16

1.4K 92 76
                                        

Asi gözlerini yüzünün altındaki bedenin varlığına gülümseyerek açtı. Kafasını kaldırdığında Alaz'ın hala uyuduğunu fark etti ve yüzlerini yaklaştırıp yanağına bir öpücük kondurdu. Alaz yerinde kıpırdansa da hala uyanmamıştı ve bu kez farklı bir noktaya daha uzun bir öpücük kondurdu. Alaz nihayet yüzüne yayılan kocaman gülümsemeyle gözlerini açtı.

''Günaydın uykucu şirin!''

Alaz kıkırdayarak gözlerini ovaladı. ''Günaydın fıstık. Başka sevgi sözcüğü bulamadın mı?''

Asi anında nazlanarak dudaklarını büzdü. ''Beğenmedin mi?''

''Aşkım, hayatım, canım, bitanem... Bunları tercih ederdim ama idare edelim bakalım.''

Asi kaşlarını çatarak yatakta sırtüstü yattı ve bu şekilde Alaz'dan biraz uzaklaşmış oldu. Bu minicik uzaklığa bile dayanamayan Alaz Asi'yi anında kollarına çekti. ''Yatağa kahvaltı getirmemi ister misin prensesim?''

Genç kız kıkırdayarak kafasını kaldırıp ellerini Alaz'ın göğsüne, çenesini de ellerinin üzerine koyarak Alaz'ı seyretmeye başladı. ''Beraber kahvaltı hazırlamayı tercih ederim.''

''Beş dakika daha yatalım o zaman.''

''Olur,'' dedi Asi cilveyle. Yüzlerini eşitleyecek kadar yukarı çıktı ve dudaklarını Alaz'ın dudaklarına bastırdı. Alaz başta aynı baskıyla karşılık verdikten sonra tek kolunu Asi'nin beline dolayıp bedenini kucağına çekti. Asi itiraz etmeden kollarını Alaz'ın boynuna doladı ve dudaklarındaki baskıyı arttırdı. Alaz dudaklarını yalayıp Asi'nin dudaklarını aralamasını sağladı ve Asi dudaklarını açınca dillerini buluşturup öpüşmelerini derinleştirdi. Belini daha da sıkı sararken Asi de aynı şekilde Alaz'ın boynundaki kollarını sıkılaştırdı. Kısa sayılmayacak bir süre birbirlerinin dudaklarını keşfederken aynı anda nefes almak için geri çekildiler.

''Çok güzelsin.'' Alaz Asi'nin yüzüne düşen saçlarını kulaklarının arkasına sıkıştırdı. ''Nasıl bu kadar güzelsin sen?''

''Sen bana bu kadar güzel baktığın içindir.''

Asi başka bir cevap beklemeden tekrar dudaklarını birleştirdi. Bu kez daha yoğun ve istekle öpüşürken Asi tek elini Alaz'ın yanağına koymuş ve dudaklarını daha çok bastırması için baskı uyguluyordu. Alaz ise kucağındaki bedeni en sıkı şekilde sarmalamış kendine bastırıyordu. Asi bir süre sonra geri çekildi ve vakit kaybetmeden dudaklarını artık iyileşen ve çok hafif kızarıklık kalan yara izleriyle buluşturdu.

''Sen benim bütün yaralarımı iyileştirecek misin böyle?''

Asi bu kez de Alaz'ın yanağına upuzun bir öpücük bıraktı. ''Elimden geldiği kadarıyla...''

''Hepsini iyileştirebileceğine eminim.''

Alaz usulca Asi'yi kucağından yatağa bırakıp bu kez kendisi üste çıktı. Asi'nin bacaklarını aralamasıyla arasına yerleşip bir kez daha dudaklarını buluşturdu. Bu kez ellerini koyacak yer bulamayınca Asi'nin ellerini kafasını üzerine çıkarıp parmaklarını kenetledi ve dillerini adeta dans ettirmeden önce Asi'nin dudaklarında minik bir tebessüm belirdiğini hissetti.

İkilinin bu romantik anını bölen şey çalan kapı oldu. Alaz dudaklarını ayırıp Asi'ye bakarken Asi'nin yüzünde bir korku belirdi. ''Birini mi bekliyordun?'' Alaz kafasını iki yana sallayınca Asi daha da telaşlandı. ''Kim o zaman?''

Alaz ellerini kızın yanaklarına koydu. ''Sakin ol güzelim. Hemen bakıyorum ben.''

''Alaz dikkatli ol,'' dedi Asi Alaz yataktan kalkarken. Asi de peşinden kalktı ama Alaz odada kalmasını söyleyince kapının eşiğinde bekledi. Yaklaşık yarım dakika sonra Alaz tekrar Asi'nin yanına döndü. ''Annen gelmiş.''

safe & sound | aslazHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin