23'

800 37 6
                                        


Bir Hafta Sonra

Jungkook, kafede bir köşede sessizce oturuyordu. Önündeki kahve çoktan soğumuştu, ama o farkında bile değildi. Yüzü ellerinin arasında, zihni karma karışıktı. Karşısında oturan Namjoon ve Jimin, onun bu hâline alışkındılar ama bu kez durum daha ciddiydi.

"Jungkook," dedi Namjoon sessizce. "Bunu en mümkün olduğu kadar erkenden söyle demiştim. Ama sen bizi dinlemedin."

Jimin, Namjoon'a dönerek kaşlarını çattı. "Onu suçlamayı bırak. Zaten ne yaptığını biliyor ve bunun ağırlığı altında eziliyor."

Jungkook nihayet ellerini masadan çekip derin bir nefes aldı. Gözleri suçluluk ve çaresizlikle doluydu. "Haklısınız," diye fısıldadı. "Baştan yanlış bir şey yaptım. Ama o zaman... onların bu kadar harika insanlar olabileceğini hiç düşünmemiştim, ikisinin de şımarık zengin veletler olduğunu düşünüp bunu hak edeceklerini düşündüm ama düşündüğümün tam tersiydi. Taehyung ve Victor onlar harika, mükemmel ve çok nazik insanlar...  bu yaptığım hayatımın en büyük hatasıydı."

Jimin, masaya doğru eğilerek Jungkook'un gözlerine baktı. "Ama sen en başından beri bunu para için yaptın. Ve şimdi, duyguların işin içine girdiğinde, işler karmaşıklaşıyor. Jungkook, ikizlere gerçekten aşık mısın? yoksa bu sadece suçluluğundan kaynaklanan bir bağ mı?"

Jungkook, derin bir nefes alıp başını iki yana salladı. "Hayır, Jimin. Onları gerçekten seviyorum. İkisi de benim için vazgeçilmez oldular. Ama şimdi... onlara nasıl gerçeği söyleyebilirim? Onları kaybetmekten korkuyorum."

Namjoon, sakin ama sert bir ifadeyle konuştu. "Jungkook, bu bir oyun değil. Onlara ne kadar aşık olursan ol gerçeği sakladığın sürece ilişkinizin bir temeli olmayacak. İkizler gerçeği öğrendiğinde hislerinin samimiyetine inanacaklarını mı sanıyorsun?"

Jungkook'un elleri tekrar yumruk haline geldi. "Ama bu kadar ileri gitmeyi hiç planlamamıştım. Başta sadece para için yanlarındaydım, evet. Ama sonra onları tanıdım. Onların sevdiklerinde nasıl saf olduklarını, nasıl gerçek olduklarını gördüm. Beni gerçekten seviyorlar. Ve ben... ben onların kalplerini kırmaktan korkuyorum."

Jimin derin bir iç çekti. "Onların kalbini kırmaktan korkuyorsan bunu daha fazla uzatma. Eğer gerçekten pişmansan ve onları seviyorsan her şeyi itiraf etmelisin. Belki seni affederler belki de affetmezler. Ama gerçek sevgi dürüstlük olmadan büyüyemez."

Namjoon, Jimin'in sözlerini onaylayarak başını salladı. "Ayrıca bunu saklamak, sonunda daha büyük bir yıkıma yol açar. Şu an dürüst olmak onları kaybetme riskini taşır, evet. Ama yalan söyleyip devam edersen gerçek er yada geç ortaya çıkar ve o zaman kesinlikle her şeyi kaybedersin."

Jungkook gözlerini kapatıp sessizce mırıldandı. "Beni asla affetmezler. Victor, özellikle o... ortalığı yakıp yıkar, benden nefret eder. Taehyung ise... büyük ihtimalle bana ağlamaya başlar neden diye sorar ve ben hiç bir şey diyemem ki o da sonunda bana güvenmeyi bırakır."

Jimin hafifçe gülümseyerek omzuna dokundu. "Evet, muhtemelen öyle olacak. Ama unutma, Jungkook. Seni sevdikleri kadar gerçeği bilmeye de hakları var. Ve belki de hislerin zamanla onlara yaptığın hatayı unutturabilir."

Namjoon ise sert bir ifadeyle ekledi: "Ama bunu yaparken samimi ol. Onlara gerçeği söylediğinde pişmanlığını da hissettirmelisin. Ve her ne olursa olsun onların kararlarına saygı duymalısın."

Jungkook derin bir nefes aldı, gözleri hala korkuyla doluydu ama içinde bir karar belirdi. "Haklısınız" dedi. "Onlara her şeyi anlatacağım. Beni affetmeseler bile bunu hak ediyorlar. Ama umarım... umarım bir şans daha verirler."

Namjoon hafifçe gülümsedi. "Bu onların elinde. Ama dürüstlüğün her zaman en iyi ilk adım."

Jimin, çenesini ellerine yaslayarak konuştu. "Ve unutma Taehyung muhtemelen seni affetmek isteyecek o çok nazik. Ama Victor'un kalbini tekrar kazanmak için çok çalışman gerekecek."

Jungkook hafifçe gülümsedi, ama gözlerinde hala bir gölge vardı. "Victor ve Taehyung... onların güvenini yeniden kazanmak için ne gerekiyorsa yapacağım."

O an Jungkook'un kararının ağırlığı tamamen üzerine çökmüştü. Gerçeği itiraf etmek korkutucuydu, ama sevgisi ve pişmanlığı, ikizlere karşı dürüst olmayı gerektiriyordu. Artık bu karmaşayı çözmek için adım atmaya hazırdı.

Gece

Jungkook eve doğru ağır adımlarla ilerliyordu. Gece rüzgarı hafifçe yüzünü yalarken, içinde bir karmaşa vardı. İkizlere gerçeği nasıl söyleyeceğini tekrar tekrar düşünüyordu.

"Başlamam lazım," diye mırıldandı. "Ama nasıl? 'Başta sizinle sadece paranız için birlikteydim' mi diyeceğim? Ya da... 'Ama şimdi sizi gerçekten seviyorum, bu gerçek' diyerek devam mı edeceğim? Böyle bir şeyi nasıl anlatabilirim?"

Kaldırım taşlarına bakarak yürürken onları tanıdığı ilk günü hatırladı. Victor'un sert ve mesafeli tavrı, Taehyung'un enerji dolu gülüşü... O anlarda her şey bir oyun gibiydi ama işler karmaşık bir hal almıştı. Şimdi ise bu ikisini birden sevdiğini biliyordu.

Ama bu sevgi gerçeği değiştirmiyordu. En başında onların hayatına sadece para için girmişti. Şimdi hisleri tamamen değişmiş olsa da, bu onların öğrenmesi gereken bir şeydi.

"Eğer gerçeği bilmezlerse... beni sevmeye devam etmeleri bir anlam ifade etmez," diye düşündü. Ama bu düşünce bile kalbini sıkıştırıyordu. İkisini de kaybetmekten korkuyordu.

Evin ışıkları uzaktan görünmeye başlamıştı. Jungkook derin bir nefes aldı, bir an için adımlarını yavaşlattı. "Bunu onlara borçluyum," dedi kendi kendine. "Ne olursa olsun dürüst olacağım."

Kapıya yaklaştığında, içinde hala korku vardı. Ama aynı zamanda onları gerçekten sevdiğini bildiği için bir güç de hissediyordu. "Taehyung, Victor... umarım beni dinler ve sevgimin gerçek olduğunu anlarsınız."

Jungkook, kapının önünde bir an durakladı. Derin bir nefes aldı ve gerçeği söylemeye hazır bir şekilde kapıyı çaldı.


Bölüm sonu‼️
Okuduğunuz için teşekkürler💝

My Boys | taekookvBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin