Kyungsoo duyduğu soruya bir yanıt vermedi, veremedi. Ne diyebilirdi ki? Buraya gelirken olayların böyle gelişeceğini hiç düşünmemişti ki bu gerçekten aptalcaydı çünkü olaylar başka nasıl gelişebilirdi ki?
Yutkundu yavaşça ve omuz silkti. Gözlerini kaçırırken yüzünün sıcakladığını hissediyordu.
"Hyung, eğer bir cevap vermezsen seni öpemem bu cinsel tacize girer." Jongin bunu ciddi bir şekilde açıklayınca Kyungsoo kaşlarını çattı.
"Daha önce başına gelmiş sanırım. Bu kadar iyi bilmenin başka bir açıklaması olamaz."
Jongin güldü sesli bir şekilde. "Hyung ben hukuk okuyorum."
Kyungsoo'nun kendisi de neden bu kadar şaşırdığını bilmiyordu ama şaşırmıştı, hem de çok. "Ne ara çalışıyorsun pardon da?"
Bu sefer omuz silken Jongin'di. "Günü gününe çalışıyorum ben." Alay ediyordu, Kyungsoo üstelemedi.
"Ne istersen yap seni aptal ama eğer-"
İlk üç kelimeyi duyan Jongin yataktan uçarcasına kalkmış ve Kyungsoo'yu aç bir şekilde öpmeye başlamıştı bile.
-
-
-
"Ama ben senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum." Lu Han, Sehun'a meydan okurcasına baktı.
"Ben bir DJ'im."
"Evet onu biliyorum."
"Bu yeter işte."
"Sehun..."
"Neden yetmiyor?"
"Çünkü sen benim sabah yüzümü kaç kez yıkadığımı bile öğrendin neredeyse."
Sehun'un omuzları pes ettiğini belirtir şekilde çöktü.
"Pekala... Ben Oh Sehun. Hobim partilerde DJ'lik yapmak. Aile şirketinde çalışıyorum. En sevdiğim şey Lu Han. En büyük hayalim Lu Han. Medeni halim bekar. Kan grubum-"
"Sen ne saçmalıyorsun ya?" Lu Han, bu sözler her ne kadar hoşuna gitmiş de olsa ciddiye alınmadığı için sinirlenmişti.
"Sana beni anlatıyorum." Sehun, 'suçsuzum' bakışı atıp kadehini kafasına dikti. Lu Han iç çekti. "Sehun nerede çalışıyorsun?"
"Aile şirke-"
"Yani?"
Sehun kaşının biraz üzerini kaşıdı ve gözlerini lüks restoranda boş bir şekilde gezdirdi. Bir kurtarıcı arar gibi etrafı süzerken aklına söyleyecek herhangi bir sözün gelmesini bekliyordu.
"İşte bilirsin aileme ait..."
Lu Han ayağa kalkınca Sehun'un sesi sessizliğe yenilerek duyulmaz hale geldi.
"Ben gidiyorum, yemek için teşekkür ederim. Bir daha beni aramazsan sevinirim. Yalancılarla ilgilenmiyorum."
Sehun panik olmuştu. Ağzını bir şey söylemek için açtı ardından başarısız olup tekrar kapattı. Sonunda o da yerinden kalktı ve Lu Han'ın kolunu tutup gitmesine engel oldu.
"Babam Samsung şirketinin Kore'deki CEO'su. Ben de yanında çalışıyorum ama tamamen zorunluluktan."
Lu Han kaşlarını kaldırdı ve Sehun'un hala masada duran Iphone'una bir bakış attı.
"Hayatımdan çok memnun olmadığım söylenebilir." Sehun, Lu Han'ın bakışını fark edip utangaçça ensesini kaşırken başını öne eğmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Where to?
FanfictionChanyeol bir taksi şoförü. Baekhyun, üniversitesinden beş dakika uzaklıkta yaşayan bir öğrenci. Neler olacağını anladınız sanırım ;)
