2 YIL SONRA
Her şey bitmiş miydi? Hayır. Peki düzelmiş miydi bazı şeyler? Evet. Bu süreçte ikili çok zor zamanlardan geçmiş ama aşkı hiç unutmamışlardı. Her gün kat be kat artıyordu sevgileri. Ayaz İstanbul' daki şirketi tam 1 yıldır mühürlenmişti. Böyle bir şey bekliyorlardı ama Ayaz emekleriyle kurduğu şirketin intihar etmiş bir şerefsiz yüzünden kapatılmasını aynı zamanda bu şerefsizin sevdiği adama her türlü verdiği zararla Ayaz bazen diyordu keşke ölmese de sürünseydi diye ama belki de hayatlarından çıkması iyi olmuştu Arslan'ın. Çünkü Doruk artık korkmuyordu hiçbir şeyden rüyaları kabuslarla değil Ayaz ile ilgili mutlu anlarıydı. Kaos yoktu. Üzüntü yoktu. İkisi de çok mutluydular. Şirket mühürlendikten sonra ekipçe yeni bir şirket kurmuşlardı. Şirketin ismini Cliff koymuşlardı.
Aslında Doruk'un tasarlamış olduğu oyunun ismiydi bu ama ikili için önemli bir kelimeydi bu. Uçurum demekti türkçesi. En güzel uçurumlar hep doruklarda en güzel çıkan ayaz ise yine uçurumdaydı. İkisini anlatan bir kelimeydi.
Bazı geceler Ayaz toplum baskısından gelecek kaygısından uyuyamaz hale gelmişti tek sakinleştiği göğüs Doruk'un du. Zamanında Doruk sakinleşmişti o göğüste şimdi Ayaz'ın sırasıydı.
Şirket şuan çok iyi bir noktaya gelmişti. Doruk'un evinde başlayan şirket süreci şimdi 30 katlı gökdelenin sahibi olacak kadar büyümüştü. Şirket ortağı tabii ki de Doruk ve Ayaz olmuş. Ekibin diğer parçaları da yöneticilere yardım için yüksek mevkilere kondurulmuştu. Bir oyunla başlayan süreç çok zor olsa da başarmışlardı. Bu aralar Ayaz'ın aklını kurcalayan başka şeyler vardı.
Doruk ile evlenmek istiyordu. Amerika'ya 4 kere yolculuk yapmış bunu ayarlamak için elinden geleni yapmıştı ama önce sevgilisine evlenme teklifi edecekti. Tabii ki kabul edecekti ama bu adımı atlamak da istemedi. Bu yüzden Doruk'a kendi elleriyle sahilde yemek hazırlamıştı. Bembeyaz bir masada onlarca yemek vardı çiçeklerle donatmıştı her tarafı gece olduğunda ekibi ailesi ve Doruk'un arkadaşları da gelince asıl teklifi o zaman edecekti.
Doruk kumsala geldiğinde şok olmuştu. Sevdiği adam bembeyaz keten bir takımla ellerinde mor mavi çiçekler ile onu bekliyordu. Etrafa baktı Doruk bu kadar hazırlığın neden olduğu tabii ki anlayıp gece sonuna kadar o güzel teklifi heyecan ile bekledi. Yemekler yenmiş birkaç kadehte şarap içmişlerdi. Doruk yemek boyunca kahkahalarla birkaç olayı anlatmış Ayaz'ın aşık aşık bakan gözlerinin esiri olmuştu. Ayaz sakin tonda bir şarkı açmış güzel sevgilisini de dansa kaldırmıştı. Şarkı bitiminde esiri olduğu dudaklara aşk dolu öpücük bırakmıştı Doruk.
O esnada Ayaz boğazını temizleyip sağ cebinde artık vücuduna ağırlık yapan mavi kadife kutuyu çıkardı.
"Sevgilim, çok zor zamanlardan geçtik. Bazen kavga ettik. Bazen darıldık. Çok stresli bir dönemden geçtim. İtibarımı, emeklerimi, bunca yıl didinip kazandığım onlarca parayı bir gecede bir şerefsiz yüzünden kaybettim. Hacizler geldi evim alındı. İş yerine mühür konuldu. Her şeyden vazgeçtiğim anda tek bir sözün yek bir bakışın yetti ayağa kalkmaya. Hayat bu hep zorluklar sıkıntılar olacak. Bunların hepsi seninle güzel sevgilim. Beni güçlü bir adam yaptın ve seninle hep güçlü kalmak istiyorum. Benimle evlenir misin?"
Doruk önünde diz çökmüş adamın sözlerini gözyaşları ile dinledi. Ayaz'ın elinde ki iki güzel sade gümüş alyanslara baktı. Elleri titriyor sanki hep bu günün gelmesini bekliyordu. Ayaz'ın tepkisiyle cevap vermediğini anladı aklı durmuştu genç adamın.
"Yani erken oldu diyorsan problem değil. Beklerim yani şey olabilir tabii hazır hissetmeyebilirsin kend-"
Ayaz'ın sözünü kesen Doruk'un dudakları oldu.
"Tabii ki evlenirim seninle ne erkeni. EVEETT."
Doruk Ayaz'ın titreyen ellerinden tutmuştu bu esnada arkada olan yakınları mutlulukla izliyordu çifti.
"Ben kendimi çöp gibi hissederken bana kendimi değerli olduğuma inandırdın. Aşka inandırdın. Sevgiye, merhamete, fedakarlığa. Kendimden korkarken senin rüzgarına kapılıvermişim. Nasıl güzel baktıysan bana, nasıl güzel sevdiysen beni? Ben hep senin ellerinde can buldum sevgilim. Senden başkası bu kadar güzel tutamazdı bu elleri. Seni karşıma çıkardığı için önce hayata. Beni bunkadar güzel sevdiğin için sonra da sana teşekkür ederim. İyi ki varsın Nefesim."
Doruk'un konuşmasıyla Ayaz'ın gözleri dolmuş. Sevdiği adamı izlemişti. İyi ki diye düşündü içinden. Alyansları birbirlerine takıp gece boyunca delice eğlenmişlerdi. Gece olunca birlikte eve gitmişlerdi Ayaz evlenme teklifi etmişti ama Amerika'da evleneceklerini her şeyi ayarladığını söylememişti bu yüzden eve girer girmez kendini duşa atan bebeğini gerginlikle yatak odasında bekliyordu. Doruk odaya girmiş ve gergin oturan sevgilisini hemen fark etmişti.
"Sevgilim? Bir şey mi oldu?"
"Doruk sana bir şey demem lazım ama bana kızma olur mu?"
"Ne söyleyeceksin?"
Ayaz gözlerini kapatmış arkasında sakladığı kağıdı hızlıca çıkarıp Doruk'un kucağına bırakmıştı korkusundan açamamıştǰ gözlerini. Doruk kağıdı açıp okumaya başlamıştı. Amerika'da evlenecekleri başvuru formu onaylanmış 3 hafta sonra evleneceklerdi.
"3 HAFTA SONRA EVLENİYOR MUYUZ?"
"Sevgilim kızma bana ben hazır Amerika'dayım. Halledeyim dedim."
"Halledeyim dedim mi? BANA SORMADAN."
"Ama mutlu olursun zannettim."
"SEN DELİRDİN Mİ AYAZ ÜÇ HAFTAYA HANGİ BİR ŞEY YETİŞSİN?"
"Sadece zamana mı kızdın yani?"
"Bunun damatlığı var. Ailenin gelip gelememe durumu var. Düğün orginazasyonu var. Nasıl yetişecek? Ah Ayaz ah."
Ayaz Doruk'un bornoz ipinden tutup kendine çekti.
"Her şey hallolur. Biz 3 yılı sığdırırız 3 güne. 3 hafta da neymiş? Hem söyle bakalım sen evlenmeyecek misin benimle?"
"Evleneceğim tabi ki."
"Hımm o zaman problem yok hem şimdi bunları düşünmesek."
Ayaz'ın elleri Doruk'un çıplak bedeninde gezmeye başlamasıyla ikili güzel zamanlar geçirecek. Amerika da evlenmek için düğün telaşını sonra düşüneceklerdi.
Bittii...
Uzun zamadır travmayı yazıyorum. Hep ara verdim. Zaman girdi araya hep Hayatın acımasız yanları hep var. O zamanlar da bu kitabı yazmak hep bir şekilde rahatlatmıştır beni. Şuan hayatımın daha engebeli bir dönemecindeyim. Bazı şeyler yarım kaldı diye üzülmeyin özel bölüm illaki yazarım ben çocuklarıma, her şey bitmiş değil yani. Kendinize çok iyi bakın. O zamana kadar Doruk ve Ayazla kalın. Hoşça kalın...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TRAVMA (bxb)
RomanceHayatta amaçsız yaşamak çok acıydı. Bir yere ait olmamak da. Ben ise bu acımasız şehirde bir başımaydım. Ellerimde travmalarım ve babamın omzuma yüklediği onlarca acı. Başarmak bu kadar zorlu bir yoldan geçmek miydi? Peki neden hala başarmış gibi hi...
