Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
'Gelgit aklım sakladı tutuşan gözlerini.'
-
İnsan öyle boş bir eve ait hisseder mi? Hissediyormuş. İnsan kovulduğu evin kapısında sabahlıyormuş hatta.
Midem bulanıyor. Tüm gece kapında sabahladığım için değil hayır, suçsuz olduğumda bile bana inanmadığın için. Artık benim olmamana rağmen sana ait hissettiğim için. Artık imkansız olmamıza rağmen buradan gidemediğim için.
Sanki pencerenden kafanı uzatmış beni izliyorsun gibime geliyor Theodore. Yoksa hayal mi görüyorum?
Sen görmeyeli sinirli birine dönüştüm. Aklım fazla gidip gelmeye başladı. Başım her dakika ağrıyor. Başaramamış gibi hissediyorum.
Karışık konuşuyor olduğumun farkındayım. Hatta sana göre fazla mantıksız olduğunun da.
Theodore artık bu acıyla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Artık istenmediğim bir yerde nasıl duracağımı bilmiyorum.
Boş bir eve ait hissetmek istemiyorum.
Halbuki bu evde kimse yok. Sen yoksun, biz yokuz. Burada bir ev bile yok.
Bir enkazın önünde, geçmişimize ağlıyorum.
Seninle olabilmek için defalarca öldürdüğüm benliğime ağlıyorum.
Ait olduğum ruhumu kaybettiğim için ağlıyorum.
Artık o pencerede olmadığın için ağlıyorum.
Beni kandırmana izin veriyorum. Sanırım kolların soğuktan titreyen bedenimi sarıyor. Ben de senin göremediğim ellerine sarılıyorum. Her yerde ve aynı zamanda hiçbir yerde olmadığını kabul ediyorum. Ediyorum çünkü çok çaresizim. Ediyorum çünkü senden başka kimsem kalmadı.
Gözlerimi kapatıyorum. Bu kış ayında, bu enkazın önünde donup gidecek olduğumu bile bile uyumaya çalışıyorum.
Yanımda olduğunu düşündüğüm sana sığınıyorum. Çünkü uyumak tatlı geliyor ve ben öleceğimi biliyorum.
Ölüpte sana geleceğimi.
-
'Sevdim, sevildim ama en çok senindim Bi' sana yazıldı tüm cümlelerim.'