Selamun aleyküm petitolar :) En kısa zaman dedim ve 3 günde geldim. Hikayeden vazgeçmediğinizi görünce çok sevindim, ben de bölüm yazdım. :):)
YENİDEN
Bölüm 20
Koyu bir sessizliğin ele geçirdiği dakikalarda kadın gözyaşlarını akıtmış, adam ise öğrendiklerini hazmetmeye çalışmıştı. Gerçekler ayakta durmasına izin vermediğinde yere çökmüştü Ersan. Kendini çimenlerin üstüne bırakıp boş gözlerle elindeki deftere bakmayı sürdürmüştü. Okuduğu satırlar kafasında defalarca dönerken o sadece susmuştu. Zira şu an aksini yapması mümkün değildi. Sanki ruhu bedeninden çekilmiş, başka alemlere geçmişti. O, hayatı boyunca böyle bir şok yaşamamıştı ve yaşayacağını da sanmıyordu. En büyük şaşkınlığının Gamze'nin onu seviyor olmasından kaynaklandığını zannederken, şimdi başka bir gerçekle yüzleşiyordu. Kandırıldığının belgesini ellerinde tutuyor, ona söylenen yalanın itirafını sindirmeye çalışıyordu.
Gamze ona aşıktı, hem de hayal bile edemeyeceği kadar. Ama yalan da söylemişti. Gamze ile hiçir zaman beraber olmamıştı. Aklı o sabaha gittiğinde beyaz çarşafı hatırladı. Belki de Gamze gerçekten doğruyu söylüyordu. Ondan başkasını almamıştı kalbine. İnanması o kadar güçtü ki... Bir de harlanan öfkesi vardı tabi. Her şeyin ötesinde kandırılmanın verdiği o dayanılmaz ateşi iliklerine kadar hissediyordu. Gamze onu parmağında oynatmıştı demek. Bu öyle ağır bir yüktü ki, Ersan kaldırabileceğini sanmıyordu. Asla yalan söylemeyeceğini düşündüğü insan ona asrın yalanını söylemişti. Gerçi, aynı kadın tarafından sevilmeyi de beklemezdi; fakat o da olmuştu. Peki ya, bu hissettiği duygu karmaşası da neyin nesiydi? Yıkılmış bir binanın altında nefessiz kalmış gibiydi, boğuluyordu. Yine Gamze'nin enkazının altındaydı. Harabesini kaldırdığını sandığı kadın, kalbine habersizce sızıp yeni bir duygu inşa etmişti ve bir kez daha kendi elleriyle o binayı yıkmıştı. O duygunun ne olduğunu bilebilse, kalbine hiç almazdı ama bu his sinsice işlemişti içine. Gamze'yi tekrar önemsediğini şimdi çok daha iyi anlıyordu. Eğer onu önemsemiyor olsaydı şu an hissettiklerinin hiçbirini hissetmezdi. Ne öfkesini ne hayal kırıklığını ne de o yabancı sancıyı...
"Özür dilerim." diyerek sessizliği böldü Gamze. Yavaşça Ersan'ın yanına otururken o da adamın elindeki defterden ayırmıyordu yeşillerini. Olan olmuştu, yapabileceği hiçbir şey kalmamıştı artık. Elleriyle yanaklarındaki ıslaklığı silmeye çalışırken burnunu çekti. Ağlamayı bırakmalı ve kendini savunmalıydı. Ersan'dan gelecek her darbe kalbini kanatacak olsa bile direnmeliydi. Çünkü o hak etmese de aşkı bunu hak ediyordu.
Ersan usulca başını Gamze'ye çevirdi. Görünürde sakindi fakat Gamze o kara gözlerdeki soğukluğu görebiliyordu. Titrememek için kendini zor tuttu. Oysa bu daha hiçbir şey değildi, biliyordu. Ersan'ın fırtınası, ikisini de yok edecek kapasiteye sahipti. Haklıydı da, onu kandırmıştı neticede. Ama Gamze de kendince haklıydı ve alttan alsa da kendini ezdirmeyecekti. Bir özürle geçmeyeceğini o da biliyordu ama zamanla her şey olabilirdi. Ersan'a kendisini affettirebilir, ona her şeyi açıklayabilirdi. Elbette bütün bunlar ancak Ersan izin verirse gerçekleşebilirdi.
"Bana yalan söyledin. Beni..." dedi ve duraksadı Ersan. Söyleyeceği şeyi hazmediyormuş gibi dişlerini sıktı ve üzerine basa basa "Ayakta uyuttun." diye devam etti. En çok zoruna giden de bu olmuştu zaten. Gamze'nin kaleminden dökülen cümlede de yazdığı gibi, ayakta uyutulmuştu.
"Seni eğlendirebilmişimdir umarım." İçinde patlayan volkanları gizlemeyi iyi beceriyordu. Buna rağmen bu hali bile Gamze'yi ürkütüyordu. Şayet sakin kalmaya uğraşmasa Gamze'ye neler yapacağını o da kestiremiyordu.
Genç kadının ışıl ışıl parlayan yeşil vadileri, Ersan'a derin bir hüzünle baktı. Her zaman olduğu gibi yine yanlış anlaşılmıştı ve ne dese boştu. Ersan bu konuda ona inanmayacak kadar sabit fikirliydi. Kendini öylesine çaresiz hissediyordu ki, onu samimiyetine inandıracak bir söz gelmedi aklına. Sadece, "Tek istediğim sendin." diyebildi. Sesi hiç olmadığı kadar kısıktı. Ersan, Gamze'yi güçlükle duymuştu. Tuhaf bir akım ruhunu ele geçirmeye yeltendiğinde hemen öfkesine sığındı. Gamze'ye karşı tölerans gösterme devri bugünden itibaren tamamen kapanmıştı.
