2 haftadan Berri yazdigim hiçbir mektuba cevap vermemişti.
Çocuklarla iletişime bile geçmemişti.
Şimdi ise benim ısrar ve merakım üzerine ve gelen mesaj üzerine rüzgarıları doruğun olduğu İngiltereye yolluyordum.
Beni götürmemeleri ise ayrı cabası.
*****
Uçak çoktan kalkmıştı. Hatta saat gece yarısına bile geliyordu.
Telefonuna gelen mesaj sesi ile yine o adını bilmediğim serefsizdendir diye hızlı hareketlerle camımın önümden yatağımın üzerindeki telefonunu aldım.
"Uzun zamandır sana yazmadığım seni aksattığım için özür dilerim sevgilim. Bu şerefsiz beni yordu. İyi geceler seni seviyorum şimdi daha az kaldı görüşmemize."
"Bu şerefsiz beni yordu.
Beni yordu.
Beni yordu.
Beni yordu."
Yoksa do-doruk ?
Elimdeki telefonu titreyen titreye rüzgarı aradım.
"Buldunuzmu? Nerde ? İyi değilmi?"
Ard arda sıraladığım cümlelerinden sonra. Rüzgar derin nefes aldı.
"1 haftadan Berri komşuaları onu görmemiş. Evinde değil.
Tanıdıkla8da onu görmediğini söylüyor. Bizde şuan uçağın kalkmasını bekliyoruz."
Bulamamışlardı.
Bulamamışlardi.
Lanet olsun!
Doruğa zarar verecekti.
Telefonu yere fırlattım.
Ellerimi saçlarıma daldırdım.
Ona dair bir iz yoktu onu bulamamıştım.
Babamın adamlarından dahi yardım almıştım. Ama onu bulamamıştım.
Ona birşey olmayacak o iyi derin !
Belki bizden habersiz yer değiştirmiştir.
Telefonu bozuktur.
Polislerden saklanmak için mektup yazmaya fırsatı yoktur.
Şimdi onu düşün sakin kal.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEHLİKE
Romance@Tüm haklar yazar'a aittir. Bedenlerimiz ayrı topraklardaydı, uzaktaydı ama ruhumuz dip dibe ve yakındı. Ruhumu onun ruhuna karıştırdım. Bedenlerimiz gibi onlarda ayrılmasın diye. Ruhum onun olmayan omzunda uzanıyordu.Olmayan elleri ile okşuyordu...
