişti. ''İstersen ben de yanında gelebilirim.''
Alaz rahatsızlıkla yerinde kıpırdandı. ''Gerek yok balım. Yorulma sen.''
''Yorulmam ki hiç-''
''Olsun.'' Alaz da aynı şekilde Asi'nin ağzına bir parça peynir verdi. ''Hem hava çok soğuk. Sen evimizde güzelce beni bekle.''
Asi kıkırdamaya başladı. ''Burası bizim evimiz mi?''
''Değil mi prensesim?''
Asi'nin içi daha da kıpır kıpır olurken içindeki sevgi patlamasını dışa vurarak Alaz'a sımsıkı sarıldı. Alaz kafasını Asi'nin ıslak saçlarına gömerken Asi de Alaz'ın boynuna kokulu bir öpücük bıraktı. Bir süre orada dinlenen Asi nihayet kafasını kaldırdı. ''Alaz?''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
safe & sound | aslaz
Novela JuvenilAsi ve Alaz'ın sokak çocuğu olduğu ve Asi'nin ailesini bulduğu bir evren.
