Hakan sabah birkaç parça eşyasını sırt çantasına koyup evden çıkmış, annesinin pencerenin ardından ona gizlice bakan gözlerini görmeden otobüs durağına doğru gitmişti. İçindeki heyecan tıpkı rüzgarlı bir günde kabarıp kıyıya vuran köpüklü dalgalar gibiydi. Bir an durulduğunu sanıyor fakat sonra yine coşkulu bir şekilde tüm benliğini kaplıyordu.
Ofise vardığında hemen Kenan'ı bulması gerektiğini düşünmüştü. Önceki akşam geç saatte onu aramaktan çekinmiş, araba mevzuunu konuşmayı sabaha bırakmıştı. Eğer Kenan arabasına ona vermeyi reddederse ya da arabayla ilgili başka bir sorun olursa, işleri çok daha zor olacaktı. Henüz Selin'le nereye gideceklerini, nerede kalacaklarını bile düşünmemişlerdi. Sadece akşamki konuşma sırasında kulaklarına ulaşan Selin'in çaresiz sesi, onu bu çılgınlığı yapmaya mecbur bırakmıştı. Düşünmeden, planlamadan...
Ofis merdivenlerinde Kenan'ı görür görmez koşar adım yanına gitti. Kısa bir selamlaşmanın ardından birlikte yürüyerek Kenan'ın odasına girdiler. Hakan vakit kaybetmeden konuyu açtı:
-Abi yardımına ihtiyacım var.
Kenan şaşırmış görünüyordu:
-Yapabileceğim bir şeyse, tabi.
-Aslında nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum. Böyle birşey istemek de zor geliyor ama...
-Söylesene oğlum.
-Abi benim arabana ihtiyacım var.
-Bu muydu Hakan? Al git işini hallet. Ne kıvranıp duruyorsun!
-Yok öyle değil. Yani sadece bugünlük değil. Birkaç günlüğüne... Belki de bir hafta.
-Ne yapacaksın ki?
-Biz bugün Selin'le... Gidiyoruz.
Kenan Selin isminin her duyduğunda olduğu gibi içini cızlatmasına izin verdi. Ancak bu ismin onu alıp geçmişin derinliklerine atmasına engel olmayı öğreneli hayli zaman oluyordu.
-Gidiyoruz derken? 'Kaçıyoruz'un kibarcası mı bu?
-Evet öyle de denebilir.
-İyi de apar topar nereye? İşi ne yapacaksın? İstifa mı edeceksin?
-Aslında patronla konuşmayı deneyeceğim. Uzun zaman için memlekete gideceğimi falan söyleyeceğim. Döndüğümde ihtiyaç olursa yeniden başlayabilir miyim diye soracağım.
-O zaman bir süre sonra döneceksiniz.
-Tabi ki. Yani bir kere annem burda. Önce o adam yani Selin'in..
-Tamam anladım devam et.
-O boşanmaya ikna olsun diye bekleyeceğiz. Sonra döneceğiz. Evet düşündüğümüz şey bu.
-Peki nerede kalacaksınız?
-Bilmiyorum. Herhangi bir otelde olabilir.
-Saçmalama oğlum. Biriktirdiğiniz paralar otelde bir ay bile dayanmaz. Size ev lazım. Dur bakalım. Bizim kullanmadığımız bir ev vardı. Aksaray taraflarında. Babam bir ara toprak alıp ekip biçmeye merak salmıştı da oradan ufak bir ev almıştı, bahçe içinde. Bilirsin zengin icatları işte...
-Ama önce babanla bir konuş istersen. İzin vereceğini sanmam.
-Konuşmaya gerek yok .Babam şu an yurt dışında. Şirketle ilgili önemli görüşmeleri varmış. Döndüğünde de uzun süre Ankara dışına çıkacağını sanmam. Bu ara yoğun çalışıyordur.
-Ama doğru olur mu? Yani seni sıkıntıya sokmak istemem.
-Adı sanı unutulmuş, ücra yerde bir ev işte. Ne sıkıntı olacak? Zaten bahçesi bakımsızlıktan ot, çöp yuvası olmuştur. Evin içinde de muhtemelen ölü böcekler hükümdarlığı vardır. Temizleyip oturursunuz bir süre. Anahtarın kopyası var bende. Patrondan izin alayım ben. Birlikte çıkalım.
-Öğlene Selin hazır olacak. Anahtarı alalım önce o zaman.
-Tamam patronla konuşalım da. Sizi ben götürürüm. Zaten 2-3 saatlik yol.
-Yerimiz belli olduktan sonra arabaya da gerek yok abi. Biz otobüsle de gideriz.
-Hakan ben sizi bırakırım, evi gösteririm, sonra da dönerim. Hem çevreden görenler böylece dedikodu yapamaz.
-Doğru söylüyorsun. Sonuçta komşularınız sizinkileri arayıp eve birilerinin geldiğini falan söyleyebilirler.Ben sana zahmet olmasın diye öyle söylemiştim.
-Zahmet falan olmaz. Hem görelim bakalım bizim çapkını peşinden koşturan Selin Hanım kimmiş. Merak ettik oğlum.
Hakan gülümsemişti.
-Keşke daha önce tanıştırabilseydim sizi.
-Olsun Hakan, kısmet bugüneymiş.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yanılgı
General FictionArkadaşına onun hayatıyla ilgili tavsiyede bulunurken her şey kolay görünmüştü gözüne. Ama sözlerinin kör bir kurşun gibi hayatını delip geçeceğini tahmin edememişti.