Mirajane Strauss
Okul ne kadar da boş geliyordu yalnız olunca. Beş kişilik koca ekibimizden sadece iki kişi geliyorduk okula. Erza biraz geç kalacaktı sanırım. Çantamı sınıfa bıraktıktan sonra merdivenlerden seke seke aşağıya indim. Üzerimdeki gözleri hissedebiliyordum. Hepsi benden nefret ediyorlardı. Hepsi sahte ilişkimin bitmesini istiyordu. Onlar adına çok üzülüyordum. Çünkü Laxusa sahte sevgilim şeklinde hitap etmememin tek yolu vardı, o da gerçek sevgilim demem. Başka türlüsüne izin vermeyecektim. Sonra bizi gören insanlar bize değişik değişik bakacaktı. Sonuçta hayatları boyunca sevgilisine 'gerçek sevgilim' diye hitap eden birisiyle karşılaşacaklardı ki?
Merdivenlerden ikişer üçer atlayıp kantine indim. Etrafta negatif enerjiler hissedip başımı kaynağına çevirdim. Bir adet Laxus Dreyar! Yanına gittim.
''Seni çok seviyorlar(!)'' dedi başıyla üzerimdeki korkunç bakışları gösterirken.
''Ben de onları çok seviyorum.'' deyip derin bir nefes aldım. ''Laxus. Ben zamana bırakmaya karar verdim. Ne zaman rezil olsam sana yakalanıyorum. Aranızdaki genetik bağdan dolayı Müdür Makarov da birine denk gelir. Sonra beni istemez. Böylece her şey çözülür. Bence mükemmel fikir.''
''Doğru. Rezil olduğun ana denk gelmesi de uzun sürmez hem.''
Cebimde hissettiğim titremeyle etrafı kontrol edip telefonumu çıkarttım. Telefonu fark edince alıyorlardı. Mesaj Erzadan gelmişti.
'Lucy uyandı! Çabuk gelin!'
Mesajı defalarca okumuştum. Rüya olmasını istemiyordum. Yukarıya doğru zıplayıp Laxus'un koluna vurdum bir tane.
''Laxus! Koş haber ver Levy ve Gajeel'e! Hastaneye gidiyoruz!''
*************
Hastaneye daha önce bu kadar mutlu girdiğimi hatırlamıyordum. Bunca zamandır dertli bir şekilde iç çekerek girdiğim hastaneye girmek için sabırsızlanacağım kimin aklına gelirdi ki? Asansörün kapısı açıldığında koşarak Lucy'nin odasına girdim. Koşarak yanına gittikten sonra kollarımı doladım boynuna.
''Günaydın!''
''Günaydın!'' dedi gülümserken.
''Seni gülümserken görmeyi çok özlemişim.''
''Lucy'nin durumu oldukça iyiymiş.'' dedi Jellal. ''İstediği zaman taburcu olabilirmiş.''
''Bugün taburcu olacağım.'' dedi Lucy kaşlarını çatmış bir şekilde.
''Biraz dinlenmelisin.'' dedi Erza itiraz istemeyen bir sesle.
''Hayır.'' dedi başını iki yana sallarken. ''Evde de dinlenebilirim. Sıkıldım buradan.''
''Sanki gözlerini açalı kaç gün oldu?'' diye takıldı Gray.
Kapı aniden sertçe açıldı biz konuşurken.
''Luce!'' dedi Natsu odaya koşarak girerken. ''Cidden uyanmışsın! Juvia uyanmam için yalan söylüyor sandım!'' dedi heyecanla. Hızını alamayıp Lucy'nin oturduğu yatağa zıplamıştı.
''O zaman ben doktorla görüşeyim.'' dedi Levy. ''İşlemleri başlatalım.''
''Rüya gibi...'' dedim mutlulukla. Eğer yeni uyanmasaydı kafasına geçirirdim bir tane. Öyle bir mutluluktu.
İşlemler hallolduktan sonra tüm kızlar olarak gücümüzü birleştirmiş ve Lucy'yi giydirmiştik. Yatağında otururken kapı pat diye açıldı.
''Hadi gidelim Luce!'' dedi Natsu.
Lucy hastaneden ayrılırken Natsuyu hastanede tutmak imkansız gibi bir şeydi. Lucy bakışların indirip Natsunun elindeki tekerlekli sandalyeye baktı. Yutkundu. Üzülüyordu. Belliydi bu. Olan olmuştu ve elimizden bir şey gelmezdi. Hep beraber Lucy'yi tekerlekli sandalyeye attığımızda Natsu onu sürmeye başladı. Sonunda kurtuluyorduk buradan! Bundan daha güzel bir his yoktu. Hatta Natsu o kadar gaza gelmişti ki Lucy'yi koşarak bir yerlere götürürken tek duyabildiğimiz Lucy'nin çığlıklarıydı. Bir tekerlekli sandalyede arkamda Natsu varken o kadar hızlı bir şekilde sürülsem ben de çığlık atardım sanırım. Arkalarından gülümseyen bir şekilde bakakaldım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Eksik Parça
AcakFairy Tail Lisesinin başarılı başkanı Jellal Fernandes, karizmatik gülümsemesinin arkasındaki gizemli geçmişiyle, İki oyla başkanlığı kaçıran rekabetçi başkan yardımcısı Erza Scarlet, kendinden emin bakışlarının arkasında geçmişte yaşadığı kayıplarl...
