Mine ilk gördüğü taksiye bindi ve Murat'ın ofisinin adresini verdi. Bir saat sonra büyükçe bir binanın önünde duruyorlardı. Mine taksiciye parayı uzatıp hızla taksiden indi ve koşar adım uzaklaşıp ofis binasına girdi. Giriş kapısının tam karşısına konumlandırılmış büyük bankonun üzerinde DANIŞMA yazıyordu. Mine hızlı adımlarla bankoya yönelmişti.
-Merhaba. Ben Murat Bey'le görüşmek istiyorum.
Danışmadaki görevli Mine'yi baştan aşağı süzüp cevap verdi:
-Departman Şefi olan Murat Bey'den mi bahsediyorsunuz?
-Aslında eşiyle ilgili acil bir konu var. Onu haber vermek için gelmiştim. Hangi birimde çalıştığını bilmiyorum. Uzun boylu, 30-35 yaşlarında.
-Anladım. Bir saniye bekleteceğim.
Danışmadaki görevli Murat'la görüşürken Mine'yi bekleme salonuna yönlendirmişti. Birkaç dakikalık bir beklemenin ardından Mine, Murat'ın kendisine yaklaşmakta olduğunu gördü. Ayağa kalkıp tokalaşmak için elini uzattı. Ancak Murat Mine'nin elini sıkmak yerine koltuklardan birine oturdu ve soğuk bir tavırla konuştu:
-Siz kimsiniz? Karımla ilgili bilmem gereken nedir?
Mine yutkundu ve Murat'ın karşısındaki koltuğa yavaşça oturdu. Sesini kontrol etmeye çalışarak konuştu:
-Murat Bey. Aslında size pek de iyi haberlerim yok. Eşiniz... Sanıyorum adı Selin'di. Onun bir sevgilisi var. Ve bugün muhtemelen sizi terketmeyi planlıyor.
Murat bir an kendini kaybedeceğini sandı. Gözleri kararmıştı. Sağ elini saçlarının arasından geçirdi. Sesinin yüksek çıkmaması için olağanüstü bir çaba harcadığı belli oluyordu:
-Siz! Ne söylediğinizin farkında mısınız? Bu ne demek oluyor? Bir çeşit şaka falan mı?
-Hayır. Üzgünüm. Keşke şaka olsaydı ama değil.
-Siz buraya böylece gelip karım hakkında iftiralar mı atabileceğinizi sanıyorsunuz? Kimsiniz siz? Derhal terkedin burayı.
Mine Murat'ın çıkış kapısını gösteren elinin titrediğini görmüştü. Durum kendisi için ne kadar sinir bozucuysa karşısındaki adam için de en az o kadar sinir bozucu olmalıydı. Ona karşı nezaketini muhafaza etmeye çalıştı:
-Murat Bey bunun zor bir şey olduğunun farkındayım. Fakat beni dinlemezseniz buna engel olamayabiliriz. Onları birlikte gitmekten alıkoymak için hızlı hareket etmeliyiz. Ve tabi herşeyden önce beni dinlemelisiniz.
Murat gözlerini birkaç kez kırpıştırdı:
-Çabuk konuşun. Ne biliyorsunuz? Nereden biliyorsunuz? Sizin bununla ne ilginiz var?
-Ben hikayenin karşı tarafında üzülen kişiyim. Her neyse. Eşiniz ve sevgilisi bir süredir görüşüyorlardı ve artık kaçmaya karar verdiler. Büyük ihtimalle de bugün gidecekler. Nereden öğrendiğimi, sevgilisinin kim olduğunu sormayın. Ama onlara engel olabilmek için çabuk hareket etmeliyiz.
-Peki size nasıl güveneceğim? Gerçek amacınızın ne olduğunu nasıl bileceğim?
-Eşinizin iş yerini arayıp bugün işe gidip gitmediğini ya da öğleden sonrası için izin isteyip istemediğini sorabilirsiniz belki.
-Ya da daha kesin bir bilgi için eve gidebilirim.
Murat son sözlerini kendi kendine konuşur gibi söylemişti. Hızla kalkıp ofis dışına çıktı ve Mine'nin şaşkın bakışları altında otoparka yönelip gözden kayboldu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yanılgı
General FictionArkadaşına onun hayatıyla ilgili tavsiyede bulunurken her şey kolay görünmüştü gözüne. Ama sözlerinin kör bir kurşun gibi hayatını delip geçeceğini tahmin edememişti.