28.Bölüm

191 5 2
                                        


Elisa'dan
Savaş hastaneye getirildiğinde ailesi zaten hastanenin önünde bekliyordu Alpaslan şurunu kaybetmisti ellerindeki kana bakıp duruyordu sevgi abla çığlık atıyordu oğlunu öyle görünce acilen ameliyata almışlardı ameliyata girecek doktorun yolunu kesiyordu ameliyata girmek için
"Harun o benim oğlum!" Diye haykırdı
"Anlıyorum ama senin girmemen daha dogru" sevgi abla başını iki yana salladı
"Girecem" bütün çabaları boşa gitmemişti ameliyata girmeyi kabil ettirdi Alpaslan sandalye oturuyordu donuktu yanına oturup yanağından öptüm omzunu sivizladim tepki vermiyordu alev bir köşeye sığınmış ağlıyordu kalkıp dışarıya çıkıyordu peşinden gitmek için ayağa kalktığımda emre omzundan tutup oturttu ben giderim der gibi baktı olumlu anlamda başımı salladım
"Kaybedemem" diye mırıldandı Alpaslan
"Keybetmeyeceksin sevgilim" dedim beni durmuyordu aniden ayağa kalkıp çıkışa doğru gidiyordu peşinden koştum
"Alpaslan" diye bağırdım önünü kestim gözlerini bana çevirdi aglamiyordu ama gözler kan çanağı olmuştu
"Nereye gidiyorsun?" Diye sordum telaslandim
"İsim var"
"Ne işi" cevap vermedi konuşmaya devam ettim
"Alpaslan bizi düşün birsey yapma" dedim karnımı tutarak Alpaslan karnıma baktı gülümsedi sarılıp alnımdan öptü
"Korkma birsey yapmayacam" Ben crvap vermeden yanımdan çekip gitti

****
Alev'den
Tıpkı babam gibi herkes toplandı korkuyordu bu aile bir kişiye kaybetmeye tahammül yoktu korkuyordum o benim abim kardeşimdi nefesim daralıyordu sanki biri boğazımı sıkıyor nefes almamı istemiyor gibiydi kendimi kaybetmemem lazımdı annem için ailem için soğukkanlı olmalıydım ama olamazdım yere düştüm daha çok ağlamaya başladım düştüğüm için mi yoksa birikmisler yüzünde mi bilemiyorum haykıra haykıra ağladım arkamdan biri omuzlarimi tutup kaldırmaya çalıştı kalkmamak için direniyorum
"Sakın ol alev" kulaklarım çınlıyor sesler yankısı geliyordu beni kaldırıp bir yere oturttu su şişesini bana uzattiginda kim olduğuna baktım emreydi biraz daha sakinlesmistim kalbim deli gibi çarpıyordu onu gördükçe ama aşk yaşayacak halim yoktu
"Sağol" diye mırıldandım emre başını sallayıp yanıma oturdu
"Savaş güçlü biri iki üç kursun onu yıkmaz" dedi gulumseyerek bana destek oluyordu
"Korkuyorum"
"Korkma bak göreceksin sağlam çıkacak" dedi gülümsedim emreye baktım o da bana bakmaya başladı
"Böyle bile güzelsin" şaşkınlıkla emreye bakmaya devam ettim
"Nasıl?" Diye sordum emre omuzlarını silkti gülümsemeye devam ediyordu kendime baktığımda şimdi anladım ev halimle pijamalarımla gelmiştim haberi alınca aklım durmuştu ne yapacağımı bilmiyordum

Biraz daha emreyle konuştuk hastane çıkışında Alpaslan abimi gördük hızlı hizli bir yere gidiyordu emre peşinden koştu
"Abi!" Diye bağırdı yanımdan kalkıp gitti abimle birseyler konuşup abim arabaya binip hizli bir şekilde yanımızdan gitti
"Noldu" diye sordum telaşlı bir şekilde bilmiyorum der gibi başını salladı

*****
Elisa'dan
Evrim ağlayarak bana sarildi
"Sakin ol güzelim" deli gibi ağlıyordu sakinleştirmeye çalışıyordum
"Abla iyi mi" diye sordu telaşlı bir şekilde
"Daha ameliyatta" sarılıp oturduk yarım saat sonra sevgi abla çıktı gülümsüyordu
"Anne kardeşim" diye sordu Ahmet abi daha yeni gelmişti sevgi abla oğlunun koluna dokundu
"Çok şükür iyi şimdilik uyutacagiz ama iyi" dedi herkes bi şükür çekti sevinçten herkes birbirine sarildi haberi vermek için Alpaslan aradım ama telefonu kapalıydı korkuyordum başına iş açacak birsey olacak diye çok korkuyordum

*****
Alpaslan'dan
Çetenin depoya doğru sürdüm arabayı kardeşim orada can çekişirken onlara rahat yoktu hepsini alacam yasatmayacam silahlarımi belime taktım depoya doğru yürüyordum önüme geleni indirdim gözüm hiçbir şeyi görmüyordu kendimi korumak gibi bir niyetim yoktu kapının oraya saklandım cetinin kardeşi çıktığında ensesine silahımı dogrulttum
"Sakın deneme" dedim elimi uzattım
"Silahını ver" tereddüt etmeden silahını verdi
"En ufak hareketinde beynini patlatırım" dedim olumlu anlamda başını salladı içeriye doğru surukledim

Cetinin kardeşini bağlayıp depoyu bezin döktüm telefonu alıp çetini görüntülü aradım telefonu açtığında şok oldu
"Lan!"
"Sana selam orospu çocuğu" dedim kardeşini gösterdim
"Alpaslan bırak kardeşimi" diye haykırdı telefon da kendini parcaliyordu
"Benim kardesim can çekişirken sen keyif mi yapacaktin lan!" Diye bağırdım
"Lan eğer kardeşime birsey olsun sizi kanınızla boğacam" gülümsedim
"Önce kardeşini kurtar da sonrasına bakarız" dedim çakmağı çıkardım
"Alpaslan hayır yapma!" Yalvarıyordu
"Herkes öğrenecek kimse benim sevdiklerime dokunamaz hiç kimse" diye haykırdım bağırdım ceto hala çırpınıyordu tehditler savuruyor sonra yalvarıyordu konuşmaya devam ettim
"Görüşürüz ceto" dedim cakmagi attım depo yanmaya başladı crtin cildiriyordu kardeşi cirpinmaya başladı telefonu atıp depodan çıktım Alpaslan kara daha ölmedi herkes haddini seviyesini bilecekti canımdan çok sevdiğim kişilerin saçının teline zarar gelsin bu dünyayı yakarım....

Uzun zamandır yoktum canlarım sizleri özledim:)

Oy veren herkese teşekkür ederim:)

Oy vermeyi unutmayın:)

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Oct 05, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

EFULİM+18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin