broken pieces

250 22 16
                                        

Trudy ve Madelyn öğretmenlerinin sınıftan çıktığına emin olduktan sonra sınıflarına girdiler. Madelyn, kantine gideceğini söyleyerek sınıftan çıktı. Trudy sırasında otururken sınıfta bir dönem çok sık konuştuğu ama son zamanlarda hiç konuşmadığı Sam yanına geldi ve oturdu.

"Selam Trudy."

"Selam Sam." dedi ve defterini karalamaya devam etti.

"Calum'la ilgili..."

"O konudan konuşmasak, ayrıldık zaten."

"O zaman benimle dışarı gelir misin, hem bir kaç kişi daha olacak, tek olmayız yani. Madelyn ve Luke da gelebilir istersen."

"Şey, teklifin çok hoş ama..." derken gözü kenardan onları izleyen Calum'a ilişti. Sınıfa girmiş ve onlara bakıyordu. Fazlasıyla düşünceliydi.

"Lütfen hayır de Trudy." diye düşündü Calum. Trudy ise sanki bunu duymuş ve inadına yapıyormuşcasına "Ya da boş ver, güzel olur. Kaçta buluşuruz?" demişti. Calum sinirle sınıftan çıkarken Madelyn'e çarptı ve kafasını vurmasına neden oldu. Madelyn'in arkasından söylenişini dinlemeden sınıfına çıktı.

"Seni reddettim diye mi bu sinir?" dedi Luke alayla.

"Keşke ona sinirlenmiş olsaydım. Ama ne oldu tahmin et, Trudy bu akşam gerizekalı herifin tekiyle dışarı çıkacak. İnanılır gibi değil!"

"Biz de oraya gidip onları izleyeceğiz. Bir yanlış yaptığı durumda da o herifi öldüreceğiz."

"Galiba bu iş için yanıma Ashton'ı almam gerekir."

"Komik değil!" dedi Luke ve suratını asıp en öndeki yerine Michael'la birlikte geçti. Kafasının içinde Madelyn'le barışma planları dönerken Michael'a üç kere Madelyn demişti. 

"Umarım bana Madelyn derken aklından doğru dürüst şeyler geçiyordur."

"İnan sana Madelyn derken aklımdan geçenleri bilmek istemezsin."

"Hala onun abisiyim ama sen bilirsin tabii."

"Öyle değil ya."

"Bay Hemmings, siz dersi fazlasıyla iyi biliyor olabilirsiniz fakat aynısını Bay Clifford için söyleyemeyeceğim. Sınav kağıtlarınıza bakmak için beş dakikanız var. Umarım bu rezalet için bir açıklamanız vardır."

"Özür dileriz efendim." Michael sınav kağıdını eline aldığında gördüğü nota inanamadı. Hiçbir zaman kardeşi ya da Luke kadar iyi bir öğrenci olmadı ama bu kadarı inanılmazdı.

"Çok fena sıçmışım." dedi fısıltıyla. Bu sırada Calum, kendi kağıdına baktı ve gururla Ashton'a gösterdi. "B+, örnek al beni Ashton." "Ah, asıl sen beni örnek al, A aldım."

"Lütfen, benimle hiçbiriniz yarışamazsınız, A+." dedi Luke.

"Seni ligin dışında tutuyoruz. Seninle yarışmayı çoktan bıraktık."

"Bu notları nasıl toparlayacağım." dedi Michael umutsuzlukla arkasını dönerken.

"Toparlamayacaksın."

"Evet, sonra da KFC'de işe girerim değil mi? Çok başarılı değilim belki ama hayallerim var, hukuk okumak gibi."

"Zaten istediğin yerlere başvurmadın mı?"

"Evet ama burs için son notlarım gerekiyor. Ayrıca uzakta bir yere gidecek olursam artık reşit olacağım için Madelyn'i de alacağım. Onu boktan aile hayatımızda tek başına bırakmak istemiyorum. Ve bütün bunlar için para gerekiyor. Ayrıca burs olmazsa okumam çok zorlaşır bu da annemlerin zaten benden bir şey olmayacağını düşünme kanısını arttırır ve eğitim konusundaki tüm paralarını Madelyn'e yatırmak isterler. Bunun üzerine benim sonum yine KFC'de biter."

birthday cake//hoodHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin