39

700 54 23
                                        

    Kendimi mahkum ettiğim acının zirvesinde iken gözlerim sadece boşluğa takılmış öylece izliyordum hiçliği. Yine eski balkonumdaydım, şişkin karnım ve ölen bedenimin aksine şimdi ölümsüz ve dinçtim.  Çok şey kaybetmiştim ve kaybettiklerim arasında en can yakıcı olanı kendimdi. Evet kendimi kaybetmiştim, insan olmayı kaybetmiştim, mutluluğa olan inancımı, aşka olan sonsuz sadakatimi kısacası ben herşeyimden olmuştum. İlk gözlerimi açtığımda mutlu olmuştum ama şimdi öyle değildim, öyle olabilir miydim? Sanmıyorum. Masum değildim en önemlisi, kirletilmiş bir ruhum vardı. Nasıl bir son beni bekliyordu ya da sonsuzluk? Kaç saattir oturduğum yerdeydim bilmiyorum ama bunun saatlerdir olduğunu yatakta uyanmış olduğunu aldığı sık nefeslerle anladığım oğlumla anlamış bulunmuştum. Onu seviyordum belki de Alfaya ait olarak sevdiğim tek şey oydu, uyanmış olmasına rağmen ağlamadı sessizce durarak ağırlaşan havadan hissettirdiğim mutsuzluğumu izledi anlamaya çalıştı.  İşte benim oğlum diye fısıldadı içimdeki mutlu kadın, ilk andan beri beni mükemmel şekilde anlayan hisseden oğlum. Benim bir parçamdı ve bu mucize gibi bir şeydi, zihnim yalnızca aylar öncesine doğru çekildiğinde onu ilk hissettiğimde ki korkumun anlamsızlığına güldüm.  O ileride bir canavar olabilirdi ama bu ihtimal ben daha hayata geri dönmemiş iken söz konusuydu, derin bir nefes alarak yavaşça doğrulduğumda yatakta tavanı izleyen bebeğime baktım.

   O neden Aiden'e tüm kalbiyle sevip sahipleniyordu? Onun gibi bir canavarı sevmesi çok saçma değil miydi ama babasıydı! Babamı sever miydim? eğer böyle biri olsaydı.


Bağ Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin