''Bebeğim sen bizi kapıda mı karşılıyorsun?'' Asi eve girer girmez yanlarına gelen Tarçın'ı kucağına aldı. Alaz ikisinin bu hallerini buruk bir tebessümle izliyordu çünkü aklı bir saat önce yaptığı şeydeydi. ''Alaz bu niye bu kadar şişman ya?''
''Bilmiyorum güzelim.''
''Kediler nasıl zayıflar ki? İnternetten mi araştırsak?''
''Bilmem. Olabilir.''
Asi kucağındaki kediyi yere bırakıp Alaz'a döndü. ''Dünden kalan pilavı ısıtıp yiyelim mi? Çok acıktım ben.''
''Sen yorulma ben ısıtırım şimdi.''
Asi kıkırdayarak kafasını salladı ve kıyafetlerini değiştirmek için Alaz'ın odasına yöneldi. Mutfakta pilavı ısıtırken Alaz'ın kafasında onlarca düşünce dönüyordu. Asi'ye haber vermeden Zafer'le anlaşma yapması ve teknik olarak iki tarafı da kandırıyor olması Asi'nin kulağına giderse kendisine çok kızabilirdi. Üstelik Zafer'in artık peşlerinde olmadığını söyleyerek kızın boş yere rahatlamasına sebep olmuştu. Bundan dolayı Asi şu an bir nevi savunmasız bir durumdaydı çünkü kendileri için hiçbir tehlike olmadığını sanıyordu. Asi'nin şu anki rahatlığı ve mutluluğu her şeyden önemli olsa da bunun kendileri için pahalıya patlamasından çok korkuyordu.
''Alaz! Yakmışsın pilavı!'' Alaz yan tarafından gelen çığlıkla düşüncelerinden sıyrıldı. Dalgınlıkla karıştırmayı unuttuğu ve gereğinden fazla ısınan pilav şu an hiç de iştah açıcı durmuyordu.
''Dalmışım-''
''Nereye dalıyorsun anlamıyorum ki? Yolda da çok dalgındın.'' Asi yenecek durumda olmayan pilavı karıştırmaya başladı. ''Çok kötü olmuş bu. Yenmez ki artık.''
''Özür dilerim güzelim. Bir şey düşünüyordum da...''
''Ne düşünüyordun?'' Asi pilav tenceresini çöp kutusuna çevirdi. ''Benimle de paylaş.''
Alaz'ın içinden bir ses hemen şimdi anlat diye haykırıyordu. O sesi anında defetti. ''Dışarıda yiyelim mi?''
Asi neyin peşinde olduğunu anında unutup gülümsemeye başladı. ''Baş başa mı yani?''
''Yok Asi tüm mahalleyi topla-''
Asi Alaz'ın koluna bir tane vurdu. ''Dalga geçme benle.''
Alaz Asi'nin tezgaha koyduğu tencereyi musluğun altına getirdi. ''Balım baş başa tabi ki. İkimiz yemek yiyelim işte.''
Asi'nin yanakları kızarırken yüzünde engelleyemediği bir gülümseme oluştu. ''Date gibi mi yani?''
''Evet güzelim.'' Alaz elini kurulayıp karşısında yerinde duramayan kızın saçlarıyla oynamaya başladı. ''Tam olarak date.''
Asi kıkırdayarak ''Olur tamam,'' dedi. ''Ama hazırlanmam lazım. Bekleyeceksin biraz.'' Alaz kafasını sallarken Asi mutfağın çıkışına doğru yürüdü ancak aklına gelen şeyle telaşla geri döndü. ''Nereye gideceğiz peki? Ona göre giyineyim.''
Alaz birkaç saniye düşündü. ''Balık sever misin?'' Asi anında kafasını olumlu anlamda salladı. ''Tamam o zaman. Bildiğim çok güzel bir yer var - balık lokantasına göre giyinebilirsin.''
*
Asi'nin en ince ayrıntısına kadar hazırlanmakla geçirdiği 45 dakikayı Alaz da Tarçın'la oynayarak geçirmişti. Sonunda oturma odasına girdiğinde Alaz tüm dikkatini Asi'ye çevirdi. Siyah İspanyol paça pantolonun üstüne kırmızı bir bluz giymişti ve aynı tonda ruj sürmüştü. Saçlarının öndeki tutamlarını arkaya tutturmuştu ve kulağındaki kalın halka küpeler daha iyi görünüyordu. Alaz karşısındaki kıza ait her detayı hayranlıkla incelerken Asi kendi etrafında döndü. ''Nasıl olmuşum?''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
safe & sound | aslaz
Novela JuvenilAsi ve Alaz'ın sokak çocuğu olduğu ve Asi'nin ailesini bulduğu bir evren.
