28

815 58 9
                                        

-"İyisin yani, değil mi ?" Sinirimi Ayağımın ucundaki kola tenekesini iteklerken konuştum.
-"Bunu galiba bininci soruşun Skylar.Ve sana bininci kez iyiyim ,beni merak etme deyişim."
-"Dalga geçme." Tenekeye daha sert vurduktan sonra derin bir nefes aldım.  "Sadece endişelendim . "  elimdeki çantayı omzuma asarken konuştu.
-"Sesin kötü geliyor, başka bir şey yok değil mi?" Durdu "Yani benim bilmediğim."
-"Hayır aynı şeyler işte."güldüm "Sınavlar vesayre."
Yalan?
-"Sıkıcı desene." Dedi kahkaha atarken.

•••

Kötüymüş." Eldivenlerini çıkartırken devam etti. "Ondan pek hoşlanmıyordum zaten." Dolabının kapağını kapattığında devam ettim.
-"Ama o benim en yakın arkadaşlarımdan biri Sam." Bekledim "Yani hala öyle olmasını umuyorum." Dedim parmaklarınla oynamaya devam ederken.
-"Tamam e peki şu çocuk, "bekledi"Sevgilisi kimmiş?" Dolabından bir  t-shirt alıp giyerken devam ettim.
-"Bilmiyorum. Öğrenmekte pek istemiyorum."
-"Kafanı bunlarla doldurma . Sadece ... boşver?" yeniden bana döndü. "Hey yarın maç var! Geliyorsun değil mi?"

Evet Sam'in beni haftalardır rahat bırakmadığı ama ben onu kişisel sorunlarım (-claire) gibi faktörlerden unuttuğum maçı.

-"Kesinlikle ."dedim inandırıcı olması için gülümseyerek"Orda olacağım endişelenme." Dedim ona kısa bir bakış atıp yeniden bakışlarımı yere döndürürken.
-"Harika, unuttuğunu sanmıştım.Yani on beş dakika önce söylediğim şeyi her seferinde unuttuğunu düşünürsek"Dedi Çantasını omzuna asarken.
-"Cam bir kaç hafta sonra gelicekmiş söylemiş miydim?" Dedim soyunma odasından çıkıp kalabalık okul koridoruna gelirken.
-"Hayır." Dedi bana bakıp gülümserken. "Söylemedin." 
-"Bu sabah aradı. "Yüzümü buruşturdum."Şu saat farkı şeyinden nefret ettim." Benimle beraber güldü.

Kafamı yerden kaldırıp koridora baktığımda mide bulantı ve tiksintiyi aynı derecede hissettiğimi söylemek pek zor değildi.
Gördüklerimin sadece bir kabustan ibaret olmasını diledim ki ,şuandan itibaren nefret ettiğim veya tiksinti duyduğum  biricik atkadaşım Claire in sesini duyana dek...

-"Sky?" Dedi Jeff in dusaklarını sömürmeyi keserek. "Ah sorun olmaz heralde." Elini saçlarının arasından geçirdikten sonra yüzünde büyüyen iyrenç gülümsemeyle devam etti. "Sonuçta ayrıldınız. Değil mi ya?" Yeniden ismini dahi ağzıma almak istemediğim "ona" dönüp anladığım kadarıyka yarım kalmış işine hızla döndüğünde ise , tüm bakışları üzerimde toplandığını bilmek pek de zor değildi.

-"Hey." Sedi Sam göğüs kafesi hızla inip çıkarken. "Hadi gidelim." Onlara kısa bir bakış atıp geri bana döndü. "Hadi Skylar." Kolumdaki sıkıca kavradığı parmakları canımı acıtsada bir şey söylemeden kolumu çektim ve onların olduğu yerin tam tersine doğru yürümeye başladım.
•••

Bunu kendi kendime kaçı kaçıncı kez söyleyeceğimi bilmiyorum.
ilk önce yüzünüze gülüp arkanızdan bıçaklayanlara olduklarından daha çok değer vermemem gerektiğini?
İnsan nedense, kendisini her zaman yarı yolda bırakıp 5 kuruşluk değeri olmayan insanlara daha çok inanıyor. Onlara arkadaş diyor, her zaman yanında olur diyor, çoğu şeyi karşısına alıyor . Sadece o buna değer diyerekten.
Ama ah şuna bakın!
Değmiyor. Ve siz bunu anlayana kadar çoğu şey bitmiş oluyor. Veya değişmiş. Her şey...

-"Midemin bulanması normal mi?" Ona döndüm. "Hala geçmemesi." Kafamı sırada ona doğru döndürdüm.
-"Bence normal." Dedi sırada gerilip arkasına yaslanırken. "Yani benimde , çok kötü bir biçimde ayrıldığım eski sevgilim ile en yakın arkadaşım aptaal bir intikamımsı bir oyun yüzünden okulun önünde öpüşseler." Eliyle çenesini kaşıdı. "Yani evet bende senin gibi hissederd-"
-"Saam!"
-"Şakaaa." Dedi eliyle saçımı karıştırmaya çalışırken .

paint • cameron dallasBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin