25'

684 35 0
                                        


Bay Kim, iş dünyasının en güçlü isimlerinden biri olarak hayatını her zaman kontrol altında tutmuştu. Ancak o gün, hayatındaki en büyük korkularından biri gerçekleşti. Her şey, yabancı bir numaradan gelen telefonla başladı. Masasının üzerindeki telefon birden çaldığında, Bay Kim önce tereddüt etti. Ancak telefonu açtığında karşısındaki soğuk ve alaycı ses, her şeyi değiştirdi.

"Bay Kim," dedi ses, sakin ama tehditkar bir tonda. "Oğlunuz Victor şu an bizimle. Onu sağ salim görmek istiyorsanız, talimatlarımızı harfiyen yerine getireceksiniz. 1 milyar dolar istiyoruz. Şimdi paranızı hazırlayın."

Bay Kim'in yüzü bir anda taş kesildi. Kanı donmuş, elleri titremeye başlamıştı. Ancak dışarıdan hiçbir şey belli etmemeye çalıştı. "Victor'a ne yaptınız? Oğluma zarar verirseniz sizi mahvederim!"

Karşı taraftaki adam alaycı bir kahkaha attı. "Bay Kim, tehditlerinizi kendinize saklayın. Bu bir pazarlık değil. Polise ya da herhangi birine haber verirseniz, Victor'u bir daha asla göremezsiniz."

Telefon kapandı. Odanın bir anda sessizleşmesi Bay Kim'in içindeki fırtınayı daha da şiddetlendirdi. Gözleri karardı, nefesi sıklaştı. Bir anlığına hareket edemedi. Dünyası başına yıkılıyor gibiydi.

Victor'un küçüklüğü gözünün önüne geldi. Onu annesiz büyütmenin verdiği suçluluk hissiyle, her zaman onları koruyacağına dair kendine verdiği sözü hatırladı. Ou sevse de sevgisini pek hissettirmemişti. Suçluluk duygusu ağır basıyordu. Şimdi kontrol tamamen elinden alınmıştı. Oğlunun hayatı, bir grup acımasız suçlunun insafına kalmıştı.

Kendini toparlamaya çalıştı ve hemen yardımcılarını odasına çağırdı. "Victor kaçırıldı," dedi, sesi sakin görünse de içindeki öfke ve korku her kelimesine yansıyordu.

Yardımcılarından biri derin bir nefes aldı. "Bay Kim, fidyeciler genelde ciddi tehlike oluşturur. Polise haber vermeden hareket etmek büyük bir risk olabilir."

"Polise haber vereceğim," dedi Bay Kim sert bir şekilde. "Ama önce bu insanlarla doğrudan iletişim kurmalıyız. Victor'a bir zarar gelirse bunu kendime asla affetmem."

Gözleri ateş gibi parlıyordu. Öfkesi kelimelerine yansıyordu. "Kim olduklarını öğrenin. Her birini bulup mahvedeceğim. Ama önce oğlum güvende olmalı."

Bay Kim'in kalbi hızla çarpıyordu. Dışarıdan sakin ve kararlı görünüyordu, ama içinde bir baba olarak yaşadığı korku her şeyi ele geçiriyordu. Victor'un başına bir şey gelme ihtimali bile onu çıldırtıyordu. Masanın üzerindeki oğlunun bir fotoğrafını aldı ve elleriyle sımsıkı tuttu.

"Victor, seni buraya geri getireceğim. Ne pahasına olursa olsun," diye mırıldandı, sesi çatlamıştı.

Bay Kim, bu adamların blöf yapmadığını biliyordu. Hemen ekibini organize etti. Fidyecilere parayı verecekmiş gibi görünmek gerekiyordu, ancak polise de gizlice haber verildi. Bunun yanı sıra, özel bir dedektif grubu da görevlendirilmişti. Bu işi sessizce çözmek için her ihtimali değerlendirecekti.

Ancak içindeki baba, ne kadar güçlü ve zeki bir iş insanı olsa da, tamamen farklı bir şekilde hareket etmek istiyordu. Her şeyi bırakıp bu adamlara saldırmak, Victor'u kendi elleriyle kurtarmak istiyordu. Ama bu, Victor'u riske atmaktan başka bir işe yaramazdı.

Odasında yalnız kaldığında, kendini çaresizlik içinde buldu. Başını ellerinin arasına alarak, "Victor, dayan oğlum. Seni kurtaracağım. Bunu yapacağım" diye fısıldadı. Gözleri dolmuştu, ama ağlamıyordu. Ağlayamazdı. Şu an güçlü olmak zorundaydı.

Taehyung, sabah erkenden uyanmış, telefonunda eski fotoğraflara bakıyordu. Geçen hafta birlikte gittikleri kampın fotoğraflarına dalmıştı. Jungkook ve V'nin bir fotoğrafına baktı. Orda ne kadar da mutluydular şimdi ise yanında ikisi de yoktu.

My Boys | taekookvBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin