-Onla tıpış tıpış evleneceksin! Duydun mu beni? Ondan daha iyisini mi bulacağını sanıyorsun? İstesen de istemesen de bu evlilik olacak! Kes artık zırlamayı!
-Yapma nolur. Gitme kızın üstüne bu kadar. Kaldıramaz bak. Ağlayıp duruyor sabahtan beri.
Emel Hanım sesini alçaltarak devam etti:
-Kendine bir şey yapacak diye korkuyorum.
Kazım Bey'in sesi evin duvarlarında çınlıyordu. Öyle ki Selin her ne kadar odasının kapısını da kulaklarını da sıkı sıkıya kapatmış da olsa babasının sesi içine işliyor, sözleriyle tüm bedeni sarsılıyordu. Hıçkırıklarını ve sel gibi yüzünü yıkayan gözyaşlarını durduramıyordu.
-Zaten hep sen yüz veriyorsun buna. Ah bu zamana kadar ben elime alaydım ipleri! Ama yeter! Artık karışmayacaksın. Bu evlilik olacak! Bitti.
-Ama Kazım...
-Konu kapandı!
-Ama...
Selin odasından dış kapının çarpılarak kapandığını duymuştu. Belli ki babası annesinin daha fazla konuşmasına fırsat vermeden çıkıp gitmişti.
Selin babasının hep sert bir adam olduğunu biliyordu. Ancak son zamanlara kadar ona, hiç bişeyi yapması için bu kadar diretmemişti. Aslında babasının neden onu bu evliliğe zorladığını anlayabiliyordu ama yine de sevmediği biriyle evlenmeyi düşünmek Selin için çok zordu. İnsan nasıl olur da bir ömrü hiç aşık olmadığı bir adamla geçirebilirdi? Nasıl olur da hiç bir zaman öyle hissedemeyeceği bir adama kocam diyebilirdi? Ama olacaktı. Görünen o ki buna annesi de dahil hiç kimse engel olamayacaktı ve Selin kaderine razı olması gerektiğini biliyordu. Gerçek duygularını ve hayallerini tamamen gömüp yeni bir hayata başlamaya mecburdu. Duygusuz, sevgisiz, mutsuz bir hayata...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yanılgı
General FictionArkadaşına onun hayatıyla ilgili tavsiyede bulunurken her şey kolay görünmüştü gözüne. Ama sözlerinin kör bir kurşun gibi hayatını delip geçeceğini tahmin edememişti.