Bu bölümü şarkıyla okumanızı tavsiye ederim.iyibokumalar vote bırakmayı unutmayın.
Aşkt benim kapımı nefretle çalmıştı. Ama bir süre sonra maskesini kaybetmişti.
"Pelin nazlı" dedim devamını getiremiyordum getirmekde zaten istemiyordum.
"Söylesene derin." dedi pelin otoriter sesiyle.
" melis nazlıyla bara gitmiş."
Pelin devam et dercesine bakıyordu.
"Orda nazlı... Nazlı O adamı görmüş"
Dedin nefesini verirken.
" Derin şunu doğru düzgün söyle kimi görmüş... Yoksa o adam tecavüz eden adamı?"
Dedi korkakça kafa salladım. Pelin sandalyesini hızla itip kalktı.
"Hadi gi gidelim.Derin çabuk ol nazlının katil olmasını isyemeyiz değilmi?" diye sordu. Adeta yerinde çivilenmiştim.Pelinin çekiştirmesiyle.
Doruk ve rüzgar biz sizi götürürüz diyerek kendi arbalarına bindirdiler bende barın ismini söyleyip arabaya bindim. Ses çıkmıyordu ikimizdende. Ellerine baktığımdaysa titriyordu.
"Doruk hızlı sür. Nazlıya birşey olursa dayanamam. Zaten ne zorluklar çekti okız bide lanet adam çocukluğunu kirleten genç kızı utancından eve kirleten adamı karşısında gördü.İntikam almadan bırakmaz."
dedim. Endişeli sesimi belli ederken.
Elimde hissettiğim ellerle bakışlarım doruğu buldu. Yoldan kısa bir süre bakışlarını ayırıp "Sakin ol derin."
dedi. Telefonun çalmasıyla bluetooth kulaklığını takıp konuşmaya başladı.
"Kerem siz hangi bardayız demiştiniz? Oralarda kavga varmı?
Silahmı? Tamam bizim okuldaki nazlıyı tanıyorsun değilmi?
Birşey olmadı kıza merak etme. İşte ordaki kız nazlı. Onu koru sakın karşısındaki adam birşey yapmasın."
diyerek telfinu kapadı.
"Ne silahı?" diye sordum.
"Nazlı korumalardan birinin silahını almış adama doğrultmuş"
Aklındaki diğer soruyuda sordum.
"Kerem neden endişeliydi?"
"Yalan söylemeyi sevmem.Nazlıya aşık." dedi. Ben şaşkınlıkla ağzımı açarken. Dorugun
"Geldik" demesiyle araba durmadan hızla kapıyı açıp indim. Pelinlerde gelmişti pelinin inmesiyle barda silah sesi duyuldu. "Nazlı" diye bağırıp Koşarak içeriye girdik. Nazlı elindeki silahı düşürmüş yerde yatan keremin yanına çökmüştü. Nazlıya bunu yapan adamda kaçıyordu. Peline dönüp
"Hemen ambulansı ara" diyerek adamın arkasından koştum.
Bar sessiz sakin yerlerdeydi. Bu yüzden bardan çıkan insanlardan başka kimse yoktu.
Adama git gide sahada yaklaşırken ara sokaklardan birine girdi.
Burayı sadece aydınlatan sokak lambasıydı oda bir yere kadar aydınlatıyordu. Biraz daha ilerlerken boğazımda hissettiğim bıçakla kala kaldım. "Ulan şerefsiz namussuz ırz düşmanı" diye bağırdım.
"Fazla konuşma güzelim sende fena sayılmazsın.Yıllar önce arkadaşında yapamadığım şeyi sende yapmaya karar verdim. Bizi kimse burada duyamaz." dediği şeyle dirseğimi geçirmem bir oldu bıçak boğazımı hafifkeserken ben boğazımı tuttum. Adam bundan fırsat elini bıçağa uzatmıştı ki eline vurup birkaç yumruk attım. Adam diğer eliyle bıçağını aldı. Adamı tutup duvara yasladım. "Şimdi senin cezanı çekme zamanın sence ne dersin?" diye alayla sordum. Adam sinsice sırıtıp " Arkadaşın geldi." demesiyle kafamı çevirmen bir oldu.
Karnımda hissettiğim acıyla gözlerimi yumdum. Adama geri döndüm birşey olmamış gibi durdum. Adam bıçağı karnından çıkarıp bir daha soktu.
Beni hafif yere ittirirken bıçağıda çekmemişti. Adama uzanmaya çalıştım ama bıçak buna engel oluyordu. Adam koşarak uzaklaştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEHLİKE
Romance@Tüm haklar yazar'a aittir. Bedenlerimiz ayrı topraklardaydı, uzaktaydı ama ruhumuz dip dibe ve yakındı. Ruhumu onun ruhuna karıştırdım. Bedenlerimiz gibi onlarda ayrılmasın diye. Ruhum onun olmayan omzunda uzanıyordu.Olmayan elleri ile okşuyordu...
