İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

31 -"Senin her şeyin benim."

8.6K 423 32
                                        

"NOT: Çoğunluk kısa olsun, hemen olsun dediği için bölümü yayınlıyorum. Herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun. Bölüm bütün okuyucularıma :) İthaf isteyen varsa yorumlara yazabilir:)) hatalarım varsa affola 

YENİDEN

Bölüm 31

"Olay nasıl gerçekleşti, anlatır mısınız?"

Genç kadın, polis memurunun sorusuyla yattığı yerde doğrulmaya çalıştı. Bu sorunun cevabını kendisi bile tam olarak bilmiyordu. Her şey aniden gelişmiş, Gamze o anki şok ve acıyla pek de düşünememişti. "Telefonum çalmıştı. Misafir bekliyordum, telefonu açıp kapıya çıkmıştım. Arayan gizli numaraydı. Arkadaşlarım şaka yapıyor sandım..." Gözlerini kaçırarak yutkundu. Ersan'ın adını vermekten özellikle kaçınmıştı. "Sonra... Sonra birden..." Karların üstüne yığılıp kaldığı an gözlerinin önüne gelince konuşmayı bıraktı Gamze. Hayatı ansızın tepetaklak olurken, bu yuvarlanışı izlemekten öteye gidememişti. Kaçmaya fırsat bulamadan, adresini şaşırmış bir kurşunla buluşmuştu. Üstelik buluştuğu tek şey o kurşun da değildi. Babası... Baba kelimesinin içini dolduramayacak bir adamın kucağına alındığında bilinci kapanmak üzereydi ama soluk mavi gözlerden damlayan yaşları gördüğüne yemin edebilirdi. Bu hatırasının bir tür halüsinasyondan ibaret olmadığından emindi.

"Sizi vuran şahsı görebildiniz mi?" diye soran polis memuru bir yandan da elindeki kağıda Gamze'nin söylediklerini not alıyordu.

"Hayır." diye yanıtladı adamı Gamze. Gördüğü tek yüz babasına aitti ve her ne kadar babasını birçok hususta suçlasa da bu sefer onun masumiyetine inanıyordu. Babası onun düşmanlığını yapmak yerine, kurtarıcılığını yapmıştı. Fakat yeryüzünde Gamze'nin onu affetmesine yetecek hiçbir kahramanlık yoktu.

"Şüphelendiğiniz biri ya da birileri var mı?"

Gamze soru üstüne soru aldıkça kendini iyice köşeye sıkışmış hissetmeye başladı. Oysa ortada bir suçlu varsa bu kesinlikle o değildi. Ancak polis memurunun sorgucu hali Gamze'yi geriyordu. Odanın içine göz gezdirip ona yardımı dokunacak bir şeyler aradı ama aradığını bulamadı. Küçücük hastane odasında sırf iyiliği için ifadesini alan polis memuruyla yalnızdı. "Ben... Bilmiyorum."

Adam sabırla Gamze'ye yaklaştı. "Verdiğiniz ifadenize eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?"

Gamze, üzerine gölge misali çöken adama ürkekçe bakarak hızla başını iki yana salladı. Bildiği veya gördüğü her şeyi olmasa da çoğu şeyi anlatmıştı. Canını yakan her kimse, onun da canı elbet yanacaktı ve Gamze o günü düşleyerek ayakta duracaktı. Aksi takdirde yığılıp kalması an meselesiydi. Zira güçsüz düşen bedenine eşlik eden bir kalbe sahipti. Başını hafifçe kaldırarak polis memurunun uzattığı kağıda özensiz bir imza attı.

"Hiç görgü tanığı olmaması işimizi biraz zorlaştırsa da savcılık gizli numarayı tespit ettiğinde olay netlik kazanacaktır. Gizli numaradan arayan kişi, sizi vuran kişi olabilir. Bu ihtimali değerlendireceğiz. Geçmiş olsun."

Polis memuru nazikçe gülümseyip ufak bir baş selamı vererek odadan ayrılırken, Gamze yeşil vadilerini iki gündür dostluğunu üstlenen beyaz tavana yöneltti. Düne kadar, vurulmanın dizi ve filmlerde izleyip heyecan yaptığı sahnelerde kalacağını sanıyordu. Bugün ise karnının sağ tarafındaki sızı, izlerken aldığı heyecandan ziyade acı veriyordu. Hayatın kötü yüzüyle daha küçücük bir çocukken tanışmıştı Gamze. Acıya yabancılık çekmiyordu; ama peşini bırakmayan, üstünde dolaşan kara bulutlara dayanamıyordu artık.

"Amma uzattı!" diyerek odaya giren Ersan'ın sesiyle bakışlarını kapıya çevirdi. Esmer yağızını görünce kıvrılan dudaklarında tatlı bir gülüş meydana geldi.

YENİDENBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin