24

119 19 74
                                        

"Sadece Layla mı?"

"Bilmem."

"Sen özlemedin mi?"

"Belki birazcık."

"O biraz ne kadar?"

Jake elini Heeseung'un ensesine koyarak kendisine çekmiş ve dudaklarını birleştirmişti. Heeseung yılların hasretini sonunda dindirebilmişti. Dolmuş gözlerini kapattı ve anın tadını çıkardı. Nefeslenmek için ayrıldıklarında Jake konuştu.

"Bu kadar." Jake mutlu olduğu kadar da hüzünlü görünüyordu. Dokunduğunda ağlayacak hatta kırılacak gibiydi.

"Neden böylesin?"

"Gerçek olmamandan korkuyorum. Ya her şey benim bir rüyamdan ibaretse ve uyandığımda tekrar birbirimizi görmezden gelmeye devam edersek? O zaman önceki kadar güçlü olamam."

"Böyle bir şey olmayacak. Her şey tamamen gerçek. Hislerim, hislerimiz, acılarımız ve neşelerimiz. Hepsi gerçek. Birbirimize dürüst oluşumuz da gerçek. Bundan sonrasında ne istiyorsak o olacak, mutlu olacağız, kimseden korkmayacağız ve seni herkesten koruyacağım."

"Bunca yıl sonra bile hala beni sevmene inanamıyorum."

"Seni sevmekten bir an bile vazgeçmedim. Düşüncesini bile aklımdan geçirmedim. Bunun aynısını ben de senin için düşünüyorum. Sana yaptığım onca şeyden sonra hala beni sevmene inanamıyorum." Heeseung canını sıkan o konuyu tekrar açtığında yüzü düşmüştü.

"Senden nefret etmek istedim. İlişkimiz en güzel zamanında bittiğinde buna inanamadım. O gece arkandan öyle çok ağladım ki, öleceğimi sandım. O sabaha çıkacağımı bile sanmıyordum. Senin yüzünden ağlarken bile seni seviyordum."

"Neden nefret etmedin?"

"O gece gözlerini gördüm. Benimkiyle aynı acıyı taşıyorlardı. Tıpkı şu anki gibi." eliyle Heeseung'un gözünden akan yaşı sildi. Heeseung yattığı yerden doğrulmuştu. Jake'in ellerini tuttu.

"Jaeyun. Her şeyi düzeltmem için bana bir şans daha verir misin? Belki o günü unutturamam ama bir daha asla yaşanmasına izin de vermem. Sensizliği daha fazla yaşatma bana."

"Bunun ikimizi de ne kadar riske atacağının farkındasın, değil mi? Diğerlerine ne diyeceğiz? Ya biri ilişkimizi öğrenirse? Senin yükselen kariyerin bir anda çöker, benimse kariyerim başlamadan biter."

"Üyeler konusunda endişe etme. Bizim gibi olanları gün geçtikçe fark edeceksin zaten. İlişkimizin öğrenilmesine gelirsek, buna asla izin vermeyeceğim. Ne olursa olsun seni koruyacağım ve her zaman dikkatli olacağım. Yeter ki bana bir şans ver, tüm endişelerini ve acılarını giderebileyim. Seni bir kez daha kaybedemem." Heeseung titreyen sesiyle konuşmasını bitirmiş ve dudaklarını birbirine yapıştırmıştı, ağlamasını tutmaya çalışıyordu.

Jake duyduklarına rağmen hala endişeliydi, endişeli olmakta da haklıydı. Gruba sonradan gelmek zaten riskliyken üyelerden biriyle eskide veya şu anda bir ilişki içinde bulunmak tüm hayatını mahvedebilecek bir olaydı.

Yine de kalbinin sesini dinlemek istiyordu, hala deliler gibi sevdiği adam da onu sevdiğini ve her şeyi düzeltebileceğini söylerken ona güvenmek istiyordu. Tekrardan üzülmek gibi bir şeyi ihtimaller dahilinde bile bulundurmadan düşünüyordu. Tek istediği artık mantığına dur demekti. Kalbinin istediği kişiyle istediği hayatı yaşamak istiyordu. En ufak bir hata her şeyi mahvedecekken bile tüm riskleri göze alıyordu, tek istediği Heeseung'tu. Biricik sevgilisinin kollarına geri dönmeyi istiyordu.

Karşısında ağlamamak için çaba sarf edip başarısız olan sevgilisinin gözyaşlarını görmeye dayanamıyordu. Her şey açıklığa kavuşmuşken ve ortada ilk günkü kadar canlı hisler varken artık hiçbir şeye geç kalmak istemiyordu. Yattığı yerden doğrularak Heeseung'a sarıldı.

"Birbirimizi tekrar kaybetmeyelim. Bunun tekrarlanmasına izin verme. Aynı şekilde ben de vermeyeceğim. Yeter bu kadar ağladığın, ben sevgilimi böyle üzgün görmek istemiyorum."

'Sevgilim' Heeseung bunu duyar duymaz kendisini tutmayı bırakmış ve hıçkırıklara boğulmuştu. Jake'in sarılışına karşılık vererek yıllar sonra sevgilisini tekrar kollarının arasına almıştı. Şu anda hissettiği mutluluğu tarif edecek hiçbir kelime yoktu, gözyaşları minnettarlığının ve hissettiği tüm pişmanlıkların son bulduğunun bir temsiliydi. Artık telafi etmek için çokça fırsatı vardı. Her şeyi düzeltebilirdi ve düzeltecekti de. Nihayet mutlu olma sırası onlara gelmişti.

"Bana sevgilim demeni çok özlemişim."

Jake bunu duyduktan sonra Heeseung'a daha da sıkı sarılmıştı. Bu da onun hissettiği özlemin ve kırgınlığın bittiğinin kanıtıydı. Uzun bekleyişi, acıları, uyuyamadığı geceleri, onu kafasından atabilmek için yaptığı her şey artık geride kalmıştı. Hiçbirine gerek yoktu artık.

"Ben de özledim. Bana sevgilim demek yok mu?"

"Sevgilim."

"Bir kez daha."

"Sevgilim."

"Bunu ağlamadığın zamanlarda söylemeni isteyeceğim. Titrek sesinle bunu duymak hoşuma gitmiyor."

"Ağlamak dışında ne yapabilirim ki? Tekrar benimsin. Buna ağlamayıp ne yapayım?"

"Sonsuza kadar seninim. Her gün ağlayacak mısın?"

"Gerekirse evet."

"Buna izin vereceğimi düşünmüyorsun herhalde Heeseung."

"Bilmem, verir misin?"

"Vermem sevgilim." Jake yavaşça kollarını gevşetmiş ve Heeseung'tan ayrılmıştı. Heeseung'un yüzünü avuçları arasına almış ve akmaya devam eden yaşlarını siliyordu.

"Şu anda çok öpülesi görünüyorsun." Heeseung'un ağlarken bile flört peşinde oluşu onu güldürmüştü.

"Senin için aynısını söyleyemeyeceğim."
bir yandan hala gülüyordu.

"Demek öpülesi değilim ha? Bunu deneyip görmek ister misin?" Heeseung Jake'i öpmek için tekrar yaklaşırken kapının açılışıyla beraber başta Niki olmak üzere üyelerin teker teker yere düşüşünü gördü.

Herkes her şeyi dinlemişti.
















_________________________________________

SONUNDA BITTI YA

COK TATLI BOLUM OLDU YICEM😭😭

insallah sacma yazmamisimdir sarki dinlerken cok odaklanmadim woehwpwmf

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Apr 17, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

no more, heejake Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin