Pelin vakası

310 54 4
                                        

Tetiği tam çekiyordu ki eski kapi birden açıldı.
İçeriye siyah saçli orta boylu olmasına rağmen fiziği güzel bir oğlan geldi.
Doruğa baktıgımdaysa kaşları çatık bir şekilde karşısındaki gelen çocuğa bakıyordu.
Çocuk doruğa başıyla selam verip,
" Abi hemen buradan çıkmalıyız polisler geliyor. Araba kapıda hazır." dedi.
Bir nefeste doruk sinirle nefes alıp silahını beline geri koydu ve cebinden küçük bir anahtar alıp bana doğru yürüdü aradaki birkaç adımı kapatıp bana doğru eğildi burnuma buram buram kendi gibi keskin ama bir o kadar huzur verici kokusu hücrelerimi işgal etti.

Kelepçeleri söküp kolumdan tutup sürüklemeye başladı.
Belki o çocuk gelmeseydi benim yapamamadıgımı doruk yapıp beni anneme kavuşruracaktı evet babamla o kadinin konuşmasını duyduktan sonra ölmeye çalıştım ama yapamadım.
Çünkü korktum.
Korku bedenimi ele geçirdi. Yapamadım.eğer şimdi korkmasaydım belki de bir kere bile göremedigim anneme kavuşacaktim.Halada lanet olasıca o korkunun elinde esirdim.
Arabanın koltuğuna hızla fırlatılmamla düşüncelerime bir son verdim.
Sesimi çıkarmadım çıkarmayacaktımda umrumda değildi ölmek.
Arbayı hızla çalistirip sürmeye başladı ama arada sırada yandanda olsa hala bana bakmayı ihmal etmiyordu.

Dolan gözlerimle ona baktım fark ettirmeden. fark etmesini istemiyordum.Çünkü başkalarının yanında ağlamayı sevmem.
Bana göre ağlmak acizlikten başka birşey değildi bu oysa ben güçlüydüm çünkü hala ayaktaydım ama şu durumda bir ayağım çukurdaydı.  Değilmi?  Karşımdaki nede olsa doruktu.
Adı acımasız ve tehlikeliye çıkmış bir okadarda tek geceliklerle anılan, adının geçtiği yerde korkulan, düşmanları olan birisiydi. Belindeki silaha benziyordu siyah ve acımasız sadece bir tetiğe basmakla bumm kurşun çıkar silahtan ya işte
dorukta öyleydi kısa zamanda öğrenmiştim bunu. 
Sinirliydi daha çok kaşları genellikle çatıktı mesela, alayla yaklaşıyordu bana karşı ciddi oldumu korkunç görünüyordu. Sabahları parlayan kahvelikleri geceleri siyaha bürünüyordu.kendini siyaha teslim ediyordu geceleri. Ne kadar korkunç ve karanlık olsa da huzur veriyordu bir okadarda korku.
Keskin yüz ifadesi vardı mesela soğuktu sanki hayatı küçük yaşlarda değişmiş gibi sanki çok şey yaşamışta herşeyden bir bilgisi var gibi sanki acıları varda içine atıyor gibi..

Herkesi kendim yaptıgım bu denizde üzerimizde sülen ve içinde yüzlerce farklı yüze sahip olan gemileri unutuyordum.

"Öff iyice saçmaldın derin.
Daha dün bir bugün iki
çocuğu nerden bu kadar tanıyorsunki?
Hem nerden biliyorsun acı çektiğini
o acı çekmiyor çektiriyor.
Şu içinde bulunduğun duruma baksana!" dedi.
İç sesim haklıydı aslında bu kadar kısa zamanda bu kadar iyi gözlemleyemezdim.
Ama neden ben kendimi bu kadar huzurlu hissediyordum?
neden korkmak yerine rahattim?
neden bu kokuya hapsolmuş gibi hissediyordum neden? Neden?
Cevabı olmayan şıklar gibiydi sorularım.

Arabnın durmasiyla etrafima baktim. Dağ evindeydik.
Doruk kapımı açmadan arabadan indim ve eve doğru yürüdüm.
Bir daha kolumdan tutmasını istemiyordum.
Doruk kapıyı açıp anahtarı delikten çekti doruğa bakmadan içeri geçip koltuklardan birine yayıldım.
  Doruğun söylediği cümleyle yummuş olduğum gözlerimi açtım ve ifadesizce ona baktım
"Hayatını flim yapsalar oscarlık olur yani"
kaşlarimi çatıp,
" ne biliyosunda konuşuyosun hayatım hakkında sen?" dedim adeta tıslayarak doruk derin nefes alip konuşmaya basladı " Derin Saran doğum yerin İzmir  baban Türkiye de çok ünlü bir iş adamı yani zenginsiniz.  Gerçek Annen trafik kazasında öldü.
Baban başka bir kadınla evlendi sende doğum gününde bunu öğrendin ve gerçek annenin yakınlarından birini buldun oda  bizim mahallede oturan sevim teyzeydi sende babani terk edip anneanenin yanına yerleştin.
Baban seni parayla tehdit etti ama umursamadın ve özel okulundan çıkıp devlet lisesine gelmek zorunda kaldın.
Senin yanindaki kızlarda babanın büyük şirketinin ortaklarının kızları ve onlarla çok yakınsın o kızlarda özel okulu bırakıp senin yanına devlet lisrsine  geldiler." dedi nefes alarak sonra geri konuşmasına devam etti.
"Bu kadar yeter sanırım" diye sordu imayla.Beynimi sorular işgal etti.

Bunların hepsini nasıl biliyordu ? Benimi araştırmıştı?
Ama annemi ağzına alamazdı.

Koltuktan kalkıp
" Bir daha. Annemin. geçtiği. Bir cümle . kurma " dedim sonlara doğru yükselerek  ve hıza yanından geçip gidiyodum ki kolumdan tuttu. Dolu gozlerimle ona bakıp
" Ya bırak yada cezamı... ölümümü gerçekleştir." dedim .
Ağlamamak için savaşırken.
Biran sanki gözlerinde acı çeken bir çocuk gördüm. Ama yanılmışım hala ifadesiz bir bicimde bana bakiyordu. Kolumu çekip masaya firlattigi anahtarlara doğru ilerledim bu kadar bakışma yeter.
Arabanın anahtarlarını alıp hızla evde çıktım.  Ve arabaya ilerleyip kilidini açtim.
Sürcü koltuğuna binip arabayı çalıştırdım.
Eve son kez baktım hava kararıyordu yavaş yavaş boydan olan camdan bana bakan bir adet sinirli gözlerle karşılaştım dolu gözlerimle sırıttım ve gaza yüklendim.
Araba aynen o kokuyordu.
Huzur verici. Gözlerimden zor tuttuğum  yaşlar hücum etti .
Telefonumu arka cebimden alıp ananeme 
" Ben bugün kızlarda kalacağım beni merak etme  " diye bir  mesaj gönderdim.
Anneanem kisa bir zaman sonra "tamam kendine dikkat et" yazdı. Bende arbayı hızla kullanıp kızların evine yaklaşık bir saat yolculuğun ardından sonra vardım. Kapılarını çaldım. Kapıyı nazlı açmıştı ve yüzünde bariz endişe vardı.
" Derin pelin herşeyi kırıyor durduramıyoruz. " dedi.
Nazlıyı ittirip hızla içeriye geçtim. Pelin masanin üzerindeki biblolara elinin tersi ile vurup kiriyordu adeta çıldırmıştı.
evi pelinin haykırışları doldurdu.
" Neden ha neden ? Allahın cezası hadi aldatıyorsun neden bide gözümün önünde aşkını yaşıyorsun neden ha neden?" diyerek eline gelen herşeyi fırlatıyordu elleri kana bulanmıştı adeta.
Koşarak ona sarıldım oda bana sıkıca sarıldı ve ağlamaya omuzlarında devam etti.
  " Derin bilerek benim yok oluşumu göre göre yapıyor canım yanıyor
bir zamanlar bana dokunan eller şimdi başka kızın saçına dokunuyor, beni öpen dudaklar artık başkasının himayesi altında kalbimi paramparça ediyor. Neden gözümle gördüğüm halde hala   aklım ondan uzak olmamı isterken kalbim neden hala onun için atiyor. Kendimden nefret ediyorum böyle birini sevdiği için kendimden nefret ediyorum."

diyip yere çöktü. Bende onunla beraber çöktüm. Pelin birden ellerini belimden çekip yere yığıldı kızlarla birbirimize bakarken ben hemen onu kaldırmaya çalıştım ama beceremiyordum. Kızlarda hemen yardıma geldi ama  Kaldıramıyorduk. Hemen kapıya doğru koştum dışarıya çıktım bağırmaya başladım. Ama kimse yoktu. Bir arba geçiyordu pelin için herşeyi yaparım arbanın önüne atladım. Araba ani fren yapıp durdu. Sımsıkı yumdugum gözlerimi açtım ve arabadan inen kişiye baktım bu doruğun çetesindeki çocuktu galiba adı. Rüzgardı. " rüzgar yardım et pelin yani arkadaşım kan kaybediyor" dedim.
Konuşmasına izin vermeden.
Rüzgar kaşlarını çatıp bana bakti bende hızla eve doğru koştum pelin hala bıraktıgım yerdeydi ve çok kan kaybetmişti beyaz tişörtü kan olmuştu rüzgar gelip pelini kucagına aldı ve arabaya doğru ilerledi.
Bende kızlar bakıp hızla doruğun arabasına  bindim.
Kızlarda kendi arabaların binip rüzgarın arabasını takip ettik.

TEHLİKE Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin