Ballarım selam. Bu bölümde ufacık hukuki mevzular geçti doğru oldu mu bilmiyorum ama hikaye gidişatı için öyle olması gerekiyordu. Eğer mantıksız olmuşsa şimdiden kusura bakmayınız lütfen.
Keyifli okumalar. 💙
---------------------------------------------------------------------
''İstemiyorum onun parasını.'' Asi kendisine uzatılan dosyaya elini tersiyle vurup koltuğa düşmesini sağladı. ''Kendisinin olsun.''
''Asi Hanım sizi anlıyorum ama bu sizin yasal hakkınız. Zafer Bey tüm mal varlığını size bıraktı. Şu an bunu reddetmenizin kimseye bir faydası yok.''
''Benim vicdanıma faydası var,'' dedi Asi net bir sesle. ''Ben pis işlerle kazanılan bir parayla zengin olmak istemiyorum. Evini arabasını falan da istemiyorum. Defolun evimden.''
''Zafer Bey'in şirketleri de vardı ve tüm mal varlığı düşündüğünüz gibi pis işlerle falan elde edilmedi. Zaten bir kısmına el konuldu. Kalanları da size bıraktı işte.'' Avukat bu kez de Alaz'a döndü. ''Size de İstanbul'da yazlık ev ve bir arabasını bıraktı. O arabayı çok seviyormuşsunuz. Böyle söylersen anlar demişti.''
Asi Alaz'a bakarken Alaz da ona kısa bir bakış attı. ''İstemiyorum. Hangi arabadan bahsettiğini anladım ama istemiyorum. Yazlığı da istemiyorum.''
''Alaz Bey biraz düşünseydiniz keşke-''
''İstemiyorum diyor anlamıyor musun?'' Asi eliyle odanın kapısını işaret etti. ''Sen de defol evimizden. Hiçbir şeyi istemiyoruz. Ne yaparsanız yapın.''
Avukat sıkıntıyla omuzlarını düşürdükten sonra cebinden bir kart çıkarıp Asi'ye uzattı. ''Fikriniz değişirse bana ulaşabilirsiniz.''
''Değişmeyecek. Hadi naş.''
Avukat elindeki kartı koltuğun üzerine koyarak evin çıkışına doğru yöneldi. Evdeki hiç kimse eşlik etmeden evi terk etti.
''Yüzsüz herif ya! Bütün malını mülkünü bize bırakmış bir de! Ölüsü bile huzursuzluk veriyor!''
''Kızım adam istesen de istemesen de o kadar şeyi bırakmış sana,'' dedi Cesur. ''Kabul etmemekle hata ettin bence. Bari bundan sonraki hayatını daha konforlu yaşa-''
''Sen salak mısın Cesur? Ben kirli işlerden kazanılan parayı kabul edecek biri miyim sence?''
''Ya adam dedi ya başka işleri de vardı diye. Zaten zengin biriymiş yani... İlla da pis işlerden kazanılan parayı yemiş olmayacaksın ki.''
''Cesur sus,'' dedi Asi hışımla. ''Bütün hıncımı senden alırım. Sus.''
''Ya asıl sen salak mısın Asi?'' Cesur'un sesi de artık sertleşmeye başlamıştı. ''Ömrünün sonuna kadar takı yapıp cadde köşelerinde satmaya mı meraklısın? Hiç mi rahat bir günün olmasın ya?''
''O herifin parasıyla rahat yaşayacağıma takı yapıp satmayı tercih ederim.'' Asi Alaz'a döndü. ''Değil mi Alaz?''
''Haklısın prensesim. Hem ben sana bakarım zaten... Takı falan da yapıp satmak zorunda değilsin ki.'' Asi'nin içi sıcacık olurken Alaz'a da aynı sıcaklıkla gülümsedi.
''Bu beyefendiye dünya altıgen desen prensesim haklıdır der zaten!''
Asi gözlerini devirip bu kez de Yaman'a döndü. ''Sen ne düşünüyorsun Yaman? Dediğim doğru değil mi sence de?''
Yaman yerinde rahatsızlıkla kıpırdanırken Cesur'a kaçamak bir bakış attı. ''Dediklerin doğru ama Cesur da tamamen haksız değil.''
Asi'nin ağzı hayretle açık kaldı. ''Nasıl ya? Sen olsan kabul mu ederdin mesela?''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
safe & sound | aslaz
Genç KurguAsi ve Alaz'ın sokak çocuğu olduğu ve Asi'nin ailesini bulduğu bir evren.
