GERİ DÖN

241 51 4
                                        

Bunca saat geçmesine ragmen neden gözlerini hala açmıyordu?
Neden hala hareketsizce yatıyordu.
Amilyatın üzerinden tam 7 saat 42 dakika 17 sanise geçmişti.
Ahh çıdıracağım.
Öyle hareketsizce yatması canımı yakıyor. Beni sevdiğini söylemişti.
Bende ona öyle demiştim. Ama bunu ağzım değil kalbim söylemişti.
Oysa duyamadan gözünü yummuştu.
Bana karşı çıkan kızı nasıl böylesine sahiplenip sevebilirim. Belkide cesaretini sevmişimdir onun.

Tek cesaret olsaydı.
Sen onun kalbini sevdin.
Sen onun kimsenin bilmediği sende sadece onun görebilmesini sevdin.
Gözlerini sevdin.
Hırçınlığını, ayakta dimdik durmasını burnunun havada olmasını kendini koruyabilmesini sevdin. Sen onun seni seven herşeyini sevdi. Oda senin içindeki karanlığa attığın siyahların gölgesi altında ezilmiş olan kurtardığı çocuğu sevdi.

Kelimelerin etkisinin olmadığı noktadaydım. Ne ileri gidebiliyordum nede geri.Hayat zaten benden babamı almıştı kör kurşunlarla.Şimdide sevdiğimi yeni anladığım kadınımı elimden almaya gelmişti.
Aşkta onun dediği gibi ilk önce kapımı nefretle çalmıştı. Şimdiyse verdiği acıyla indirmişti maskesini.
Sevdiğim kadın bilmem kaç makinaya bağlı makinayla nefes alıyordu. Hareketsizdi. Fazlasıyla hareketsiz.
Cama yumrukla vurdum. Makinadan 'dıttt' sesi gelirken kalbim korkuyla ayağa kalktı.
"Derinnn!!!" diye haykırdım. Benim bağırışımla derinin ve benim grubum uykudan kalkarken kızlar cama koştu.
Hemşire hızla odadan çıkarken kızlar ağlayarak önüne geçti.
"Lütfen önümden çekilin hastanın kalbi durdu" diyerek hızla ilerlerken.
Cama döndüm. Makinadan ses gelmeye devam ediyordu. Minik meleğim hareketsiz ve yatıyordu.
"Derin uyan derin bırakma beni. Sende gitme. Seni yeni bulmuşken sende beni bırakıp çekip gitme derinnn!" diye bağırdım. Cama vururken.Doktor hızla odaya girip adını bilmediğim bir aletle derine şok verdiler. Birkaçkere aynı hareketi denediler ama kalbi gelemedi. Doktor hemşireye döndü. Hayır hayır.
Odaya hızla girdim.
"Ölüm saat-" demesine kalmadan.
" Derin gitme benimle kal. Yalvarırım derin." elimle sıcaklığını yavaşça yitiren elini tuttum. Gözümden bir damla yaş aktı. Gözlerimi sımsıkı yumdum. Ama yaşlar akıyordu.
Doktorun lafıyla hızla gözlerimi açtım. "Hasta hayata geri döndü. Bu bu bir mucize" derine baktığımdaysa kapalı gözlerinden yaş süzülüyordu.
"Teşekkür ederim teşekkür ederim." dedim hemşire beni odadan çıkarırken.

---------------------DERİN'DEN--------------------

Yemyeşillik bir yerdeydim. Etrafta bir sürü çiçek ve kelebek vardı.
Üstümde beyaz bir elbise vardı. Saçlarımsa açıktı.
Karşımda birden bire bana çok benzeyen birinin belirmesiyle şaşırdım. "Sen" dedim. Yoksa annemmiydi?
"Benim kızım. Annen" dedi.Benim gibi beyaz giymişti.
"Anne" dedim benden birkaç metre uzakta olan anneme koşarak sarıldım.
"Nasıl geldin buraya?" diye sordum etrafına göz gezdirirken.
"Ben degil sen geldin annecim. Ama erken geldin be yavrum" dedi saçlarımı okşarken.
"Bence zamanlamam iyi anneciğim hem sana kavuştum." dedim gülerken.
"Annesinin güzeli ne kadarda büyüdün. Çok güzel bir kız oldun.Seni bu kadar kısa gördüğüm için üzgünüm ama artık gitmem gerek" dedi sonlara doğru üzgün çıkan sesiyle.
"Bende geleceğim seninle seni bir kere buldum.Nasıl bırakırım?" dedim inatlıkla.
"Annecim arkanda birsürü arkadaşını senin için deli olan bir erkeği nasıl bırakacaksın?" dedi.
"Alışırlar anne. Biraz sürer ama kabullenirler onlar hadi gidelim" dedim elini tuttum. Annem istemeyerek te olsa kafa salladı. Önümüzde apaydınlık birşey oluştu. Bir kaç adım atmıştım ki doruğun bağrışıyla durdum ve arkamı döndüm. Doruk ellerimi tutmuş gitme diye bağırıyordu. Ağlıyormuydu o ?
Benim içinmi? Oda benimi seviyordu sert karakterini bırakıp ağlayacak kadarmı? Bunu ona yapabilirmiydim?
Yapamazdım ki artık o benim nefesim olmuştu. Ben nefesini kalbimi bedenimi geride bırakıp gidebilirmiydim.
Anneme döndüm. Daha yeni kavuşmuştur anneme ama gitmek istemiyordum. Bir seçim yapmalıydım. Doruğu bırakamazdım.
Gözümden birkaç damla aktı.
" Anne beni affet. Seninle gelemem onu bırakamam. Daha yeni buluğum aşkı bırakamam."
Annem saçımı okşadı
"Doğru yolu seçtin annem. Hadi git daha fazla üzme sevdiklerini."
Kafa sallayarak. Gözlerimi kapattım.

Sesleri duyabiliyordum. Doruk teşekkür ediyordu. Gözyaşı yüzüme damlamıştı. Gözlerimi açmaya çalışıyordum. Hemşire doruğu çıkarmaya çalışırken gözlerimi açtım.
Doruk beni görmesiyle
"Uyandı. Açtı gözlerini" dedi doktora.
"Bu bir mucize genç adam senin sevgib onu hayata geri döndürdü." dedi bana şaşkınlıkla bakarken.
Ağzım kurumuştu. Elimi yavaş ve zor bir şekilde ağzımı ve burnunu kaplayan şeye götürüp aşşağıya indirdim.yutkunarak ağzından zor çıkan kelimelerle "su" diyebildim.

Doktorlar doruğu odadan çıkarmışlardı. Bir hemşire bana yaklaşıp boynumdan tutup su içirdi.
"Hastayı normal odaya alabilirsiniz." demesiyle üzerindeki makinaları çıkarıp sedyeyi sürükleyerek çıkardılar.
Kızlar ağlamışlardı. Gözleri kızarmış ve şişmişti. Doruk bana gülerek bakıyordu. Ama kahverengi gözlerinde büyük korku vardı. Heran diken üstündeymiş gibi.
Bende zorraki bir şekilde ona gülümsedim. İlk defa onu gülümserken görüyordum. Bence her zaman gülümsemeliydi. Ama benim yanımda.
Normal odaya alınmamala bizimkilerin odayı doldurması aynı zamanlı oldu. Kızlar yanıma hücum ederken ben sadece doruğa bakıyordum.
"Ya çok korkuttun bizi". Gözlerimi odada gezdirdim. Nazlı uzak bir köşede durmuş gözlerini kaçırıyordu.
"Nazlı gelsene niye o kadar uzakta duruyorsun. Bak az kalsın ölüyordum." nazlı şiddetli bir şekilde ağlamaya başladı. Kerem ona gidip sarıldı.
"Yoksa siz sevgilimisiniz?" dedim.
Meraklı bakışlarla kerem gülümseyerek kafa salladı.
"Kerem hastanedeyken etmiş nazlı kabul etmiş." ded pelin. Beni doğrularken. Rüzgara döndü bakışlarım. "Bence burada yakışan iki çiftimiz daha var" dedim pelinle rüzgarı ve canla melisi işaret ederken.
Can utana sıkıla
"Aslında herkes herşeyi ortaya dökmüşken bende söyleyeyim. Ben meclisi seviyorum" dedi meclise bakarken mecliste ona bakıp
"Şapşik bende senden hoşlanıuordum bekar soğuk espirilerin olsada"
Rüzgarla pelin hala birbirlerine bakıyordu.
"Sana güvenebilirmiyim? Korkarak kapadığım kalbimi yeniden açabilirmiyim? Yaralarını sarabilirmisin? " diye sordu pelin rüzgara bakarken.
"Bana güvenebilirsin çükü canın yandığındaki ağlayacağın omuz benim sana huzur verip rahatlatacak olanda benim yaralarını tek tek utanmadan sıkılmadan saracak olanda benim. Benimle dediklerini yapmaya varmısın?" dedi rüzgar. Pelin bana baktı gülümseyerek göz kırptım.
Pelin gidip rüzgara sarıldi. Benim gözlerim hala doruktaydı.

"EE artık sizde birbirinize söylemelisiniz bence" dedi pelin.
" söyledik ama biraz acı oldu. Olsun ama sonuçta aşkımı buldum. "
Dedim doruğu işaret ederken.
Doruk gülümseyerek yanıma gelip elini tutu.
"Bunu duymamıştın sanırım.
Seni seviyorum. " dedi eğilip anlımı öptü.
"Beni çok korkuttun."
"Annemi gördüm doruk. Onla gidiyordum ama sen çagirdin beni ağliyordun seni bırakıp gidemedim. Görmezden gelemedim."
" İyiki gitmemişsin seni daha yeni bulmuştum gitseydin ne yapardım. Düşünemiyorum derin. Bundan sonra hiçbir yere gitmek yok anlatabiliyor muyum? Bir daha asla beni bırakıp gitme." dedi. Gözümden bir damla yaş düştü. Yaşımı öptü. Kafamı salladım.
"Bir daha asla sensiz gitmeyecegim" dedim artık benim olan kahveliklere bakarken.

TEHLİKE Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin