İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

7 -"Deprem olsan, sarsılmam."

9.2K 410 7
                                        

Selam :) Yeniden'de 7. bölüme geldik. Umarım severek ve beğenerek okuyorsunuzdur. 1000 okumaya geldiğimiz için çok mutluyum ama oylar çok az... Lütfen okuyanlar oy vermeyi ihmal etmesin ^_^ hoşça kalın -Hilalce

YENİDEN

Bölüm 7

Kaza kelimesinin taşıdığı anlamların bir gün 'öpücük' ile kesişebileceğini ikisi de tahmin edemezdi. Ama olmuştu! Yanlışlıkla da olsa dudakları tüm gerçekliğiyle birbirine tüy hafifliğiyle değmişti. Gamze heyecandan kalbinin patlamak üzere olduğunu hissediyordu. Yıllarca sakladığı, gözü gibi baktığı, uğruna kavgalar çıkardığı ilk öpücüğünü sevdiği adama vermişti. Şu an karşısında Ersan değil de bir başkası duruyor olsaydı pişmanlıktan ve üzüntüden kendini yer dururdu. Lakin dudaklarının değdiği o yumuşak doku, Ersan'a aitti. Ait olduğu adama!

Ersan ise ilk geri çekilen taraf olarak şaşkın ve bir o kadar da kızgındı. "Sen beni öptün mü?" diye sorarken kara gözleri ateşler saçıyordu adeta. Gamze'yi kendisi öpmüş olamazdı ama öpüşmüşlerdi. Veya öpüşmemişlerdi. Bu öpüşme sayılmazdı fakat başka bir adı olduğunu da sanmıyordu.

Gamze olayın şokunu üzerinden atamamışken Ersan'ın sözleriyle ikinci bir şok yaşadı. Ersan, bu kazanın kasıtlı yapıldığını zannediyordu. "Ben seni öpmedim!" Öpmek için uzansaydı, kendisinin de haberi olurdu.

Ersan öfkeyle güldü. Bu gecenin normal bir şekilde sonlanmayacağını bilmesi gerekirdi. Sonuçta Gamze vardı işin içinde. "Ben mi seni öptüm yani?" dedi alayla. "O makus gecenin hatıralarını canlandırmaya çalışıyorsan boşa uğraşıyorsun. Ben seni ancak sarhoşken öperim!" Hala Gamze ile o teması kurduklarına inanamıyordu. İşler hangi ara o boyuta gelmiş, hangi ara o kadar yakınlaşmışlardı? İşte tüm bu cevapsız sorularının adresi, halinden hiç de şikayetçiymiş gibi görünmeyen, sanki her gün onun tarafından öpülüyormuşçasına rahat olan bu kadındı!

Gamze duyduklarının hırsıyla dolup taşarken yumruğunu sıktı. "Dünyada öpecek tek adam sen kalsan, lezbiyen olurum!" dedi üstün olma çabasıyla. Ardından ne dediğinin farkına vardı ancak utanmak için çok geçti, söylediği şeyin arkasında duracaktı.

Ersan başını geriye atarak gür bir kahkaha patlattı. Gamze'nin söyledikleri onu eğlendirmemiş, aksine öfkesine öfke katmıştı. Genç kadın, onu izlerken tereddütlerini bir kenara bırakma gayretindeydi. Ersan'ın şu haline bakılırsa, birazdan o gülen maskesini çıkarıp Frankeştayn'a dönüşecekti. "Sen var ya," dedi genç adam gülüşünü dondurup, kara gözlerini Gamze'ye dikerek. "Çok kötü bir yalancısın, Gamze Şentürk."

"Yalan ve ben?" diyerek şımarıkça güldü Gamze. Son zamanların en iyi ikilisi olduklarını göz ardı etmek zorundaydı. "Yolda görsem selam vermeden geçeceğim bir sözcükle hiçbir alakam olamaz. İkimizi aynı cümle içerisinde, yan yana kullanarak anlatımı öyle bir bozdun ki, kendisi göz yaşları içinde cümleyi terk etti."

Ersan erkeksi kaşlarını kaldırdı. "Boş konuşmak hobin mi yoksa bunun için sana para mı veriyorlar?"

Gamze ağız eğerek güler gibi yaparken, genç adam da ona alayla sırıtarak karşılık verdi. Gamze'nin bu iddialı konuşmaları onu deli ediyordu. Demin öpmediği ama öpüştüğü, birkaç gün önce yatmadığı ama seviştiği bu kadının sürekli yanı başında olmasının hem ruh hem de beden sağlığı için çok tehlikeli olduğunun bilincindeydi. Gamze, bir baş belasıydı.

"Gidip öpecek birilerini bulsam iyi olur! Dudaklarımın bir an önce bu şoku atlatması gerek." Gamze hiçbir samimiyet kırıntısı içermeyen sözleriyle gülümserken, Ersan da kızgın bir alayla güldü. Gamze Hanım bu öpücükten onun kadar etkilenmemişe benziyordu. Tabi kendisi de günlerce bu anı düşünecek değildi. "Engin'i ara, o seni öpmek için koşa koşa gelir." dediğinde Gamze'nin kaşları çatıldı. Gerçekten de Engin koşarak gelirdi ama Gamze asla böyle bir şey yapmazdı. Ersan'a gelince ise onun bir nişanlısı vardı. Her daim yanında olan ve öpülmeye hazır bir kadın. Ersan'ın Dört Yapraklı Yonca'yı öpmesine dayanamazdı. Emindi ki, daha önce bilmem kaç kez öpüşmüşlerdi ama artık o vardı. Ersan için sonbahar gelmişti ve sonbahar yaprak dökümü vaktiydi.

YENİDENBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin