Benim hastalığım bir vürüstü.
Vürüsümün adıda "YALNIZLIKTI."
Gözlerimi hastanede açtım.Hiç açmamak daha iyiydi.Şuanda boş boş yere kadar olan pencereden dışarıyı izliyordum. Bomboştum.Odanının kapısı açıldı.Kafamı çevirmek yerine camdan yansıyan bedenin Nazlının bedeni olduğunu gördüm.Nazlı en son çıkış işlemlerini halletmek için gitmişti.
"Çıkış işlemleri tamamdır.Derin doktor ellerini fazla kullanmaman gerekttiğini ve birkaç şey yemeni söyledi.Kan kaybetmişsin bu yüzden bünyen zayıf düşmüş." diyerek bana bakmaya başladı.
Çok umrumdaydı kan hiç umrumda olmadan duymamış gibi kafamı camdan çevirip Nazlıya döndüm.
''Giyecek birşeyler getirdinizmi?'' diye sordum.
Pelin masanın üstüne doğru ilerleyip siyah bir poşeti alıp bana doğru uzattı.Bana altında ne yattığını anlayamadığım gözlerle bakıp poşeti uzattı.Keşke bende duygularımı saklaybilseydimde böyle acınası bir halde olmazdım. Kafamdaki düşünceleri beynimin en ücra köşesine atıp poşeti elinden aldım. Kızlara bakış atıp sonra tekrar bana döndü.
''Biz çıkalımda giyin.'' diyerek kızlara bakış atıp odadan çıktılar.
Bende odanın banyo gibi olan bölmesine girip üstümü değiştirdim.Kollarımı hareket ettirdiğimden dolayı hafif sızlıyordu.Ama aldırış etmedim.Banyo gibi ama hala anlayamadığım yerden çıktım.Odadanda çıkıp beni bekleyen kızlarla beraber arabaya doğru gittik.
Sürücü koltuğuna Melis geçti.Bende yolcu koltuğuna doğru ilerleyip oturdum.Nazlı ve Pelinde arka koltuğa oturdular.Telaşla geldikleri için bir araba ile gelmişlerdi.
Pelin arkadan kafasını uzatıp
'
Birkaç saat sonra eve geldiğimizde arabadan indik.Kızlara dönüp 'Benim arabamın anahtarı nerde?' diyerek sordum.
Pelin bana dönüp cebinden benim arabamın anahtarını çıkarttı ve bana fırlattı ve tuttum.
Hepimizde aynı arabalar olduğundan maskotlarımız vardı.Benimki kuru kafaydı ve üstünde 'TEHLİKE' yazıyordu.
Nazlının ki kılınçtı. Pelinin ki bir kırık kalbin yarısıydı.Melisinki ise bizim baş harflerimiz oluşturduğu 'DPNM'ydi.
Hepsini özel olarak yaptırmıştı Nazlı.Derin düşüncelerden sıyrılıp ''Ben eve gidiyorum kızlar görüşürüz.'' deyip göz kırptım. Hepsi bana kafa sallayıp''Bay'' dedikten sonra evlerine girdiler.Bende arkalarından bakmayı kesip arabama bindim eve doğru tam gazla sürdüm.
Kısa bir yolculuğun ardından eve gelmiştim.Arabada biraz oturup eve baktım.Bahçeye takıldı gözlerim.Annemi beklediğim günler geldi aklıma.Babam ozaman annemin iş seyehatında gittiğini ve geleceğini söylüyordu.Bense bahçeden dişarıyı daha rahat görünür diye bahçede beklerdim annemin eve gelmesini.Tekrar eve çevirdim bakışlarımı ilk ağlayışım geldi aklıma yere düşüp dizimi kanatmıştım.Sonra annem sandığım kadına koşmuştum canım acıya acıya, ağlaya ağlaya dizimi göstermiştim.Oda beni ittirip eve girmişti.Ozaman odama çıkıp saatlerce ağlamıştım.Sonra babamın bana ilk vurduğu zamanı hatırladım.Daha 5 yaşındaydım.Oda odanın kapısını saklambaç oynamak için kitlemiştim.Ozaman vurmuştu bana oysa ki tek amacım eğlenmekti.
Daha fazla düşünmeyi bırakıp arabadan indim.Evin ziline basıp kapının açılmasını bekledim.Kapıyı bilmem kaçıncı kez değişen hizmetlilerden biri açtı.İçeriye girip kimseyle muhattap olmadan odama çıktım.Kapımı kilitleyip kendimi yatağıma bıraktım.O kadar boştum ki... Ne düşüneceğimi, ne hissedeceğimi, ne yapacağımı bilmiyordum.Tek bildiğim eskisi gibi olmayacaktım.Eski ben öldürüldü.
Saate baktığımda, saat 21:34'dü.Telefonumdaki bildirimlere baktım.Doğum günü mesajları.Ne doğum günüydü ama telefonu bırakıp gözlerimi kapadım.Kapamadan önce gözüme çarpan fotoğraflar gözümü açıp tekrar baktım.Yeni doğmuştum ve babamın kucağındaydım.Annem yoktu.Yataktan kalkıp çerçeveyi aldım kapımın kilidini açıp, babamın çalışma odasına doğru ilerledim.Kapısının önüne gelince elimde ki çerçeveyi hızla yere fırlatıp odama geri ilerledim.Odama hızla girip kapımı tekrar kilitleyip yatağıma uzandım.Komodin mi her ne diyorlarsa yatağımın yanında ki küçük tek gözlü şeyi açıp defterimi elime aldım.Bu deftere tüm acılarımı ve aklımdakileri yazardım.Çekmeceden bir de kalem aldım.Yatakta oturup pozisyona geçip yazmaya başladım.
Bazen bir kalem olmak istiyorum.
Yazmak,karalamak,tekrar yazmak
Bazende kalemin ucundaki silgi olmak istiyorum.
Hem yazıp hemde silmek için.
XX XX XX XX XX XX XX XX XX XX
Ölmek istiyordum çoğu zaman.
Sonra...Sonra...Sonrası yok aslında sadece istiyorum.Ama yapamıyorum.Her istenileni elde etmek zamana bağlı bende ölüm isteğimin zamanının gelmesini bekliyordum. Bekleyecektim.
Defteri eski yerine koyup yatağımdan kalkıp .Telefonunu alıp ses sistemine bağlayıp rastgele şarkı açtım. Sesini yükseltip yatağıma bıraktım kendime yastığıma sarılıp şarkıyı dinlemeye başladım.MODEL-SARI KURDELELER çalıyordu. Nakaratına geldiğinde sol gözümden bir yaş aktı.
Kimse yeni yara açamaz artık Çok canım yandı acımaz artık Büğün düşerse yarın kalkar Bu kız kendine acımaz artık.
Şarkı devam ederken kapımın çalınmasıyla şarkının sesini daha çok açtım.Artık ne yalan duymak itiyordum nede söyleyenleri görmek istiyordum.Açmayacağımı anlayıp gitmişlerdi.Saat'e baktığımda 11.32 olduğunu gördüm. Şarkının sesini biraz azaltıp gözlerimi yumdum.Uyumak dileğiyle.Ama her umulan malesef olmuyor.Yorgundum.Hem bedenen hemde ruhen.Yaşadıklarım bana yavaş yavaş yükünü yükseltiyordu.Gözlerimi tekrar yumdum.Tek duam açmamaktı gözlerimi,duymamaktı yalanları.Bunu dileyerek uykuya daldım...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEHLİKE
Romance@Tüm haklar yazar'a aittir. Bedenlerimiz ayrı topraklardaydı, uzaktaydı ama ruhumuz dip dibe ve yakındı. Ruhumu onun ruhuna karıştırdım. Bedenlerimiz gibi onlarda ayrılmasın diye. Ruhum onun olmayan omzunda uzanıyordu.Olmayan elleri ile okşuyordu...
