Bölüm 16

76 4 0
                                        

Mine telefonundaki cevapsız aramayı gördüğünde saat gecenin 12 siydi. Arayan Hakan'ın annesiydi ve üst üste üç defa aramıştı. Mine o saate kadar telefonunu, kardeşinin oynadığı oyun bitene kadar elinden alamadığı için arayanları görememişti. 

-Merve! Neden oyun oynarken telefon çaldığında sessize alıyorsun da bana haber vermiyorsun? Önemli bir şey olabilir!

-Amaan abla. Kim arayacak seni akşam akşam? Arayan M.K diye biriydi. Ne demekse artık... Zor bir ihtimal ama, sevgilin mi yoksa?

Merve kıkırdarken Mine sinirden kendini sıkıyordu:

-Saçma sapan konuşma. Bir arkadaşım.

Merve'nin o harflerin 'Müstakbel Kayınvalidem'  kelimelerinin kısaltması olduğunu bilmesine imkan yoktu.

-Melisa Karagöl işte.

-Niye M.K diye kaydettin ki?

-Sanane! Belki iki tane Melisa diye arkadaşım vardır, karışmasın diye öyle yapmışımdır. Sa-na-ne!

-İyi tamam. Ne kızıyorsun? Ara arkadaşını işte! Neyse o çok önemli mevzunuz, konuşun sabaha kadar.

-Sus hadi çık tamam, yürü odana!

Merve odanın kapısını çarpıp çıkarken Mine kara kara düşünüyordu. O saatte Hakan'ın annesini araması doğru olmazdı. Uyumuş olabilirdi. Hem o saatte çalan bir telefonu Hakan'ın açması ihtimali de vardı ve o bunu kesinlikle istemezdi.

Mine tahmin ediyordu kadının onu neden aradığını. Bu onu ilk arayışı değildi. Yine Selin'le ilgili birşeyler soracaktı şüphesiz. Mine ona ilk kez Selin'den bahsettiğinden bu yana sık sık Mine'yi arayıp bir gelişme olup olmadığını soruyordu. 

Mine Hakan'la çalışıp, onların evinde uyuduğu gecenin sabahında Hakan'a söylediği gibi direkt işe geçmemiş, Hakan'ı takip etmişti. Kadınlık içgüdüleri olsa gerek Hakan da son zamanlarda farklı bir dalgınlık olduğunu hissetmişti ve bunun sebebinin bir kadın olmasından endişelenmişti. 

Hakan'ı önce durağa kadar oradan da Selin'in iş yerine kadar takip etmişti. Sonra da Hakan'ın Selin'le buluştuğu pastanenin önünde durup ikisini izlemişti. 

Kadın gerçekten çekici bir güzelliğe sahipti. Hakan'ın ona nasıl tutkuyla baktığını görmüştü. İncitmekten korkar gibi ama aynı zamanda da güçlü bir sahiplenme duygusuyla. Kadının tavırları ise daha farklıydı. Hakan'a bakışlarında eksik bir şeyler vardı sanki. Neden böyle hissettiğini anlayamamıştı ama içinden bir ses kadının Hakan'a aşık olmadığını söylüyordu. Zaten pek çok ilişkide böyle olurdu. Bir taraf ölüp ölüp dirilir, diğer tarafsa temkinli ve biraz daha az duygusal olurdu. Bunda şaşılacak pek bir şey yoktu. Belli ki kaçanı kovalayan Hakan'dı. Ancak bu görüntüde onu rahatsız eden başka bir şey vardı. Kadın çok tedirgindi. Sürekli etrafını kontrol ediyordu, sanki bir adamla görülmekten korkar gibiydi. 

Mine önce buna bir anlam veremedi. Fakat kadınla ilgili ufak çaplı bir araştırma sonunda evli olduğunu öğrenmişti. Ve onları ayırmak konusunda eline sağlam bir koz geçtiğini düşünerek Hakan'ın annesine ulaşmıştı. Sonuçta hiç kimse genç ve yakışıklı oğlunun evli bir kadının peşinde perişan olmasını istemezdi.

Tahmininde yanılmamıştı. Hakan'ın annesi bunu duyduğunda önce sinir krizi geçirmiş sonra da Mine'ye yalvarmıştı:

-Kızım, güzel kızım. Ne olur sen bu işin peşini bırakma. Ben oğluma senin gibi güzel bir gelin almak dururken başkalarının karısını nasıl kabul ederim. Oğlum gençlik hevesiyle bir hata yapıyor. Sen onu bu yoldan çevirmeye çalış ne olur! Başına dert açacak diye çok korkuyorum.

-Tamam siz merak etmeyin. Ben sizi bilgilendireceğim. Onun başına bir şey gelmesini hiçbirimiz istemeyiz. Ama Hakan'a bundan bahsetmeyin. Yani onun ilişkisini bildiğimizi bilmesin. Yoksa çok daha temkinli davranır ve onlara engel olamayabiliriz.

-Tamam kızım ben hiç bir şey belli etmem. Sana güveniyorum.

Mine kadının güvenini boşa çıkarmamıştı. Hakan'la Selin'i adım adım takip ediyordu. Şu zamana kadar tehlikeli bir durum görmemişti. En azından birlikte kaçacaklarına dair birşey hissetmemişti ama belli de olmazdı tabi. Buluştuklarında ne konuştuklarını bilemiyordu sonuçta. Yalnızca gördüğü ve görmekten nefret ettiği şey her defasında Hakan'ın daha da aşık bir şekilde Selin'in gözlerinde kaybolmasıydı.

Telefonun alarmını kurarak başucuna koyarken saat 1.00 olmuştu. Sabah erkenden Hakan'ın annesini arayıp ne olduğunu öğrenecekti.




YanılgıBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin